29 Ocak 2026 Perşembe
Türkiye’de iktidar, sosyal medya ve dijital platformlara yönelik yeni bir düzenleme getirmeyi planlıyor. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre bu konu, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında ele alındı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, toplantıda kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek sosyal medyanın özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerini, dijital platformlardaki denetimsizlik durumunu ve mevcut düzenlemelerin yetersizliklerini detaylı bir şekilde dile getirdi. Göktaş, bu tür bir düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğunu, harekete geçmemenin bir seçenek olamayacağını belirtti ve bu konuda yasal düzenleme yapan diğer ülkelerden örnekler sundu.
Toplantıda, MKYK üyelerinden bazıları, radyo ve televizyon yayınlarını denetleyen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) modeline atıfta bulunarak, sosyal medya ve dijital platformları denetleyecek benzer bir üst kurulun kurulmasının gerektiğini vurguladı. Üyeler, bu yeni kurulun “Yeni dijital medyanın denetim organı” olarak görev alması gerektiğini ifade etti. Buna ek olarak, sosyal medya platformlarına yapılan yükümlülüklerin bugüne kadar etkili bir sonuç doğurmadığı eleştirisi toplantıda dile getirildi.
Toplantıda sosyal medya şirketlerinin ülkeler arasında farklı içerik kısıtlama politikaları uyguladıkları ve bunun sorunu daha da derinleştirdiği konusu da ele alındı. Özellikle belirli ülkelerdeki yasakların ve uygulamaların, Türkiye’deki sosyal medya kullanımını olumsuz etkilediği ifade edildi. Bu bağlamda, mevcut durumun düzeltilmesi için daha etkin ve düzenleyici bir yaklaşım sergilenmesi gerektiği vurgulandı. MKYK üyeleri, denetim eksikliğinin beraberinde getirdiği sorunları çözmek amacıyla sosyal medya platformlarının düzenlenmesi gerektiği sonucuna varıldı.
Bu toplantı, Türkiye’de dijital medya alanındaki düzenlemelerin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Hükümet yetkililerinin, sosyal medya ve dijital platformların denetimi konusundaki kaygıları, halk sağlığı, çocukların felsefi ve psikolojik gelişimleri açısından bir önlem alma ihtiyacı doğuruyor. Özdemir Göktaş’ın sunduğu veriler ve öneriler, bu konuda atılacak adımların temelini oluşturmakta. Gelecek dönemde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na benzer bir yapının kurulması ve sosyal medya denetimi için yasal düzenlemelerin hız kazanacağı öngörülmektedir. Bu yeni düzenlemelerin, sosyal medyanın denetlenmesi ve düzenlenmesi açısından ne denli etkili olacağı, ilerleyen zamanlarda daha net bir şekilde görülecektir.
Bu süreç içerisinde, yaklaşan düzenlemeler ve olası yasal değişikliklerin, sosyal medya kullanıcıları üzerindeki etkisinin dikkate alınması önemlidir. Şeffaf bir denetim, kullanıcı haklarının korunmasını sağlamak ve platformsal erozyonu engellemek için şart olup, sadece hükümetin değil, bütün toplumun yararına olacaktır.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya üzerinden paylaştığı bir açıklama ile son beş gün içerisinde Siber Suçlarla Mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarla ilgili önemli bilgiler verdi. Bu süreçte polis ekipleri tarafından 19 ilde gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde toplamda 200 şüpheli yakalandığını duyurdu. Bakan Yerlikaya, bu kişilerin aracılığıyla dolandırıcılık, çocuk müstehcenliği, yasa dışı bahis gibi siber suçlar işlenebileceğini belirterek, yapılan çalışmalar sayesinde vatandaşların hem maddi hem de manevi olarak zarar görmelerinin engellendiğini ifade etti.
Ali Yerlikaya, düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin 65’inin tutuklandığını, 48 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulandığını aktardı. Diğer şüpheliler hakkında ise soruşturmaların devam ettiğini vurguladı. Bu operasyonlarla sağlanan başarılı sonuçların, Türkiye’nin siber suçlarla mücadelesindeki ciddiyetini gösterdiği belirtildi. Yerlikaya, yürütülen işlemler hakkında şu ayrıntılara yer verdi; şüphelilerin, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri aracılığıyla “görev yap kazan” gibi temalarla dolandırıcılık yaptıkları, mobil bankacılık hesaplarına ve oyun hesaplarına izinsiz erişim sağladıkları tespit edildi.
Ayrıca, yasa dışı bahis ve kumar oynatma faaliyetlerinde bulundukları, bu tür sitelerde para nakline aracılık ettikleri ve müstehcen görüntüler barındırdıkları gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya oldukları aktarıldı. Yerlikaya, bu suç ile mücadelede EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK’ın koordinesinin önemli rol oynadığını ifade etti. İlgili çalışmalar neticesinde gerçekleştirilen operasyonlar Adana, Adıyaman, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Düzce, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde yoğun olarak yürütüldü. Bu operasyonlar sonucunda yakalanan şüpheliler hakkında savcılıklarca soruşturma başlatıldığı bilgisi verildi.
Bakan Yerlikaya, dijital alanda vatandaşların güvenliğini tehdit eden hiçbir yapılanmaya karşı müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, siber suçlarla yürütülen kararlı mücadelenin süreceğine dair kararlılığını yineledi. Bu tür suçların önlenmesi adına yapılan bu operasyonların ve yakalamaların, Türkiye’nin siber suçlarla mücakelesindeki titiz yaklaşımını gözler önüne serdiği vurgulandı. Sonuç olarak, Yerlikaya, bu süreçte emeği geçen tüm güvenlik güçlerini tebrik ederek, vatandaşların dijital ortamda daha güvenli bir şekilde varlıklarını sürdürebilmeleri için gereken her türlü önlemi almaya devam edeceklerini duyurdu.
İZMİR’in Buca ilçesinde yaşanan trajik bir olayda, bir apartman dairesinde meydana gelen yangında down sendromlu 11 yaşındaki Eymen A.Ç. hayatını kaybetti. Yangın, akşam saatlerinde Göksu Mahallesi’nde bulunan 4 katlı bir apartmanın giriş katındaki dairede patlak verdi. Apartman sakinlerinin daireden yükselen dumanları fark etmeleri üzerine, durum hemen acil ekiplerine bildirildi. Bu ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi.
Yangın süresince, itfaiye ekipleri hızlı bir şekilde müdahele ederek alevlere müdahale etti. Yangın kontrol altına alındığında, yapılan detaylı incelemeler sonucunda Eymen A.Ç.’nin mahsur kaldığı yatak odasında yaşamını yitirdiği tespit edildi. Olay yerindeki incelemelerin ardından genç çocuğun cenazesi, otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Bu üzücü olay, bölgede yaşayanlar arasında büyük bir şok etkisi yarattı ve insanlar, Eymen’in kaybı için derin bir üzüntü duydu.
Yangın anında Eymen A.Ç.’nin annesi Emine Ç. (54) ile iki kardeşinin evde bulunduğu öğrenildi. Yangının çıktığı esnada, Emine Ç.’nin mutfakta yemek yapmakla meşgul olduğu bildirildi. İddialara göre, Eymen A.Ç.’nin yangının çıkmasına neden olan durumu, mum ve çakmakla oynarken gerçekleştirdiği öne sürülüyor. Yangın sırasında anne Emine Ç., 14 yaşındaki diğer çocuğu ile birlikte dışarı çıkmayı başardı. Ancak alevlerin hızla büyümesi sonucunda Eymen A.Ç.’yi kurtaramadığı ifade ediliyor. Bu durum, anne ve kardeşlerini derinden etkileyerek yaşadıkları kaybın acısını arttırmıştır.
Olaydan sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yangınla ilgili bir soruşturma başlatıldığı belirlendi. Soruşturmanın, yangının çıkış sebebine ve olaya dair tüm detayların aydınlatılmasına yönelik olacağı bildirilmektedir. Yangın olayları, evdeki güvenlik önlemlerinin önemini gözler önüne sererken, özellikle çocukların sağlığını ve güvenliğini sağlamak adına ailelerin daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı.
Unutulmaması gereken, Eymen A.Ç. gibi çocukların korunması ve bilinçli bir şekilde evdeki tehlikelerin bertaraf edilmesi gerektiğidir. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için toplumda farkındalık yaratılması çok önemlidir. Yangın sırasında hayatını kaybeden Eymen A.Ç. için başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine sabır ve metanet diliyoruz. Kayıp sonrası yaşanacak derin acının, zamanla hafiflemesi umuduyla, yaşanan bu olayın tüm bireyler için bir ders niteliği taşıdığına inanıyoruz.
Çınar ilçesi Kubacık Mahallesi’nde yaşayan, 2 çocuk annesi ve şizofreni hastası olan Nimet Kılıç, evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Bu durumun ardından, kaybolan kadını bulmak için kapsamlı bir arama çalışması başlatıldı. Arama çalışmalarına, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), jandarma, Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma (DÜAK) ve çeşitli diğer kurumlar katıldı.
Toplamda 480 personelin yer aldığı bu arama çalışmaları, hem mahalle kırsalında hem de sulak alanlarda yoğun bir şekilde sürdürülmektedir. Ekipler, kaybolan Nimet Kılıç’ın izini bulmak amacıyla çeşitli teknik ve teknolojik ekipmanlardan faydalanıyor. Bu ekipmanlar arasında iz takip köpekleri, kadavra köpekleri, termal kameralar ve toplamda 11 dron yer almakta. Tüm bu araçlarla aramalar daha etkili hâle getirilmeye çalışılıyor.
Ancak, bölgeyi etkisi altına alan yağışlar ve arazinin karla kaplı olması arama faaliyetlerini oldukça zorlaştırıyor. Ekipler bu olumsuz hava koşullarına rağmen Nimet Kılıç’ı bulmak için mücadelelerini sürdürüyorlar. Ayrıca, Jandarma Sualtı Arama Kurtarma (SAK) ekipleri de çalışmalara destek vererek, olası su kenarı ve drenaj alanlarının araştırılmasına katkıda bulunuyorlar.
Arama çalışmalarının başından bu yana ise Nimet Kılıç’a ait henüz hiçbir iz bulunamadı. Kaybolan kadının ailesi ve bölge halkı büyük bir endişe içerisinde. Her geçen gün, Nimet Kılıç’ın bulunma ihtimali ile ilgili umutlar azalırken, arama ekipleri hiçbir detayı göz ardı etmeden bölgeyi taramaya devam ediyor. Aile, Nimet Kılıç’ın bir an önce bulunması için yetkililere çağrıda bulunarak, toplumsal destek ve dikkat isteyen açıklamalar yapıyor.
Mahalledeki herkes kaybolan kadının bir an önce sağ salim bulunmasını umut ederek, ekiplerin çabalarını takdirle karşılıyor. Bu tür durumların toplum üzerinde yarattığı kaygı ve üzüntü de oldukça büyük. Yerel halk, özellikle çocukların bu tür olaylardan etkilendiğini ve kaybolmuş bir bireyin toplumda yarattığı güvensizliğin ve belirsizliğin herkes üzerinde olumsuz bir etki bıraktığını belirtiyor. Çoğu kişi sosyal medya üzerinden de arama çalışmalarına destek olma çağrısı yaparak, Nimet Kılıç’ın bulunmasına yardımcı olmaya çalışıyor.
İlerleyen günlerde, ekiplerin arama çalışmalarındaki ortak çabalarının sonuç verip vermeyeceği, halkın ve kaybolan kadının ailesinin beklediği en önemli sorular arasında yer alıyor. Bu acil durumun çözülmesi ve Nimet Kılıç’ın bir an önce sağ salim geri dönmesi, hem ailesi hem de komşuları için en büyük dilek olmaya devam ediyor.
İzmir’in yüksek kesimlerinde, 7 gün 24 saat teyakkuzda olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, kış şartlarının getirdiği zorluklarla başa çıkmak için yoğun çaba gösteriyor. Kar yağışı ve buzlanmanın etkili olduğu bölgelerde, ulaşımın kesintiye uğramaması adına gereken önlemleri alarak olumsuz durumların önüne geçmeyi hedefliyorlar.
Özellikle şehirde bulunan köy yollarında, sıcaklıkların eksi derecelere düştüğü yerlerde, tuzlama çalışmaları yoğun şekilde sürdürülmekte. Ekiplere ait kar küreme araçları, kar birikintilerinin oluşumunu engellemek amacıyla yüksek kesimlerde aktif bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Böylece hem yolu açık tutma hem de sürücü güvenliğini sağlama adına önemli adımlar atılıyor.
Karla mücadele çalışmaları, İzmir’in 6 ilçesinde yoğunlaşmış durumda. Ekipler, Ödemiş ilçesinin Bozdağ Kayak Merkezi Yolu’nda, Gölcük Mahallesi’nde, Tire’nin Dallık Mahallesi’nde, Karabağlar’ın Kavacık Mahallesi Hava Radar Yolu’nda, Kemalpaşa’nın Beşpınar ve Sütçüler mahallelerinde, Spil Dağı Milli Parkı Yolu’nda, Bornova’nın Beşyol, Kayadibi ve Çamiçi mahallelerinde, Beydağ Ada Küre Mahallesi’nde ve Ovacık yayla yolunda etkin bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.
Bu süreçte, İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü de meteorolojik gelişmeleri anlık olarak takip ediyor. Bu takip işlemleri, ekiplerin olası olumsuzluklara karşı daha hazırlıklı olmasını sağlamak için kritik öneme sahip. Ekipler, toplamda 10 aracın yanı sıra 30 personelle kış koşullarının yol açabileceği sorunlara karşı mücadele etmeye kararlıdır.
Sonuç olarak, İzmir’in yüksek kesimlerinde yaşanan kar ve buzlanma ile mücadelede, ekiplerin koordineli çalışmaları sayesinde ulaşımda aksamalar minimize edilmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı önlemler, kış mevsiminin zorlu koşullarına karşı şehirdeki yaşam standardını korumak adına büyük bir öneme sahiptir. Böylece hem şehir içi hem de kırsal bölgelerde, vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat etmeleri sağlanmakta ve kışın getirdiği zorluklarla baş edilmekte.