Siyaset dünyasında bazı isimler vardır ki, sesleri gürültü yapmaz, manşet peşinde koşmazlar. Ancak tam ihtiyaç duyulduğunda, gereken yerlerde görünürler. Bu isimlerden biri de Ümit Arslan’dır. Urla gibi dinamik bir şehirde siyaset konuşulurken, çoğu zaman yüksek sesle tartışmalar yürütülür. Ancak bu tartışmaların sertliğinde bir figür vardır ki, her şeyin merkezine insanı, sorumluluğu ve vicdanı koymaktadır.
Ümit Arslan, meclis kürsüsünde yüksek sesle bağırarak değil, sokakta yürüyerek, esnafın gözünün içine bakarak ve bir yurttaşın derdini sabırla dinleyerek siyaset yapmayı tercih edenlerden biridir. Bu tercih, görünmeyen bir çalışmanın getirdiği zorlukları da beraberinde getirir. Çünkü sessiz bir şekilde çalışanlar çoğu zaman unutulur. Ancak Urla’da yaşayanlar, bir sorun veya haksızlık söz konusu olduğunda Ümit Arslan’ın orada olduğunu bilirler.
Onu farklı kılan tek unsur, bir parti kimliğine sahip olması değildir. Asıl farklılığı, “meclis üyesi” unvanını bir görev ve emanet olarak görmesidir. Bazı siyasetçiler, siyaseti sadece koltukla ya da makamla tanımlarken, Ümit Arslan bu kavramları sorumlulukla birleştirir. Zor soruları sormaktan kaçmaz, popüler olmayan gerçekleri dile getirmekten geri durmaz. Çünkü o, siyasetin yalnızca alkış almak için değil, hesap vermek için yapılması gerektiğini bilmektedir.
Urla, hem doğasıyla hem de tarihiyle özel bir yerdir. Betonlaşma, rant ve günübirlik hesapların yükselişi karşısında durmak ise herkesin harcı değildir ve bu noktada cesaret gerekmektedir. Ümit Arslan’ın siyaset anlayışının temeli, işte bu cesaret üzerine kuruludur. Belki söylediği her söz manşet olmayacak, her çıkışı alkışlanmayacaktır, ancak bu şehirde gecesini rahat uyuyabilen, aynaya bakınca başını eğmeyen bir siyasetçidir.
Bazen hatırlamak gerekir ki bir kenti gerçek anlamda ayakta tutanlar, en çok konuşanlar değil; en çok düşünenler, en çok taşıyanlar ve en çok sorumluluk alanlardır. Ümit Arslan, bu tanıma tamamen uyan birisidir. O, Urla’nın sorunlarına karşı duyarlı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergileyerek, yerel siyaset açısından önemli bir duruş sergilemektedir. Bu yüzden, onun varlığı ve yaptığı işler, sadece politik bir rol üstlenmekten çok, toplum için bir şeyler yapma amacını taşımaktadır.
Sonuç olarak, Ümit Arslan gibi isimler, siyasetin yalnızca rakamsal veya başka bir yönüyle değil, insan odaklı bir perspektifle ele alınması gerektiğini gösteriyor. Onun çalışmaları, bizlere onları göremediğimizde bile bilinçli bir şekilde desteklenmesi gereken liderlik örneklerini sunuyor. Bu bağlamda, siyaset dünyasında benimsenmesi gereken bir anlayışın temellerini atmaktadır.
1
Avusturalya’da Şok Eden Bıçaklı Saldırı
3822 kez okundu
2
Maskeli Kişiler İle Terör Saldırısı: Ölü Sayısı Artıyor
3740 kez okundu
4
İsrail’in Gazze’ye Saldırıları: 8 Ölü, 106 Yaralı
3690 kez okundu
5
İsrail’in Gazze’deki Saldırıları: 186 Günde 153 Ölü
3676 kez okundu