15 Ocak 2026 Perşembe
Gazze Şeridi’nde, ateşkesin sürmesine rağmen, İsrail’in düzenlediği saldırılar nedeniyle durum giderek kötüleşiyor. Filistin Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada, son 24 saatte Gazze’deki hastanelere iki kişinin cansız bedeninin getirildiği ve beş kişinin yaralandığı bildirildi. 10 Ekim 2023’te yürürlüğe giren ateşkesin geçerli olduğu süre içinde, bölgedeki toplam hayatını kaybedenlerin sayısının 451’e, yaralıların sayısının ise 1,251’e yükseldiği vurgulandı.
Buna ek olarak, İsrail’in saldırılarına 7 Ekim 2023 tarihinde başladığı belirtiliyor. O tarihten bu yana, Gazze Şeridi’nde gerçekleşen çatışmalar sonucunda hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 71,441’e, yaralı sayısı ise 171,329’a ulaşmış durumda. Bu rakamlar, bölgedeki insani krizin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.
Bir yandan ateşkes olsa bile, bu süre zarfında halkın ciddi şekilde etkilendiği ve sağlık hizmetlerinin yetersiz kaldığı anlaşılmakta. Gazze’deki hastaneler, artan yaralı sayısı ve ölü sayısı ile başa çıkmaya çalışıyor. Ancak, sınırlı kaynakların yanı sıra, sağlık personelinin ve yenilikçi tıbbi ekipmanların eksikliği, durumu daha da zorlaştırıyor. Hastanelere getirilen yaralılar, yaşanan insani krizin doruk noktasını işaret ediyor.
Öte yandan, uluslararası toplumun dikkatinin çekilmesi gereken bir diğer konu ise Gazze’deki sivillerin yaşam koşulları. Saldırıların yoğunlaşması ile birlikte temel ihtiyaçların karşılanması güçleşiyor. Elektrik, su, gıda ve sağlık hizmetlerine ulaşım giderek zorlaşırken, bu durum sivil halkın hayatını tehdit eder hale geliyor. Yapılan saldırılar ve devam eden çatışmalar, bölgede yaşayan insanların umutlarını tüketiyor.
Bu anlamda, bölgedeki barışın sağlanması için daha etkin diplomatik çabaların ve acil insani yardımların yapılması gerekiyor. Sadece askeri çatışmalar değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik krizlerin de göz önünde bulundurulması, kalıcı bir çözüm için elzem. Gazze Şeridi’ndeki durumu iyileştirmek adına, uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması ve somut adımlar atması büyük bir önem taşıyor.
Sonuç olarak, Gazze’deki durum her geçen gün daha da kötüleşiyor. Savaşın getirdiği yıkım ve acılar, insanları daha fazla dayanılmaz bir hale sokuyor. Ancak, dünyadan gelen tepkiler ve yardımlar, bölge halkının yaşadığı zor günlerde en azından bir umudun sembolü olabiliyor. Gelecek günlerde yaşanan olayların nasıl bir seyre gireceği merakla bekleniyor.
İzmir’de, insan hakları savunucusu ve önceki dönem İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Eş Başkanı olan avukat Ali Aydın, yürüyüş yaptığı güzergah üzerinde saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Aydın, yaşanan bu trajik olayın ardından, cinayet şüphelisi olduğu belirtilen M.D.E. isimli şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Saldırı, Aydın’ın sabah yürüyüşü sırasında gerçekleşti ve vücudunun taşla ezilmesi sonucunda yaşamını yitirdi. Saldırgan, olayın hemen ardından gözaltına alındı ve sonrasında adliyeye sevk edildi.
Ali Aydın’ın ölümüne dair izlenimler ve şüpheler ise İHD İzmir Bölge Temsilcisi Vetha Aydın tarafından dikkat çekici bir şekilde dile getirildi. Vetha Aydın, Ali Aydın’ın yıllardır sabah yürüyüşü yaptığı sahada katledildiğini belirterek, bu alanın sadece Aydın için değil, tüm mahalle sakinleri için bir yürüyüş alanı oluşturduğunu ifade etti. Aydın, saldırının gerçekleştiği yerin yakınında hayvanların bakıldığı bir ağıl bulunduğunu ve bu durumun olaya dair dikkat çeken bir detay olduğunu vurguladı. Ancak, saldırıya dair ne bir görgü tanığı ne de güvenlik kamerasının bulunduğunu belirtti.
Aydın, yaşanan olayın hırsızlıkla bağlantılı olmadığını düşündüklerini çünkü Ali Aydın’ın cep telefonu gibi değerli eşyalarının üzerinde olmadığı tespit edildiğini de ekledi. Durumu gören kişilerin Hırsızlık olayı olarak düşünmediklerini ifade eden Vetha Aydın, aileye hızlı bir şekilde haber verildiğini ve birçok soru işareti bulunduğunu sözlerine ekledi. Ali Aydın’ın insan hakları mücadelesinde aktif rol aldığını, İHD ve Cezaevi İzleme Derneği (ÇHD) gibi kuruluşlarda çalıştığını, mağdurların haklarını korumak ve hapishanelerde gözlemlerde bulunmak için yıllardır uğraş verdiğini hatırlattı. Ayrıca Aydın’ın Dersimli ve Alevi kökenli olmasının da bu olayda farklı bir boyut oluşturduğunu ifade etti.
Ali Aydın’ın cenazesi, 21 Ekim 2023 tarihinde, İzmir’deki Evka 2 Cemevi’nden kaldırılarak Çiğli Harmandalı Mezarlığı’na defnedilecektir. Aydın’ın ölümü, toplumda derin üzüntü yaratırken, bu tür cinayetlerin insan hakları savunucuları üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirmiştir. Özellikle, insan hakları savunucularının gittikçe artan tehdit ve saldırılarla karşı karşıya kaldığı bir ortamda, bu olayın yaşanmış olması, polis ve adli makamların bu tür vakalarla nasıl başa çıkacağı konusunda önemli soruları gündeme getiriyor.
Sonuç olarak, Ali Aydın’ın ölümü ve olayla ilgili gelişmeler, hem insan hakları alanındaki mücadelelerin sürdürülmesi açısından hem de güvenliğin sağlanması açısından büyük bir önem taşımaktadır. Aydın’ın ölümü, toplumun hak ve özgürlükler konusundaki duyarlılığının arttırılması ve benzer olayların önüne geçilmesi için bir dönüm noktası olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya platformlarından yaptığı bir açıklamada, Mersin Limanı’nda gerçekleştirilen önemli bir uyuşturucu operasyonuna dair bilgi verdi. Bu operasyon, uluslararası uyuşturucuyla mücadele kapsamındaki çabaların bir parçası olarak, polis ekipleri tarafından bu sabah düzenlendi. Yapılan çalışmalar sonucunda, toplamda 298 kilogram kokainin ele geçirildiği belirtilmiştir.
Bakan Yerlikaya’nın açıklamalarına göre, Mersin Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, detaylı bir çalışma yürütmüştür. Bu çalışmalar kapsamında, yasal yükü yer fıstığı olarak belirtilen bir gemide Brezilya’dan Türkiye’ye gönderilen bir konteynerde detaylı bir arama yapılmıştır. Arama sonucunda, 298 kilogram yüksek miktarda kokainin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum, Türkiye’nin uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelesinde önemli bir başarı olarak kaydedilmiştir.
Bu operasyon, Türkiye’nin uluslararası düzeydeki uyuşturucu mücadelesinin ciddiyetini ve etkisini gösterir niteliktedir. İçişleri Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği bu tür operasyonlar, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelede ne denli kararlı olduklarını gözler önüne sermektedir. Uyuşturucu ile mücadele çalışmalarının devam edeceği ve bu tür operasyonların artarak sürdürüleceği, Bakan Yerlikaya’nın açıklamalarında ön plana çıkmıştır.
Ele geçirilen kokainin, hem ülkedeki uyuşturucu sorunu açısından hem de uluslararası uyuşturucu ticareti açısından büyük bir tehdit oluşturduğu herkesçe kabul edilmektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı, yalnızca bireyleri değil, toplumları ve ülkeleri de derinden etkilemektedir. Devletin bu tür operasyonlarla gösterdiği kararlılık ve etkinlik, kamuoyunun güvenliğini sağlamak adına büyük bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Son olarak, Ali Yerlikaya’nın bu operasyonun detayları hakkında yaptığı bilgilendirme, uluslararası uyuşturucuyla mücadelenin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Türkiye’nin, özellikle Mersin gibi stratejik noktalarında gerçekleştirilen bu tür operasyonlar, sadece uyuşturucu ile mücadele açısından değil, aynı zamanda ülkede organize suçlarla mücadelede de önemli bir yere sahiptir. Polis teşkilatının bu tür başarılı operasyonlarla uyuşturucu kaçakçılığına karşı verdiği mücadele, toplumun güvenliği açısından son derece kritik bir öneme sahiptir.
İzmir’de polis ekipleri tarafından yapılan denetimlerde, hakkında kesinleşmiş 21 yıl hapis cezası bulunan bir şahıs ile polise sahte kimlik ibraz eden ve tam 128 ayrı suçtan arandığı tespit edilen diğer bir şüpheli yakalandı.
Edinilen bilgilere göre, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri, halk arasında “Yunuslar” olarak bilinen ekipler, kentin genelinde aranan şahıslara yönelik çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Ekipler, 14 Ocak tarihinde gerçekleştirdikleri operasyonlarda, durdurdukları İ.G. isimli şahsın yapılan sorgulamasında, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan hakkında kesinleşmiş olan 21 yıl 8 ay hapis cezasıyla arandığını tespit etti.
Bu arada, aynı gün içerisinde yapılan bir başka operasyonda ise ekipler, M.O. isimli bir şüpheliyi durdurdu. M.O., görevli polislere sahte polis kimliği ibraz etmesi ardından, ekiplerin gerçekleştirdiği detaylı GBT (Güvenlik Bilgi Takip Sistemi) ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) sorgulamasında, şüphelinin birçok suçtan arandığı anlaşıldı. M.O.’nun suç geçmişi oldukça dikkat çekiciydi; 120 adet ‘dolandırıcılık’, 3 adet ‘tehdit’ ve 1 adet ‘güveni kötüye kullanma’ suçundan arandığı belirlendi.
Ayrıca, M.O.’nun 2 adet ‘basit yaralama’ suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ve yine 2 adet ‘hakaret’ suçundan kesinleşmiş hapis ve para cezası bulunduğu tespit edildi. Bu vesileyle, toplamda 128 ayrı dosyadan arandığı ortaya çıkan bu şahsın, yasa dışı eylemlerinin oldukça yaygın olduğu anlaşıldı.
Her iki şüpheli de İzmir Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli mercilere teslim edildi. İzmir polisi, kentte artan suçlarla mücadele noktasında kararlılığını sürdürmekte olup, suçla mücadele nedeniyle yürütülen denetim ve operasyonlar devam edecek. Özellikle aranan şahısların yakalanması konusunda elde edilen bu tür başarıların, toplumda güvenlik hissinin artmasına büyük katkı sağladığı ifade edilmektedir.
İzmir’deki bu olay, sadece bireysel suçların değil, aynı zamanda organize suçların da önüne geçirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Emniyet güçlerinin, bu tür denetimlerini tüm kentin dört bir yanında sürdüreceği ve vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamada gerekli adımları atmaya devam edeceği belirtiliyor.
“`html
TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, vefatının 103’üncü yıl dönümünde İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki kabri başında anıldı. Zübeyde Hanım’ın vefatının anılması için Karşıyaka’daki anıt mezarına kaymakamlık tarafından bir anma töreni düzenlendi. Bu anlamlı anma programına Karşıyaka Kaymakamı Özkan Demir, Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Emin Yılmaz, Karşıyaka Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal, Karşıyaka İlçe Milli Eğitim Müdürü Arzu Günaydın ve çeşitli kamu kurumlarının temsilcileri iştirak etti. Tören, Zübeyde Hanım’ın anıtında Karşıyaka Kaymakamlığı, Ege Deniz Bölge Komutanlığı, Karşıyaka Belediyesi, ilçe partileri ve dernekler tarafından çelenk bırakılması ile başladı. Ardından, anmaya katılan İzmir Karşıyaka Zübeyde Hanım İlkokulu öğrencisi Elif Ece Kılıç’ın okuduğu şiirle devam etti. Ayrıca, Türk Kadınlar Birliği Karşıyaka Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehpare Özbakan ile Türk Anneler Derneği Karşıyaka Şubesi Başkanı Feyza Işıklı’nın konuşmaları sonrasında tören tamamlandı.
İkinci anma töreni ise İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlendi. Bu törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve diğer ilçe belediye başkanları katıldı. Anma töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Bir Mustafa’yı, Mustafa Kemal’e, Mustafa Kemal Paşa’ya ve nihayet Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dönüştüren bir hayatın manevi huzurundayız. Zübeyde Anne, siz yalnızca bir çocuğu büyütmediniz, aynı zamanda onu bir milletin kaderi olacak şekilde yoğurdunuz, işlediniz ve bu vatana emanet ettiniz. Hayatınız boyunca göçlerle, yoksulluklarla ve cephe yollarıyla örülü bir ömürde biriken acılarla, sabırla ve umutla yürüdünüz.” ifadelerini kullandı.
Başkan Tugay’ın konuşmasında, “Bir annenin evladını gözyaşlarıyla vatanına emanet etmesi, bu hikayenin en yüce tarafıdır. Bu nedenle ‘Bir anne dünyayı değiştirebilir’ sözü, Zübeyde Annemize en çok yakışan ifadedir. Anadolu adındaki bu toprakların binlerce yıllık çilesinden süzülen en güçlü kanıtı sizsiniz. Zübeyde Anne, bugün var olmuş olsaydınız ve ‘Bu ülkede size emanet ettiğimiz değerlere sahip çıkıyor mu?’ deseydiniz, biz size ‘Evet, Cumhuriyetimizin laikliğine, eşitliğine, bilimine, sanatına, kadınına, çocuğuna, insanına ve barış idealine sahip çıkıyoruz. Ancak anmak ve söylemek yetmez; anlamak ve gereğini yapmak zorundayız.’ derdik. İzmir, Cumhuriyet değerlerini yaşayan ve yaşatan bir kenttir ve hep öyle kalacaktır. Huzur içinde uyu Zübeyde Annemiz” dedi.
Karşıyaka Belediyesi Başkanı Behice Yıldız Ünsal da “Zübeyde Hanım, yalnızca Mustafa Kemal’in annesi değil, aynı zamanda zor zamanlarda dimdik duran, evladına vatan sevgisini, onuru, mücadeleyi öğreten bir Türk annesiydi. Zübeyde Hanım, Karşıyaka’nın topraklarında ebedi bir istirahat halindedir. Bizler, Karşıyakalılar olarak onun hatırasını yalnızca bir mezar taşında değil, her sokakta ve her yürekte yaşatıyoruz. Çünkü Karşıyaka, Atatürk’e yürekten bağlı ve Cumhuriyetin değerlerini iliklerine kadar hisseden bir kenttir.” ifadelerine yer verdi.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ise “Bugün burada yalnızca bir anma için toplanmadık; bu toprakların hangi bedellerle vatan olduğunu