24 Ocak 2026 Cumartesi
TORKU tarafından işletilen Soma Termik Santrali’nde, TES-İŞ Sendikası tarafından gerçekleştirilen bir eylem, işçilerin haklarını savunma amacı güdüyordu. Toplu iş sözleşmesi kapsamında, geçmişe dönük maaş farklarının taksitlendirilmesine karşı çıkan sendika, santral önünde siyah tabutla bir protesto düzenledi. Sendika, bu durumun bir lütuf değil, işçinin emeklerinin geciktirilmesi anlamına geldiğini vurgulayarak, “İşçinin hakkı şirketin keyfine bırakılamaz.” mesajını iletti.
Eylem sırasında, TES-İŞ Soma Şube Başkanı Mustafa Girginler, işçilerinin emeklerinin geciktirilmek istendiğini belirterek dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Girginler, “Bugün burada keyfimizden toplanmadık. Hakkımızı istemek, alın terimizin hesabını sormak için buradayız.” diyerek işçilerin orada bulunmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Üretim süreçlerinde yaşadıkları zorlukları hatırlatırken, “Soğukta, sıcakta, bayramda, tatilde çalıştık; bu çarkın dönmesi için omuz verdik.” şeklinde konuştu.
Girginler, toplu iş sözleşmesinden doğan maaş farklarının taksitlendirilmesine tepki göstererek, “Geçmişe dönük ücret farklarımız, kanunun öngörmediği şekilde üç taksitte ödenmek isteniyor. Bu durum bir iyilik değil, işçinin alın terinin geciktirilmesidir.” diye belirtti. İşverenin keyfi tutumunu kabul etmeyeceklerini ifade eden Girginler, “Kanun ve sözleşme açık. Bize diyorlar ki ‘Ben böyle uygun gördüm.’ Buradan diyoruz ki; işçinin hakkı, şirketin keyfine bırakılamaz.” dedi.
Eylem sırasında kullanılan siyah tabut ve çelenk, sembolik bir anlam taşıyordu. Girginler, “Önümüze koyduğumuz siyah tabut, emeğin görmezden gelinmesini; işçinin hakkının mezara gömülmek istenmesini simgeliyor. Siyah çelenk ise adaletin geciktirilmesine ve emeğin değersizleştirilmesine karşı bir uyarıdır.” şeklinde konuştu.
Girginler, TES-İŞ Soma Şubesi olarak süreci titizlikle takip edeceklerini belirtti ve şu sözleri söyledi: “Biz kavga etmeye, yakıp yıkmaya gelmedik. Ama susmaya da gelmedik. Hakkımız tam ve eksiksiz ödenene kadar bu mücadele bitmeyecek. Bugün buradayız; yarın daha kalabalık oluruz.” Bu açıklamanın ardından birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı ve “Çünkü biz bir aradayız. Çünkü biz haklıyız. Emeğin gücü, sermayenin keyfinden büyüktür. Bu birlik bozulmadıkça hiçbir hak yerde kalmaz.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Bu etkinlik, işçilerin hak arayışındaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. TES-İŞ Sendikası, işçilerin özlük haklarını savunmaya devam ederken, işverenin adım atmasını bekliyor. Sendika, mücadelelerine ortak olan emekçilerle birlikte, daha güçlü bir ses oluşturarak haklarının gereği gibi ödenmesi için bir araya geleceğini belirtti.
Can Bartu Tesisleri’nde gerçekleştirilen antrenman, Teknik Direktör Domenico Tedesco’nun yönetiminde yapıldı. Antrenman, sporcuların salonda core çalışmasıyla başladı. Daha sonra sahada gerçekleştirilen ısınma hareketleri, çabukluk ve koordinasyon çalışmalarıyla devam etti. Bu etap, futbolcuların hem fiziksel hazırlıklarını hem de maç öncesi motivasyonlarını artırmayı hedefliyordu. Isınma bölümünün ardından takıma pas çalışmaları ile devam edildi. Bu çalışmalar, oyuncuların takım içindeki iletişimini ve pas trafiğini güçlendirmeyi amaçlıyordu.
Pas çalışmalarının ardında, antrenman taktiksel ve bireysel çalışmalarla sona erdi. Taktiksel antrenmanın amacı, Göztepe karşısında sergilenecek oyun anlayışını pekiştirmekti. Bireysel çalışmalar ise, oyuncuların kendi yeteneklerini geliştirmeleri ve maç sırasında daha iyi performans göstermeleri için önemli bir fırsat sağladı. Antrenmanın her aşaması, takımın genel performansını artırmayı hedefliyor ve oyuncuların maç öncesi son hazırlıklarını tam anlamıyla sağlamalarını sağlıyordu.
Bu arada, izni tamamlanan Youssef En-Nesyri, bugün yapılan idmanda takımla birlikte çalışmalara katıldı. Youssef En-Nesyri’nin dönüşü, takımın hücum gücünü artırma açısından büyük bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Futbolcunun konumu ve takım içindeki rolü, Göztepe ile oynanacak olan maçın sonucunu etkileme potansiyeline sahip. Teknik ekip, Youssef’in form durumunu dikkatle izlerken, onun maçta nasıl bir performans sergileyeceği merakla bekleniyor.
Sarı-lacivertliler, bu antrenmanla birlikte Göztepe maçının hazırlıklarını tamamlamış oldu. Futbolcular, yoğun antrenman programının ardından maç saatini heyecanla beklemekte. Böylece, takımda bir enerji ve motivasyon artışı gözlemleniyor. Göztepe karşısında alınacak bir galibiyet, hem ligdeki durumları açısından hem de moral motivasyonları açısından büyük önem taşıyor. Takım, bu maça yüksek bir dikkat ve ciddiyetle hazırlanırken, Teknik Direktör Domenico Tedesco’nun stratejisi ve oyun planı doğrultusunda sahada mücadele edecekler.
Sonuç olarak, Can Bartu Tesisleri’nde gerçekleştirilen bu antrenman, sarı-lacivertli ekip için önemli bir hazırlık süreci olarak değerlendiriliyor. Takım, hem fiziksel hem de zihinsel açılardan maç için hazır hale gelmekte. Göztepe ile oynanacak olan maçta gösterilecek performans, takımın sezon içerisindeki hedefleri açısından kritik bir öneme sahip. Tüm bu hazırlıklar, oyuncuların ve teknik ekibin sahada göstermeyi umduğu yüksek performansı destekleyecek unsurları oluşturuyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya platformu üzerinden Türkiye’nin kredi notu ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Şimşek, paylaşımında ‘Üç önemli gelişme’ başlığı altında bazı ekonomik gelişmeleri vurguladı. Bunun öncelikli olarak dikkat çekici yanı, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch‘in Türkiye’nin kredi notunu pozitife çevirmesi oldu. Bu durum, Türkiye’nin kredi notunda olası bir artış olabileceğinin sinyallerini veriyor.
Mehmet Şimşek, açıklamasında Fitch’in olumlu değerlendirmesinin yanı sıra Kur Korumalı Mevduat uygulaması ile ilgili önemli değişikliklere de değindi. Şimşek, KKM’ye yönelik düzenlemelerin tamamen yürürlükten kaldırıldığını belirtirken, önemli bir şartlı yükümlülük olan döviz ve altın için belirlenen tüm vadelerin sona erdiğini açıkladı. Bu değişiklik, yatırımcılar ve ekonomi uzmanları tarafından yakından takip ediliyor çünkü KKM, Türk Lirası’nın değer kaybını önlemek amacıyla uygulanmıştı.
Bununla birlikte, Şimşek, Türkiye’nin finansal istikrarını sağlamak için kısa vadeli yabancı kaynak akışını sınırlamak adına zorunlu karşılık oranlarının artırıldığını duyurdu. Bu adım, ekonominin kırılganlıklarını azaltma ve makro finansal istikrarı güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yürüttüğü programlar ile Türkiye’nin ekonomik yapısının daha sağlam bir hale gelmesi hedefleniyor.
Şimşek’in açıklamaları, Türkiye’nin ekonomik görünümüne dair umut verici sinyaller olarak yorumlanıyor. Fitch’in kredi notu görünümünü pozitife çevirmesi, yatırımcıların Türkiye’ye olan güveninin artmasına yardımcı olabilirken, döviz ve altın için son vadelerin sona ermesi, yatırımcıların risk iştahını da etkileyebilir. Ekonomi uzmanları, bu değişikliklerin Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik istikrarı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği düşüncesindeler.
Özellikle, KKM uygulamasının kaldırılması ile birlikte piyasalarda yeni bir denge arayışının başlaması bekleniyor. Yatırımcıların, Türk Lirası üzerinde oluşturulan baskının azalması ve yeni ekonomik politikaların benimsenmesiyle birlikte, daha stabil bir piyasa ortamı oluşabileceği düşünülüyor. Bakan Şimşek’in açıklamaları, yatırımcıların ve ekonomistlerin Türkiye’nin ekonomik gidişatını daha yakından izlemelerine neden oldu.
Sonuç olarak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı bu üç önemli gelişme, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olabilir. Fitch’in kredi notu görünümündeki pozitif değişiklik, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve finansal istikrarın sağlanması adına atılan adımların bir yansıması olarak görülüyor. Türkiye’nin durumu, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için heyecan verici bir evreye girmiş durumda.
“`html
Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET)’in bünyesinde faaliyetlerine başlamıştır. Tiyatronun ilk projesi, yazar ve yönetmenliğini Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET) Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt’un üstlendiği ‘Birlikte Parlayalım’ isimli oyun olmuştur. “Birlikte Parlayalım”, rekabet duygusuna kapılmadan dostluğu ve paylaşmayı merkeze alarak minik izleyicilerine önemli mesajlar vermektedir. Oyun, her bireyin kendine özgü yeteneklere sahip olduğu ve bu yetenekler doğru bir araya geldiğinde harika işler başarılabileceği fikrini aşılamaktadır. Çocukların büyük beğenisini kazanan bu oyun, 24 Ocak-1 Şubat 2026 tarihleri arasında her gün Aliağa’nın merkez ve çevre mahallelerinde ücretsiz olarak sahnelenmeye devam edecek ve minik izleyicilerine tiyatro dolu bir ara tatil yaşatacak.
TİYATROYA ÖZEL ŞARKI BESTELENDİ
Oyun, Aliağa Sanat Evi (ASEV) kursiyerlerinden oluşan bir oyuncu kadrosu tarafından sahnelenmektedir. Üç kişilik bir ekip oyunu yönetirken, performansa oyuncuların canlı olarak çalacağı ukulele ve marakas gibi enstrümanlar eşlik etmektedir. Müzikal ögelerin ön planda olduğu bu oyunda, sözü ve bestesi Demet Bozkurt’a ait “Parla” adlı şarkı da seslendirilerek izleyicilere ritim ve tiyatronun iç içe geçtiği keyifli bir sahne deneyimi sunulmaktadır.
ALİAĞA’DA TİYATRO İÇİN YENİ BİR DÖNEM: ORMAN TİYATROSU
ALBET Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt, Aliağa Belediyesi’nin Orman Tiyatrosu projesi hakkında şu ifadeleri kullanmıştır: “Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, kendi içimizde oluşturduğumuz yeni bir oluşum. ‘Birlikte Parlayalım’ oyunumuzu ve gelecekteki diğer oyunlarımızı çocuklarla buluşturmak istiyoruz. Oyunumuzda yaş sınırı yok. Çok küçük seyircimiz için bile görsel bir şölen oluşturabiliriz; hatta ebeveynlerin bile keyifle izleyebileceği bir oyun tasarladık. Her konuda bize destek olan, çocuk tiyatrosunun gelişimine öncülük eden ve minik seyircimizi sanatla buluşturmamıza yardımcı olan Belediye Başkanımız Serkan Acar’a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz.”
Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, çocukların sanatsal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla tasarlanmış önemli bir projedir. “Birlikte Parlayalım” oyunuyla başlayan bu yeni dönem, Aliağa’da sanatın ve tiyatronun büyümesine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Çocuk tiyatrosunun sıkça geliştiği bu platformda, çocuklar eğlenerek öğrenme imkanı bulacak, dostluk, paylaşım ve birlikte başarma gibi değerleri sahne üzerinden deneyimleyeceklerdir.
“`
Bu metinde Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu ve “Birlikte Parlayalım” oyunuyla ilgili bilgilere ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir. Oyun, çocukların gelişimine katkıda bulunmakta ve tiyatroya özel bir şarkı ile desteklenmektedir. Demet Bozkurt’un projeye dair duygu ve düşünceleri de metinde yer almaktadır.
İZMİR merkezli 11 ilde düzenlenen Narkokapan-İzmir operasyonu, Türkiye’de uyuşturucu ticaretiyle mücadelede önemli bir adım olarak kaydedildi. Bu operasyon sonucunda toplam 654 şüpheli tutuklanırken, 51 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Operasyon, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, 1 başsavcı vekili ve 14 savcının katılımıyla gerçekleştirilen bir soruşturma çerçevesinde düzenlendi. Soruşturma, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarını hedef aldı. Yapılan araştırmalar sonucunda, şüphelilerin WhatsApp, Telegram, Messenger ve Facebook gibi internet tabanlı iletişim uygulamaları aracılığıyla uyuşturucu madde talep eden kullanıcılarla irtibat kurdukları ve bu platformlar üzerinden satış faaliyetlerini organize ettikleri tespit edildi.
Teknik ve fiziksel takip aşaması yaklaşık 4 ay sürdü. 19 Ocak 2023’te, Cumhuriyet tarihinin en büyük narkotik operasyonu olduğu belirtilen Narkokapan-İzmir gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı ve gözaltına alınan şüpheliler, kolluk kuvvetlerince işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 654’ü tutuklanırken, 51 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayrıca, firari şüphelileri yakalamak için çalışmaların devam ettiği bildirildi.
Şüphelilerin uyuşturucu madde ticaretini belirli bir adrese bağlı kalmaksızın, farklı yer ve mekanlarda, günlük olarak kiralanan evlerde gerçekleştirdiği vurgulandı. Bunun yanında, kuryeler aracılığıyla uyuşturucu maddelerin alıcılara ulaştırıldığı ortaya çıktı. Özellikle okul ve yurt gibi alanlarda, yaşı küçük kişilere uyuşturucu madde satışı yapıldığı ve bu yöntemle uyuşturucu madde kullanımının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı belirlendi. Uyuşturucu madde kullananlar da yine internet tabanlı uygulamalar aracılığıyla uyuşturucu ticareti yapan kişilere ulaşarak bu durumun daha da yaygınlaşmasına zemin hazırladı.
Sonuç olarak, Narkokapan-İzmir operasyonu, Türkiye’de suçla mücadele açısından önemli bir başarı olarak öne çıkıyor. Uyuşturucu ticareti ve uyuşturucu kullanımının önlenmesi amacıyla atılan adımlar, toplumun güvenliği açısından kritik bir önem taşımaktadır. Özellikle çocuklar ve gençler için risk teşkil eden durumların ortadan kaldırılması adına yapılan bu tür operasyonlar, etkin bir strateji ile desteklenmelidir.