28 Mart 2025 Cuma
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile ilgili son olaylar, Türkiye’nin siyasi ikliminde gerginlik yaratan bir durumu ortaya koyuyor. Özellikle İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın gözaltına alınması, kamuoyunun tepkisini çekti. Bu durum, ciddi bir endişe ve hayal kırıklığına yol açmış durumda.
Ekrem İmamoğlu, sosyal medya platformu X’te, “Yasakçı akılda ne yalan biter ne de iftira.” ifadesini kullanarak sözlerine başladı. Avukatı Pehlivan’ın gözaltına alınmasının ardından yapılan bu paylaşımında, yürütülen adli soruşturmaların yasakçı bir anlayışla yürütüldüğünü vurguladı. İmamoğlu, avukatının gözaltına alınmasının gerekçelerinin tamamen uydurma olduğunu ifade ederken, bunun bir demokrasi darbesi olduğunu iddia etti. Bu tür uygulamaların, muhalefetin sesini kısma çabası olarak algıladığını dile getirdi.
İmamoğlu’nun paylaşımında dikkat çeken bir diğer unsur da, yaşananların yalnızca bir demokrasi darbesi değil, aynı zamanda bir hukuk darbesi olduğunu öne sürmesiydi. “Demokrasi darbesi yaptıkları yetmiyormuş gibi bu darbenin mağdurlarının kendilerini savunmasına da tahammül edemiyorlar,” şeklinde bir ifade kullanarak, iktidarın muhalefete karşı olan tutumunu eleştirdi. İmamoğlu, “Bir avuç kifayetsizin ülkemize yaşattığı kötülük büyüyor,” diyerek, yaşanılan olumsuzlukların sorumlusunu iktidar olarak gösterdi.
Bu açıklamaların ardından, İmamoğlu avukatının derhal serbest bırakılmasını talep etti. Gerçekleşen bu hadise, siyasi arenada tartışmaların daha da büyümesine neden olabilir. İmamoğlu’nun avukatının gözaltına alınması, yalnızca kişisel bir durum değil, aynı zamanda genel olarak Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ve demokrasi anlayışına dair ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Bu durum, pek çok hukukçu ve siyasi analist tarafından da endişe verici bir gelişme olarak nitelendirilmektedir.
İmamoğlu’nun çağrısı sadece kendi avukatı için yapılmamış, aynı zamanda Türkiye’deki hukukun bağımsızlığı ve demokrasinin korunması adına bir mesaj taşıyor. Bu tür uygulamaların dünyadaki demokratik normlarla örtüşmediği ifade ediliyor. Son dönemlerde Türkiye’de yaşanan benzer olaylar, muhalefetin her geçen gün daha fazla baskı altında kalmasına yol açtı. Bu nedenle İmamoğlu’nun sözlerinin, yalnızca bir bireysel durumu yansıtmadığını, aynı zamanda tüm muhalefet için bir uyanış çağrısı niteliği taşıdığını söylemek mümkündür.
Sonuç olarak, Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın gözaltına alınması, Türkiye’de hukukun ve demokrasinin geleceği açısından son derece önemli bir olay olarak kaydedilecektir. Bu durum, hem muhalefetin hem de toplumun geniş kesimlerinin dikkatini çekerken, hukukun üstünlüğü mücadelesinin ne denli kritik hale geldiğini her fırsatta gözler önüne seriyor. İmamoğlu’nun bu konudaki duruşu, ilerleyen günlerde muhalefet cephesi için nasıl bir yol haritası çizeceğini dair ipuçları verebilir.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu (MYO) arasında sürdürülmekte olan eğitim iş birliği protokolü, mesleki eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydediyor. İki kurum, sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü belirlemek amacıyla bir anket düzenledi. Bu ankete 115 firma katıldı ve sonuçlar, en ihtiyaç duyulan bölümlerin Kaynak Teknolojisi, İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, İklimlendirme ve Soğutma Sanayi, Alternatif Enerji Kaynakları, Otonom Sistemleri Teknikerliği, Plastik İşleme Teknolojisi ile Hibrit ve Elektrikli Taşıtlar Teknolojileri olduğunu ortaya koydu.
Anket sonuçları, başka alanlara yönelik taleplerin de bulunduğunu gösterdi. Örneğin, metal işleme makineleri operatörlüğü için abkant, punch ve lazer operatörlüğü gibi eğitimler, inşaat alanında meslek liselerinde ve liselerde tüm dallar için kalfalık eğitimi, mobilya, mermer, parke, sıhhi tesisat ve kuaförlük alanlarında ustalık eğitimleri gibi talepler ön plana çıktı. Ayrıca siber güvenlik, yüzey kaplama operatörlüğü, geri dönüşüm ve imalatı, İzmir’in bir liman kenti olması dolayısıyla deniz, kara, hava ve demiryolu ulaşımı konularında eğitimlerin verilmesi gibi konular da firmalar tarafından talep edildi. Ayrıca, dış ticaret kenti olması nedeniyle gümrük işlemlerini yapacak yetişmiş personele ihtiyaç duyulması, Gümrük İşletme bölümünün açılmasının bölgeye ekonomik katkı sağlayacağına dair bir vurgu da yapıldı. CNC makine teknolojisi alanında önemli bir iş gücü açığı olduğu belirtilirken, kaplama teknolojileri operatörlüğü, elektronik, otomasyon ve haberleşme teknikerliği gibi alanların da talep gören diğer başlıklar olduğu ifade edildi. Firmaların eğitimlerin yüzde 75 oranında uygulamalı olması gerektiği konusunu da dile getirmesi dikkat çekti.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, mesleki eğitimin önemini vurgulayarak, “Sürdürülebilir üretim için nitelikli işgücüne, nitelikli işgücü için de mesleki eğitime ihtiyacımız var. Meslek liselerinin ve meslek yüksekokullarının önemi göz ardı ediliyor. Biz, kalifiye iş gücünün üniversitelerle değil, meslek liseleri ve yüksekokullarla geliştirileceğine inanıyoruz. İzmir Kavram MYO ile güzel bir iş birliği gerçekleştiriyoruz ve kaynak teknolojisi bölümünün YÖK tarafından MYO müfredatına dahil edilmesi bunun somut bir örneğidir. Anket sonuçları sanayinin hangi alanlarda nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğunu net olarak ortaya koydu. Ülkemizin sorunu işsizlik değil; mesleksizliktir” ifadelerini kullandı.
İzmir Kavram MYO Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan ise, yüksekokulun teknik, sağlık ve sosyal alanlarda gri yaka personel yetiştirdiğini belirtti. “Sektörde Eğitim, Sektörle Eğitim” ilkesinden yola çıkarak, nitelikli teknik personel yetiştirmenin öncelikleri arasına alındığını ifade eden Küçükaltan, “EBSO ile iş birliği yaparak, bu alandaki teknik personel ihtiyaç profillerini belirledik. Yıllardır yapılan çalışmalar sonucunda, Kaynak Teknolojisi alanında büyük bir ihtiyaç olduğu net bir şekilde görüldü ve bu alanda YÖK’ten onay aldık. Önümüzdeki dönem YÖK’ün onayı ile bu programa öğrenci alımına başlayacağız” dedi. Ayrıca, EBSO’nun firmalardan aldığı ihtiyaç taleplerine de değinerek, bu taleplerin YÖK mevzuatına uygun şekilde değerlendirileceği bilgisini paylaştı. Küçükaltan, EBSO’nun eğitim ve destekleri dolayısıyla EBSO Başkanı Ender Yorgancılar başta olmak üzere tüm yöneticilere teşekkürlerini iletti.
Aliağa Belediyesi, arife günü ile bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günü kabristan ziyareti yapmak isteyen vatandaşlara büyük bir kolaylık sunuyor. Bu özel günlerde, Aliağa Belediyesi’nin servis araçları, kent mezarlığına ücretsiz ulaşım hizmeti sağlayacak. Böylece, ailelerini ziyaret etmek isteyen vatandaşlar, yakınlarını anmak ve kabristan ziyareti gerçekleştirmek için kolaylıkla mezarlığa ulaşabilecekler.
ARİFE VE BAYRAMIN BİRİNCİ GÜNÜ SERVİSLERİN SAATLERİ VE GÜZERGAHI
Aliağa Belediyesi, arife günü ile bayramın 1’inci günü toplamda 2 adet servis aracı ile hizmet verecek. Bu araçlar, sabah saat 10:00’dan itibaren sırasıyla 12:00, 14:00 ve 16:00’da Aliağa Gençlik Merkezi’nden hareket edecek. Servis araçlarının izlediği güzergah ise oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Aliağa Gençlik Merkezi’nden yola çıkan araçlar, Vali Mithat Paşa Caddesi, İstiklal Caddesi, Güzelhisar Caddesi, Jandarma Lojmanları, Anadolu Caddesi, Cengiz Topel Caddesi, Rumeli Caddesi, Mehmet Akif Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi, Nene Hatun Caddesi, Kazım Karabekir Caddesi, Samurlu Caddesi, Tuna Caddesi ve Sakin Sokak güzergâhını izleyerek kabristana ulaşacaklar. Kabristana giden araçlar, dönüş için ise 11:00, 13:00, 15:00 ve 17:00 saatlerinde geri hareket edecek.
BAYRAMIN İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ GÜNÜ SERVİS SAATLERİ VE GÜZERGAHI
Bayramın 2’nci ve 3’üncü günlerinde ise Aliağa Belediyesi, hizmeti tek bir araç ile sürdürecek. Bu araç, Jandarma Lojmanlarından saat 12:00 ve 14:00’de hareket ederek yine kabristana ulaşacaktır. İzlenen güzergah, daha önce olduğu gibi aynı kalıyor. Araçlar, Güzelhisar Caddesi, Anadolu Caddesi, Cengiz Topel Caddesi, Rumeli Caddesi, Mehmet Akif Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi, Nene Hatun Caddesi, Kazım Karabekir Caddesi, Samurlu Caddesi, Tuna Caddesi ve Sakin Sokak üzerinden ilerleyecek. Dönüş saatleri ise 13:00 ve 15:00 olarak belirlenmiştir.
Bu uygulama ile Aliağa Belediyesi, vatandaşların ruhsal olarak bu özel günlerde yakınlarını anmalarına yardımcı olmayı, kabristana ulaşımını kolaylaştırmayı ve toplumsal dayanışmayı desteklemeyi amaçlıyor. Kabristana ulaşımın ücretsiz olması, birçok vatandaşın bu fırsatı değerlendirme şansı bulmasını sağlayacak. Herkesin bayramını kutlamak ve unutulmayanların anısını yaşatmak için bu hizmet önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Edinilen bilgiye göre, bir kaza geçtiğimiz günlerde Çorlu ilçesi Hatip Mahallesi Sarılar yolu üzerindeki (Mimar Sinan Caddesi) Karatepe Cezaevi mevkisinde gerçekleşti. Çorlu istikametine seyir halindeki Ramazan F. yönetimindeki beton mikseri, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda yoldan çıktı.
Mikser, elektrik direklerini devirdikten sonra ekili bir tarlaya girdi ve yaklaşık 150 metre ilerledikten sonra durabildi. Kaza sonucunda beton mikserinin kabini tamamen hurdaya dönerken, sürücü Ramazan F. yaralandı. Olayın bildirilmesi üzerine, sağlık ekipleri kısa sürede olay yerine intikal etti. Yaralı olan şoför, sağlık ekiplerinin müdahalesi sonrası, ambulansla Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
ŞOFÖR: KAMYON BİRDEN BENİ ATTI
Olay sonrası sağlık durumunun iyi olduğunu belirten mikser şoförü Ramazan F., “Yolda normal hızda giderken araç birden beni attı, bu yüzden de direksiyonu toparlayamadım” şeklinde konuştu. Yaşadığı bu talihsiz kazayla ilgili olarak jandarma tarafından inceleme başlatıldı. Elde edilen bilgilere göre, kaza sırasında çevrede oldukça büyük bir gürültü meydana gelirken, kazanın nedenleri araştırılmakta.
Kaza, bölgedeki mevcut trafik güvenliği koşullarını da yeniden düşünmeye teşvik etti. Özellikle ağır tonajlı araçların bulunduğu yollarda, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesi adına alınacak önlemler gündeme geldi. Kaza sonrası bölgedeki sürücülerde ise tedirginlik hakim oldu.
Bu tür kazaların toplum üzerinde yarattığı etki, yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda psikolojik etkilere de yol açabilmektedir. Ramazan F. ve diğer sürücüler için, bu tür kazaların önlenebilmesi adına eğitici programların ve güvenli sürüş eğitimlerinin önem kazanması gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor. Uzmanlar, araç sürücülerinin dikkatlerini daha çok yola verebilmeleri için bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, bu tür kazaların sayısını azaltmak ve yol güvenliğini artırmak için öncelikle sürücüler, yol koşulları ve araç bakımı gibi unsurların dikkate alınması büyük önem arz ediyor. Ramazan F.’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, gelecekte benzer kazaların yaşanmaması temennisinde bulunuyoruz.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ile İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu arasında gerçekleştirilen eğitim iş birliği protokolü çerçevesinde mesleki eğitim alanında çalışmalar devam etmektedir. Sanayinin kalifiye iş gücüne duyduğu ihtiyaç doğrultusunda, iki kurum arasında yapılan iş birliği ile bu alanların daha net bir şekilde tespiti amacıyla bir anket düzenlenmiştir. Anket çalışmasına 115 firma katılmış ve sonuçlar, sektörlerin ihtiyaç duyduğu alanları belirlemekte önemli bir rol oynamıştır.
Ankette en yüksek puan alan bölümler sırasıyla; Kaynak Teknolojisi, İmalat Yürütme Sistemleri Operatörlüğü, İklimlendirme ve Soğutma Sanayi, Alternatif Enerji Kaynakları, Otonom Sistemleri Teknikerliği, Plastik İşleme Teknolojisi ve Hibrit ve Elektrikli Taşıtlar Teknolojileri yer almıştır. Bunun yanı sıra, anket dışında kalan diğer alanlarda da önemli talepler bulunmaktadır. Metal işleme makineleri operatörlüğü, ortaokul ve liselerde inşaatın tüm dalları, mobilya, mermer, parke, sıhhi tesisat ve kuaförlük alanlarında kalfalık eğitimi talepleri öne çıkmıştır.
Siber güvenlik, yüzey kaplama operatörlüğü, geri dönüşüm ve imalat konuları da firmaların talep ettiği diğer alanlar arasında yer almaktadır. İzmir’in bir ‘liman kenti’ olması ve çeşitli taşıma modellerinin kullanılması, deniz, kara, hava ve demiryolu eğitimlerinin verilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, gümrük işlemlerini gerçekleştirecek yetişmiş personele olan ihtiyaç, Gümrük İşletme bölümünün açılması gerektiğini göstermektedir. Eğitim kurumlarının bu alanda öğrencilere daha fazla fırsat sunması gerektiği vurgulanmaktadır.
EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Sürdürülebilir üretim için nitelikli iş gücüne, nitelikli iş gücü için de mesleki eğitime ihtiyaç duyuyoruz. Son dönemde meslek liselerinin ve meslek yüksekokullarının önemi göz ardı edildi.” ifadelerini kullanarak, kalifiye iş gücünün üniversiteler ile değil, meslek liseleri ve meslek yüksekokulları aracılığıyla çözüleceğini belirtmiştir. EBSO ile İzmir Kavram MYO arasında yapılan iş birliği sayesinde büyüyen bir gelişim süreci yaşandığına dikkat çekilmiştir.
İzmir Kavram MYO Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan ise; “İzmir Kavram MYO’muz, doğrudan YÖK’e bağlı bir Vakıf Meslek Yüksekokulu olarak; teknik, sağlık, sosyal alanlardaki sektörlere gri yaka personel yetiştiren bir yükseköğretim kurumudur. ‘Sektörde Eğitim, Sektörle Eğitim’ ilkesiyle ilerlediğimiz yolda, hedefimiz bölgenin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik personeli yetiştirerek istihdama katkı sağlamaktır.” şeklinde konuşmuştur.
Küçükaltan, EBSO ile yapılan ortak çalışmalarda Kaynak Teknolojisi alanında büyük bir ihtiyaç bulunduğunu ve bu alanda YÖK’e başvuruda bulunarak program açılmasının onayını aldıklarını ifade etmiştir. Bunun yanı sıra, EBSO tarafından alınan anket sonuçlarına dayanarak, bölgede aranan ara eleman eğitimine ihtiyaç duyulan sektörleri belirlediklerini vurgulamıştır. Ayrıca, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar’a, mesleki eğitim alanındaki desteğinden dolayı teşekkür etti.
Sonuç olarak, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Kavram MYO iş birliği, sanayinin ihtiyaçlarına yönelik bir eğitim altyapısı oluşturmayı hedeflemektedir. Kaliteli mesleki eğitim sayesinde istihdam artışı sağlanması ve sektörel bazda bilgi akışının sağlanması beklenmektedir.