İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü’nün güncel verilerine göre, son dönemde yağan yağmurlar, su havzalarındaki su akışını hızlandırırken, barajlardaki doluluk oranlarında da gözle görülür bir artış gerçekleşti. Kentin en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın su seviyesi, önceki dip noktadan, %1,11 seviyesine yükseldi. Diğer önemli barajlar olan Çeşme Kutlu Aktaş ve Balçova barajlarında da doluluk oranlarının artış gösterdiği gözlemlenmektedir. Bu durumu fırsat bilen bazı uzmanların, “yağmur bombası” gibi tartışmalı yöntemlerde gündem yaratmalarını gereksiz bulduğunu belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, bu yöntemin tarihsel sürecine ve oluşturabileceği risklere dikkat çekti.
Prof. Dr. Doğan Yaşar, yağmur bulutlarına gümüş iyodür enjekte edilerek gerçekleştirilen bu yönteminin 1946 yılından beri bilindiğini ancak kesin bir başarı kanıtının mevcut olmadığını ifade etti. Prof. Yaşar, bu aksiyonun %2 ila %5 oranında yağış artışı hedeflese de, literatürde bu konuda net bir başarı verisi bulunmadığını vurguladı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılında ve İsrail’in 2020 yılında bu yöntemden vazgeçtiğini hatırlatan Yaşar, Çin’in ise 2014 yılında yoğun gümüş iyodür kullanımının toprak ve suyu zehirlediğini tespit ederek uygulamayı durdurduğunu aktardı. Türkiye’de de 1991 yılındaki Pinatubo Yanardağı patlaması sonrası 1992’de bu yöntem denendi ancak 25 denemeden olumlu bir sonuç alınamadığı ifade edildi; yağışların rüzgarlarla başka şehirlere kaydığı gözlemlendi.
Barajlardaki doluluk artışına değinen Prof. Dr. Yaşar, Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranının, geçmişte %0,98 seviyelerinde kalırken yağışlarla birlikte toparlanma sürecine girdiğini açıkladı. Su seviyesinin devam eden yağışların etkisiyle, ay sonuna kadar %2-3 bandına çıkmasının öngörüldüğünü belirtti. Ayrıca, 2026 yılının yağışlı bir yıl olacağı tahminlerinde bulunarak, nisan sonu veya mayıs başında doluluk oranlarının %15 seviyelerini aşmasını beklediklerini ifade etti.
Yağışların başlamasıyla barajların dolma eğilimine girmesi, şehirdeki su sorununun aslında yok olduğunu kanıtladığını savunan Prof. Dr. Doğan Yaşar, çözümün “taşıma su” gibi geçici ve yüzeysel müdahalelerde değil, bilimin ve doğru yönetimin uygulanmasında olduğunu vurguladı. Yaşar, İzmir’de ve Türkiye genelinde bir su sorunu bulunmadığını, esas sorunun yönetimsel strateji eksikliklerinden kaynaklandığını dile getirdi. Örnek vermek gerekirse, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri gibi deniz suyu arıtma teknolojisine sahip ülkelerin bile önceliği su tasarrufuna verdiklerini belirtti. Bunun yanı sıra, çevresel riskler taşıyan ve bilimsel belirsizlikler içeren yöntemlerin yerine, mevcut su kaynaklarının doğru ve verimli bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
1
İzmir Demokrasi Üniversitesi rektörü ve genel sekreteri hakkında suç duyurusu
2273 kez okundu
2
Bergama’da Arkeolojik Sit Alanları Tescillendi!
530 kez okundu
3
Bahçeli, Alparslan Türkeş’in Mezarını Ziyaret Etti!
505 kez okundu
4
İzmir’de Ticari Araç Denetimleri Sıkılaşıyor!
460 kez okundu
5
İzmir’de Bayramlarda Ulaşım Yüzde 50 İndirimli!
446 kez okundu