07 Ocak 2026 Çarşamba
Süper Lig ekiplerinden Göztepe, 2023-2024 sezonunun devre arasını, hem transfer faaliyetleri hem de ligin ikinci yarısına hazırlıklar ile geçiriyor. İzmir temsilcisi, bu süreçte iki yeni oyuncu ile kadrosunu güçlendirdi. Alexis Antunes ve Guilherme Luiz, Göztepe’nin yeni transferleri arasında yer alıyor. Takım, yalnızca transfer yapmakla kalmayıp, aynı zamanda ligdeki ikinci yarıya da hazırlıklarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. İlk hazırlık maçını ise 2023 yılı itibarıyla 9-1’lik farklı bir skorla kazanan Göztepe, bu maçta Söke 1970 ekibiyle Gürsel Aksel Stadyumu’nda taraftar olmadan mücadele etti.
Yeni transferlerden Guilherme Luiz, ilk hazırlık maçında kadroda yer almazken, 25 yaşındaki İsviçreli ofansif orta saha oyuncusu Alexis Antunes, maçın ilk 11’inde başladı. Alexis, karşılaşmanın 32. dakikasında sahneye çıkarak takımının üçüncü golünü kaydetti. Böylelikle, Göztepe formasıyla ilk golünü de bir hazırlık maçında atmış oldu. İlk yarının bitmesiyle birlikte Antunes, yerini Anthony Dennis’e bıraktı ve bu değişiklikle takımın dinamiklerini korumaya yönelik stratejiler uygulandı.
Göztepe’nin ikinci hazırlık maçı da 2023 yılının 10 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Bu karşılaşmada, Bulgaristan temsilcisi CSKA 1948 ile Gürsel Aksel Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. Bu maç, taraftara açık olarak oynanacak ve bilet fiyatları da oldukça dikkat çekici bir şekilde belirlenmiş durumda. Maç için biletler; 1. kategori 1,750 TL, 2. kategori 1,250 TL, 3. kategori 900 TL, 4. kategori 700 TL, 5. ve 6. kategoriler ise 450 TL olarak satışa sunulacak. Bu durum, taraftarların maçı izleyebilmesi için değişik bütçelerde seçenekler sunmuş oluyor.
Ayrıca, Göztepe’nin sezonun ikinci yarısındaki ilk lig karşılaşması ise 19 Ocak Pazartesi günü Gürsel Aksel Stadyumu’nda Çaykur Rizespor ile gerçekleşecek. Bu maç, ligin ikinci yarısı için Göztepe’nin alacağı sonuçlar açısından kritik bir öneme sahip. Göztepe, yeni sezon için oluşturduğu kadro ve yaptığı transferlerle, taraftarlarının beklentilerini karşılamayı umut ediyor. Takım, ligin ikinci yarısında daha güçlü bir performans sergilemeyi hedefliyor. Tüm bu hazırlıklar, Göztepe’nin performansını artırmayı ve sezon sonuna kadar hedeflediği başarılı sonuçları elde etmeyi amaçlıyor.
Sonuç olarak Göztepe’nin bu dönemde yaptığı transferler ve gerçekleştirdiği hazırlık maçları, ligdeki performansını artırmak için büyük önem taşıyor. Alexis Antunes’un gösterdiği performans ve yeni transferlerin etkisiyle, sarı-kırmızılıların ligdeki durumu, sezonun ilerleyen dönemlerinde daha net bir şekilde ortaya çıkacak. 2023-2024 sezonunun ikinci yarısında Göztepe’nin alacağı sonuçlar, takımın geleceği açısından belirleyici olacak.
Son günlerde kamu yönetiminde önemli değişikliklerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Bu değişikliklerin en dikkat çekici olanı ise Yalova Valiliği’nde meydana geldi. Kamu yönetiminde idari koordinasyonu güçlendirmek ve hizmet sürekliliğini sağlamak amacıyla hazırlanan 2026 Valiler Kararnamesi, 2023 yılı Ekim ayının belirli bir günü Resmi Gazete’nin güncel sayısında yayımlanarak resmi olarak yürürlüğe girdi.
Valiler kararnamesinin en çok konuşulan maddelerinden biri Yalova Valiliği ile ilgili olanıydı. Geçtiğimiz hafta, Yalova’da meydana gelen ve terör örgütü DEAŞ ile girişilen çatışmada 3 polis memurumuzun şehit olduğu olayların ardından, Yalova Valisi Hülya Kaya merkeze, yani Mülkiye Başmüfettişliği görevine çekildi. Bu gelişme, Yalova halkı arasında büyük bir etki yarattı. Yalova’nın yeni valisi ise tecrübeli bir idareci olan Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta olarak atandı. Ahmet Hamdi Usta’nın göreve başlaması ile birlikte Yalova’da güvenlik ve asayiş yönetiminde yeni bir dönemin başlaması bekleniyor.
2026 Valiler Kararnamesi kapsamında, toplamda 7 vali merkeze çekilerek mülkiye başmüfettişliği görevine atandı. Merkeze alınan valilerin yerine, saha tecrübesi yüksek olan kaymakamlar ve bakanlık merkez teşkilatında üst düzey görev yapmış isimler atandı.
Kararnamenin temel detayları ise şöyle sıralanabilir:
-Görev Yeri Değişen Vali Sayısı:19
– Merkeze (Mülkiye Başmüfettişliğine) Çekilen Vali Sayısı: 7
– Kapsam: Valiliklerin yanı sıra bazı il müdürlükleri ve başmüfettişlik kadroları.
Bu atama süreciyle birlikte, Türkiye genelinde idari yapıda bir yeniden yapılanma amaçlandığı görülüyor. Yeni atanan valilerin önümüzdeki günlerde görev devir-teslim törenlerini gerçekleştirerek, yeni şehirlerinde faaliyete başlamaları bekleniyor.
Resmi Gazete’de yer alan liste, Türkiye’nin farklı illerinde yapılacak olan atamaların detaylarını barındırıyor. Bu atamalarla, Türkiye genelinde idari sistemin daha etkili bir şekilde çalışması hedefleniyor. Valilerin yeni görev yerlerinde, kendi tecrübe ve birikimlerini ortaya koyarak, vatandaşlara daha iyi hizmet verecekleri öngörülüyor.
Sonuç olarak, 2026 Valiler Kararnamesi ile birlikte, kamu yönetiminde yaşanan bu değişiklikler, Türkiye’deki idari yapılara yenilik getirecek ve hizmet kalitesinin artırılmasını sağlayacaktır. Yalova özelinde yapılan atamalar, herhangi bir sorun yaşanmaması ve güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Gelecekte, yeni valilerin ve yöneticilerin performansları, bu değişimlerin ne derece etkili olduğunu gösterecektir.

Borsa İstanbul’da meydana gelen bir olay, piyasa manipülasyonuna dair önemli ipuçları sunuyor. Yapay olarak fiyat hareketleri oluşturdukları tespit edilen şüphelilere yönelik İstanbul Cumhuriyeti Başsavcılığı tarafından resmi bir soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın yürütülmesi çerçevesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyon düzenleme kararı aldı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) raporları doğrultusunda, İstanbul, Ankara, Gaziantep, Burdur, Aydın ve Adana gibi çeşitli illerde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Sonuç olarak piyasa dolandırıcılığı suçlamaları ile 15 kişi gözaltına alındı.
SPK raporları, belirli hisse senetlerinde sosyal medya üzerinden spekülasyon yaparak yapay fiyat hareketleri oluşturma iddialarını içeriyor. Bu kapsamda belirlenen 15 şüpheli, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesine getirildi. Gözaltına alınan kişilerin emniyetteki ifade işlemlerine ilerleyen saatlerde başlanacağı bildirildi. Soruşturma sürecinde “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı” gibi suçlamaların işlendiği tespit edildi.
Bu tür bir operasyon, sermaye piyasalarının güvenilirliğini koruma amacı güden bir adım olarak değerlendirilebilir. Piyasa manipülasyonu, yatırımcıların güvenini sarsan önemli bir sorun olduğundan, bu tür eylemleri önlemek için hukuki süreçlerin titizlikle yürütülmesi gerekmektedir. İlgili kurumların iş birliği ile gerçekleştirilen bu operasyon, borsa ekonomisini ve piyasa katılımcılarını koruma yönünde atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Yatırımcıların güvenliği ve piyasa istikrarını sağlamak adına, bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi elzem. Ayrıca bu süreç, piyasa düzenlemelerinin ve denetim mekanizmalarının etkinliğinin de gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Şu anda ifade işlemleri devam ederken, olayın detayları ve şüphelilerin hangi yöntemlerle bu tür dolandırıcılığı gerçekleştirdiği üzerine daha fazla bilgi edinilmesi bekleniyor.
Operasyonun çevresinde gelişen olaylar ve alınan önlemler, sermaye piyasalarında yaşanan bu tür olumsuzlukların önüne geçme adına nasıl bir mücadele verildiğinin açık bir göstergesi. Piyasalardaki şeffaflığın artırılması ve güvenilirliğin tesis edilmesi adına bu süreçler oldukça önemlidir. Yatırımcıların, gördükleri spekülasyon ve manipülasyon gibi durumlarda ilgili mercilere başvurmalarının gerekliliği bir kez daha vurgulanmış olmaktadır.
Son zamanlarda İzmir’de yaşayan bir avukatın sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, büyük bir tartışmaya ve tepkilere yol açtı. Bu durum üzerine Türkiye Adalet Bakanlığı hızlı bir şekilde harekete geçti ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Sosyal medya paylaşımlarının gerekçesiyle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı devreye girdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İzmir’deki avukat hakkında başlatılan soruşturmayı kamuoyuna duyurdu. Tunç, bu avukatın sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımların avukatlık mesleği için uygun olmadığını ifade ederek, bu durumun mesleğin vakarını zedelediği uyarısında bulundu.
Bakan Tunç, açıklamasında, “Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır.” ifadesine yer verdi. Ayrıca, ilgili baronun da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediğine dair bir inceleme ve disiplin süreci başlattığını belirtti.
Tunç’un açıklamasında, Avukatlık Kanunu’nun temel prensiplerine de değinildi. “Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu ve avukatın bağımsız savunmayı temsil ettiğini açıkça ifade etmektedir.” dedi. Yargının önemli bir unsuru olan avukatların yalnızca temsil ettikleri müşterilerin haklarını savunmakla kalmayıp, aynı zamanda adalete olan güveni de tesis etme sorumluluğunun bulunduğunu vurguladı.
Bakan Tunç, hukukun ciddiyetinin daima korunması gerektiğine dikkat çekerek, yanlış bilgilendirici tutumların topluma olan adalet inancını zedelediğini belirtmiştir. Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi gereğince, avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur çerçevesinde yürütmeleri ve unvanlarına uygun saygı göstermeleri gerektiği vurgulandı.
Bu bağlamda, Türkiye Barolar Birliği’nin de meslek kurallarının avukatların mesleki ve özel hayatlarında mesleklerine zarar vermeyecek şekilde davranmalarını gerektirdiği ifade edildi. Tunç, “Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır.” şeklinde açıklama yaptı.
Sonuç olarak, İzmir’deki bu olay, hukuk camiasında büyük yankılara neden oldu ve avukatlık mesleğinin prestijini korumanın önemine işaret etti. Güvenilirlik, adalet ve mesleki etik değerlerin korunması açısından bu tip durumların ciddiyetle ele alınması gerektiği belirtildi. Adalet Bakanlığı tarafından başlatılan bu soruşturma ve disiplin süreci, avukatların mesleklerinin itibarını zedeleyecek her türlü davranışa karşı alınacak önlemlerin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Olay, Adana’nın merkez Çukurova ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi’nde yaşandı. 32 yaşındaki Soner Sucu, yaklaşık on yıl önce müteahhit R.Y.’den bir ev almak üzere parasını vermişti. Ancak zaman geçmesine rağmen Sucu, beklediği evi alamadı. Bu durum, Soner Sucu’nun sabrını taşırdı ve R.Y.’nin inşaat şirketine giderek durumu protesto etmek istedi. Orada, müteahhidin oğlu 33 yaşındaki Ramazan Can Y. ile tartışmaya başladı.
Tartışma, zamanla büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavganın şiddeti, Soner Sucu’nun elinde tabanca ile Ramazan Can Y.’yi başından vurmasına kadar ilerledi. Bu olayla birlikte ortamda büyük bir panik başladı; Sucu’nun ne yapacağına dair kimse bir şey anlayamamıştı. Olayın ardından büyük bir endişe içinde kalan Sucu, hemen kendisine de tabancayla ateş ederek intihar etti. İki adamın bir anda hayatları sona ermişti; biri başından vurulmuş ve diğeri de intihar etmişti.
Olay yerine yapılan ihbar üzerine sağlık ve polis ekipleri hızlı bir şekilde ulaştı. Ancak ne yazık ki Ramazan Can Y., hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti. Olayın ardından cenazeler, otopsilerinin yapılması için Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Soruşturma, olayın tüm detaylarını aydınlatmak için geniş bir kapsamda sürdürüldü.
Bu olay, yalnızca iki bireyin hayatının sona ermesiyle bitmemiş; aynı zamanda iki ailenin de hayatını altüst eden bir trajediye dönüşmüştü. Ekonomik sıkıntılardan, müteahhitliğin getirdiği yükümlülüklerden, hatta insanların ruhsal durumda yaşadığı tükenmişliklerden kaynaklandığı düşünülen bu olay, toplumsal alanda da yankılar uyandırmaya başladı. Herkes, bu tür olayların tekrarlanmaması için neler yapılması gerektiğini sorgulamaya başladı.
Kamuoyunda, benzer müteahhitlik dolandırıcılığı olaylarının daha sık yaşandığına dair endişeler de yükseldi. Çukurova bölgesindeki konut projeleri ve inşaat sektörünün gidişatı, mahalle halkında bir huzursuzluk yaratarak dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Bu tartışmalar, sadece bir cinayet ve intihar olayının ötesine geçerek, toplumsal dinamiklerin nasıl şekillendiğini ve huzurun nasıl kaybolduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Soruşturmanın neticeleri ve mahkemeye taşınacak süreçler ise, hukukun ne denli etkili işleyeceğini gösterecek. Toplumun vicdanını rahatlatacak bir sonuç alınması için duruşmaların ve dinleme işlemlerinin dikkatle yapılması bekleniyor. Diğer yandan, yaşanan bu talihsiz olay, sosyal medyada da büyük yankı buldu. Halk, adaletin yerini bulması konusunda beklentilerinin olduğunu sıklıkla dile getirdi.