01 Ocak 2026 Perşembe
Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Büyükçit köyünde korkunç bir kaza meydana geldi. Olay, 2023 yılının ekim ayının ilk günlerinde yaşandı. Ömer Ç. yönetimindeki 29 AAR 898 plakalı ambulans, o sırada etkili olan olumsuz hava ve yol koşulları nedeniyle kontrolden çıkarak dere yatağına yuvarlandı. Yerel halk olayın şokunu yaşarken, olay anında ambulansta herhangi bir hasta bulunmaması teselli kaynağı oldu.
Ambulansın içinde bulunan sağlık ekibi, bu tür durumlar için eğitimli olsalar da aniden karşılaştıkları bu beklenmedik kaza nedeniyle zor anlar yaşadılar. Araçta görevli sağlık teknikerleri Gizem Ö. ve Muhammet A. ile şoför Ömer Ç., olay yerine yönlendirilen başka bir ambulans ile tedbir amaçlı olarak bölgeden alındı. Yaralanan ekip üyeleri, sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapılmak üzere hızlıca hastaneye ulaştırıldı.
Kaza sonrası, Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü tarafından olayla ilgili detaylı bir inceleme başlatıldı. Yetkililer, olayı araştırmak ve benzer kazaların önüne geçmek amacıyla gerekçeleri öğrenmek için kapsamlı bir çalışma yürütme kararı aldı. Akabinde, bölgedeki hava koşullarına ve yol durumuna yönelik uyarılar da gündeme getirildi. Acil durumlarda kullanılan ambulansların çevre koşullarına uygun bir şekilde hareket etmesi gerektiği, sağlık personelinin güvenli bir şekilde işlerine devam edebilmesi için büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Bunun yanı sıra, kazanın ardından sosyal medya üzerinden de birçok yorum yapıldı. Kullanıcılar, ambulans sürücüsünün ve sağlık ekiplerinin dikkatli olması gerektiğini belirtirken, bazıları ise olumsuz hava koşullarının yol güvenliğini ne kadar etkili olduğunu dile getirdiler. Yaşanan bu talihsiz olay, halk arasında da büyük yankı uyandırdı ve birçok kişinin sağlık hizmetlerinin sunulmasındaki zorlukları bir kez daha hatırlamasına neden oldu.
Olayın ardından, sağlık müdürlüğü, ambulansların donanımına ve sürüş eğitimlerine yönelik yeni prosedürlerin geliştirilmesi gerektiğine dair çağrılarda bulundu. Böylelikle benzer kazaların önüne geçilmesi ve sağlık personelinin güvenliğinin artırılması hedeflendi. Bu kaza, sadece bir ambulansın kaza yapması değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin sunulmasında karşılaşılan zorlukları da gözler önüne serdi.
Sonuç olarak, Büyükçit köyünde yaşanan bu kaza, sağlık sektöründe görev yapan tüm ekiplerin dikkat ve özenle hareket etmelerinin gerekliliğini bir kez daha hatırlatmış oldu. Sağlık hizmetlerinin sürekliliği ve güvenliği açısından, bu tür kazaların önüne geçmek için alınacak tedbirler büyük bir önem arz ediyor. Yetkililerin bu konuda ne gibi adımlar atacağı merakla beklenirken, kaza sonrası yaralanan sağlık ekiplerinde de hızlı bir iyileşme süreci başlatıldığı bildirildi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik dağıtım sektöründeki yeni uygulama dönemi kapsamında önemli değişiklikler gerçekleştirdi. Bu değişikliklerin başında, elektrik dağıtım sektörü yatırımlarının reel olarak yaklaşık 1,5 kat artırılması yer alıyor. EPDK, tüm tüketicilerin kesintisiz ve kaliteli enerji kullanabilmelerini sağlamak amacıyla şebekenin gençleştirilmesini ve enerji bağlantı taleplerinin sorunsuz bir şekilde karşılanmasını hedefliyor. Bu bağlamda, elektrik dağıtım şirketlerinin yıllık yatırım gerçekleştirme zorunluluklarının belirlenen oranları artırıldı. Ayrıca, zamanında gerçekleştirilmeyen yatırımlar için EPDK tarafından söz konusu şirketlere ceza uygulanacağı açıklandı. Bu durum, enerji sektöründeki sürdürülebilirliği sağlamak için atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Yeni dönemle birlikte elektrik dağıtım sektöründe kullanılacak yazılımların yerlileştirilmesi için teşvik mekanizması oluşturuldu. Bu sayede, yazılım alanındaki dışa bağımlılığı azaltacak önlemler alınmış oldu. EPDK’nın bu yeni uygulamaları, ülkenin enerji yönetiminde daha güçlü ve bağımsız bir yapının oluşmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Planlı bakım ise yeni uygulama döneminin bir diğer önemli konusunu oluşturuyor. EPDK, bu dönemde planlı bakım bütçesini 2 kat artırdığını duyurdu. Özellikle orman yangınlarıyla mücadele kapsamında, ormanlık alanlardaki dağıtım tesislerinin bakım periyotlarının yıllık hale getirilmesi kararlaştırıldı. Orman budama ve temizleme işlemleri, planlı bakım faaliyetleri kapsamında zorunlu hale getirildi. Bu süreçte, planlı bakım faaliyetlerini aksatan ve özellikle orman alanlarındaki hat bakımlarını ihmal eden şirketlere ceza uygulanacağı vurgulandı. Planlı bakım inisiyatifleriyle, enerji kayıplarının önüne geçilmesi ve daha sağlıklı bir enerji altyapısının oluşturulması amaçlanmaktadır.
Yeni tarife döneminde, kayıp kaçakla mücadele de etkin bir şekilde sürdürülecek. Bu doğrultuda, dağıtım şirketlerine belirlenen hedefleri tutturma zorunluluğu getirildi. Hedeflerini gerçekleştiren şirketlerin, gider harici sağladıkları finansal faydaların tarifeye yansıtılacağı ve bunun tüketicilerin lehine olacağı ifade edildi. Bu durum, tüketicilere daha uygun fiyatlar sunulmasını da beraberinde getirecek.
Sonuç olarak, EPDK’nın yeni uygulamaları, elektrik dağıtım sektöründe önemli bir dönüşüm sürecini işaret etmektedir. Hem yatırımların artırılması hem de planlı bakım bütçesinin yükseltilmesi, enerji altyapısının güçlendirilmesi ve daha sürdürülebilir bir enerji sisteminin oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir. EPDK’nın belirlediği yeni stratejiler, enerji sektöründeki kalite ve hizmet standartlarını yukarıya taşıyacak ve tüm tüketicilere kesintisiz enerji sağlamayı hedefleyecektir.
Valais kantonunda yer alan ünlü kayak merkezi Crans Montana‘da, yılbaşı gecesi büyük bir patlama meydana geldi. İsviçre polisi, patlamanın 300 kişi kapasiteli eğlence mekanında olduğunu ve bu korkunç olayda en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ayrıca, çok sayıda kişinin de yaralandığı aktarıldı. Yangının, “Le Constellation” adlı barda, yerel saatle 01.30‘da başladığı ifade ediliyor.
Olayın hemen ardından polis, bölgenin tamamen güvenlik çemberine alındığını duyurdu. Ayrıca, Crans-Montana’ya ait hava sahasının uçuşa yasak bölge ilan edildiği bildirildi. Bu durum, olayla ilgili yapılan araştırmaların ve güvenlik önlemlerinin artırılması için alındı. Patlamanın nedenine dair henüz net bir bilgiye ulaşılamadığı belirtiliyor. Patlama sırasında barda 100’den fazla kişinin bulunduğu iddiaları da mevcut.
Olay yerinde inceleme başlatılırken, kurtarma ekipleri yaralıları hastanelere kaldırdı. Patlamanın etkisiyle barın büyük bir kısmında ciddi hasarın meydana geldiği görülüyor. Yerel halk ve tatilciler olayın şokunu yaşarken, kayak merkezi geçici olarak kapatıldı. Güvenlik güçleri, patlama ile ilgili olarak geniş kapsamlı bir soruşturma açmış durumda.
Olayın ardından gelen sosyal medya paylaşımlarında, tanıkların yaşadıkları korku dolu anlar dile getirildi. Birçok kişi, patlama sırasında panik içinde kaçıştıklarını ve yaşadıkları korkuyu aktardı. Bu durum, yeni yıl kutlamaları için bir araya gelen insanların yaşadığı büyük bir travma yaratırken, Crans Montana’nın bu tür olaylarla anılmasının önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı.
Patlama olayının, Crans Montana’nın turizm sezonunu nasıl etkileyeceği ise belirsiz. Ülkenin dört bir yanından gelen kayak tutkunları ve turistler, bu lüks kayak merkezini yeni yıl kutlamaları için tercih etmişti. Ancak, meydana gelen bu trajik olayın ardından bölgenin tekrar güvenli hale getirilmesi ve insanların buraya olan güveninin yeniden tesis edilmesi uzun bir zaman alabilir.
Polis, patlamanın nedenini ortaya çıkarmak için detaylı bir araştırma yürütüyor. Çok sayıda uzman olay yerinde incelemelerde bulunurken, patlamanın güvenlik önlemlerinin yetersizliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da araştırılıyor. İsviçre genelinde güvenlik endişeleri oluşturan bu olay, benzer durumların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu hale getiriyor.
Crans Montana, sadece kayak değil, aynı zamanda lüks restoranlar ve eğlence mekanlarıyla da tanınan bir destinasyon olarak biliniyor. Bu tür olayların, bölgenin ekonomisini olumsuz etkileyebilmesi nedeniyle yerel yetkililer, turizmi yeniden canlandırmak adına çalışmalarına hız vermek zorunda kalacak. Gelecek günlerde, güvenlik önlemlerinin artırılıp artırılmayacağı ve bölgenin normal yaşantısına ne zaman döneceği merakla bekleniyor.
İzmir’de bazı belediyelerin 2026 yılı için belirlediği ruhsat, harç ve hizmet bedellerinde, yüzde 300’lerden başlayıp 1500’leri aşan oranlara kadar ulaşan artışlar, başta turizm sektörü olmak üzere birçok sektörde yoğun tepkilere neden oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi olarak, bu artışların adaletsizliğine dikkat çekti. İşler, bu durumu “El İnsaf” dedirtecek kadar ciddi bir adaletsizlik olarak değerlendirdi.
İşletmeler Ayakta Zor Duruyor
Turizm sektörünün son dönemde belediyeler tarafından adeta bir gelir ve finansman kaynağı gibi görüldüğüne dikkat çeken İşler, yüksek maliyetlerin İzmir’deki turizm yatırımlarını durma noktasına getirdiğini ifade etti. Otellerin artan masrafları ve dwindling rekabet gücü nedeniyle mevcut işletmelerin ayakta zor durduğunu belirtti. Örnek olarak, Konak Belediyesi’nin yaptığı ruhsat artışlarını paylaşan İşler, “Yangın güvenliği için yapılan zorunlu yatırımlar zaten milyonlarca lirayı buluyor. Bu yatırımların hemen ardından, ruhsat başvurularında 2025 ile 2026 yılları arasında yüzde 300 ila yüzde 1500’ü aşan artışlarla karşılaşıyoruz. 2026 yılı için ilan edilen tarifeler, artışın boyutunu net biçimde ortaya koyuyor,” dedi.
Yeni tarifelere göre; 1. sınıf lokanta, kafe ve benzeri iş yerlerinde ruhsat bedelleri yüzde 800’ün üzerinde artarken, büfe ruhsatları yüzde 535, açık ve kapalı otopark ruhsatları ise yüzde 470 ile yüzde 950 arasında bir artış gösterdi. Ayrıca, işyeri teknik kontrol ücretleri yüzde 1000’in üzerinde, oteller için katı atık ve temizlik bedelleri ise yüzde 500’ün üzerinde artırıldı. 2024 yılında yüz binler seviyesinde olan belediye ruhsat ve yıllık hizmet bedelleri ise 2026 itibarıyla milyon TL seviyelerine çıktı. Meclis kararlarıyla gerçekleştirilen bu artışların ciddi bir adaletsizlik yarattığı öne sürüldü.
Belediyeler Açıklarını Bizden Kapatma Peşinde
İşler, ilçelerin meclis kararlarıyla istedikleri oranlarda tarifelere zam yapabilme yeteneğine sahip olduklarını belirtti. “Aynı durumu harçlarda da görmekteyiz. Kanun adı altında bu bedeller oldukça rahat bir şekilde alınabiliyor. Ancak hukukun verdiği bu güç, adaletsizce ve hukukun ruhuna aykırı bir biçimde kullanılmakta,” ifadelerini kullandı. Belediyelerin bu yetkileri, sektörün sırtından kendi bütçe açıklarını kapatmak ve yeni gelir kalemleri oluşturmak amacıyla merhametsiz bir şekilde kullandığını vurguladı. Bu durumun yalnızca sektörü değil, kamu vicdanını da derinden yaraladığını söyledi.
Konu Mahkemeye Taşınacak
Otelciler ve yatırımcılar olarak, bu yaklaşımı caydırıcı bir etki ve sistematik bir baskı olarak gördüklerini belirten İşler, bu durumun İzmir’de turizm yatırımlarını caydırdığını, mevcut işletmelerin ayakta kalmasını zorlaştırdığını, istihdam ve hizmet kalitesini tehdit ettiğini vurguladı. “Yaşananlar artık münferit bir durum değil, sistematik bir uygulamaya dönüşmüş durumda. Yangın güvenliği elbette vazgeçilmez; ancak güvenlik gerekçesiyle yapılan denetimlerin ardından işletmelere bu kadar ağır bir mali baskı yapılması da kabul edilemez,” dedi. Artışların ekonomik gerçeklerle bağdaşmad
Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü, 2024 yılının ilk dakikalarında heyecan verici bir olaya sahne oldu. Yeni yılın ilk bebekleri olarak dört bebek dünyaya geldi; bu bebeklerden üçü kız, biri ise erkekti. Yeni yılın ilk bebeği, Nida Karataş’ın 3 kilogram ağırlığında dünyaya getirdiği kızı Zeynep Hüma oldu. Hastanede aynı dakikalarda, Sevda Çoban’ın 3 kilogram 100 gram ağırlığındaki Asya adını verdiği kız çocuğu ile Özge Esmer’in Deniz adını verdiği diğer bir kız çocuğu da doğdu. Bunun yanı sıra Arel adında bir erkek bebek de dünyaya gelerek yeni yılın bebekleri arasında yerini aldı.
Nida Karataş, yeni yılın ilk bebeği Zeynep Hüma’yı kucakladığı için oldukça mutlu olduğunu ifade etti. “Bir kızım ve bir oğlum vardı, bu üçüncü çocuğum oldu” diyen Karataş, çocuklarının hayırlı, salih ve salihe olmalarını ve devlete, millete faydalı bireyler olarak yetişmelerini umduğunu belirtti. “Allah’ım isteyen herkese nasip etsin. Çocuğum 3 kilogram ağırlığında ve ismini de Zeynep Hüma koyduk” şeklinde konuştu.
Zeynep Hüma’nın anneannesi Nadire Serinkaya (70), torununu kucağına almanın mutluluğunu dile getirerek, “Benim iki kız, iki oğlum var. 10 tane torunum var. Allah hayırlı yaşam nasip etsin. Daha bundan iyi bir his var mıdır? Bu yaşımda 10’uncu torunum da geldi” diyerek büyük bir sevinç yaşadı.
Diğer bir anne Sevda Çoban ise yeni yılın ilk bebeklerinden biri olan kızı ile ilgili duygularını paylaştı. “Çocuğum, kız çocuğu ve 3 kilogram 100 gram olarak dünyaya geldi. Mutluyum. İsmi Ahsen olarak koyduk. Rabbim hayırlı evlat etsin” diyerek mutluluğunu ifade etti.
Annelere eşlik eden bir başka yeni anne Özge Esmer de, yeni yılın ilk bebeğini dünyaya getirmiş olmanın sevincini yaşadı. Bebeğine Deniz adını veren Esmer, “Bu bebeğin vatana ve millete hayırlı olması için dua ediyorum” diyerek niyetini aktardı.
Bu dört bebek ve anneleri, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde gerçekleşen bu mutlu olayla yeni yılın sevgi dolu ve umutlarla dolu bir başlangıcını simgeledi. Her bir ailenin gelenekleri ve dilekleri doğrultusunda, onların yaşamlarına büyük anlam katacak olan bu bebeklerin, geleceğe umutla bakmamız için birer vesile olduğuna inanılıyor.