İstanbul’un Şişli ilçesinde, Özbekistan uyruklu 29 yaşındaki Durdona Khakımova’nın hayatını kaybetmesi, şehirde büyük bir infial yarattı. Genç kadının bıçakla öldürülerek üzerindeki değerli aksesuarların yağmalanmasının ardından cesedinin parçalara ayrılarak bavullara konup, bir çöp konteynerine atıldığı iddiaları kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu vahim olayın ardından başlatılan soruşturma, emniyet güçleri tarafından titizlikle yürütülüyor.
Soruşturma çerçevesinde, olaya karıştığı belirlenen üç şüpheli gözaltına alındı. Bu şüphelilerden iki tanesi, Özbekistan uyruklu Gofurjon K. ve Dilshod T. olarak isimlendirilirken, üçüncü şüpheli ise Türk vatandaşı Ekrem K. oldu. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından, tüm şüpheliler İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Savcılıkta ifade veren Gofurjon K. ve Dilshod T., ‘kadına karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ ve ‘beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yağma’ suçlamasıyla tutuklandı. Bu suçlamalar, olayı daha da vahim hale getiriyor ve özellikle kadın cinayetleri konusunda toplumda büyük bir tepki oluşturuyor.
Diğer bir şüpheli olan Ekrem K., ise tutuklanmak yerine ‘yurt dışına çıkış yasağı’ ve ‘imza atmak’ gibi adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı. Ancak Ekrem K.’nın, Durdona Khakımova’nın eşi ile irtibat kurmuş olması, olayın aydınlatılmasında dikkat çekici bir detay olarak öne çıktı. Medyaya yansıyan bilgilere göre, olayın patlak vermesinin ardından, Ekrem K., Khakımova’nın telefonunu alarak, kadının eşini aradığı bilgisinin ortaya çıkması, durumun daha da karmaşıklaşmasına yol açtı.
Olayın detayları ve şüphelilerin ifadeleri, adli makamlar tarafından dikkatle inceleniyor. Özellikle Durdona Khakımova’nın yaşamına son veren ve onun üzerinde tasarruf eden şüphelilerin, kadın cinayetinin arka planını aydınlatmak üzere yapılacak araştırmalar sırasında önemli bilgiler verebileceği düşünülüyor. Şişli’deki bu korkunç cinayet, İstanbul’un kadınlar için güvenli bir yer olup olmadığı konusunda ciddi soru işaretleri uyandırıyor.
Bu tür olaylarla mücadele etmek için toplumsal bir seferberlik başlatılması gerektiği vurgulanıyor. Özellikle kadın haklarının korunması ve şiddetin önlenmesi konusunda daha fazla farkındalık yaratılması gerektiği ifade ediliyor. Kadın cinayetleri, sadece bir bireyin hayatını bitirmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal değerleri, güvenliği ve insanlığın vicdanını da derinden sarsıyor.
İstanbul’da yaşanan bu üzücü olay, umarız ki son olur ve gerekli tedbirler bir an önce alınarak, benzer trajedilerin tekrar yaşanmaması sağlanır.
1
Aliağa’da Gaz Zehirlenmesi: 1 Ölü, 3 Ağır Yaralı!
7677 kez okundu
2
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 9. Paket Çalışmalarını Başlattı!!
5745 kez okundu
3
Trabzonspor – Fenerbahçe Derbisinde Olaylar: 13 Taraftar Gözaltına Alındı
5294 kez okundu
4
Adıyaman’da 70 Yaşındaki Adamın Cenazesi Bulundu
4168 kez okundu
5
İZSU’da büyük değişim: Yeni atamalar yapıldı!
4029 kez okundu