31 Ocak 2026 Cumartesi
MEDYA EGE – Çiğli Belediyesi, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı bir açıklamada, Ata Anı Evi’ne düzenlenen gezilerin her hafta Perşembe günü saat 12.00’de gerçekleştirilmekte olduğunu duyurdu.
Yapılan açıklamaya göre, bu gezilere kadınlar ve çocuklar katılmakta ve bu etkinlikler aracılığıyla Cumhuriyet değerlerinin ve tarih bilincinin yeni nesillere aktarılması hedeflenmektedir. Ata Anı Evi’nde gerçekleştirilen ziyaretler, katılımcılara hem tarihi atmosferin yakından tanıtılması hem de anlamlı bir kültür yolculuğu yaşatılması amacı taşımaktadır. Bu bağlamda, hem kadınlar hem de çocuklar, Türkiye’nin tarihinde önemli bir sembol olan Ata Anı Evi’nde geçirecekleri zamanla, geçmişin izlerini daha iyi bir şekilde kavrayabileceklerdir.
Çiğli Belediyesi’nin duyurusunda, gezilere katılmak isteyen vatandaşların detaylı bilgi edinmek ve kayıt işlemlerini gerçekleştirmek için belediyenin iletişim hattı olan 444 35 52 (Dahili: 4507–4514) numarasını aramaları gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Bu durum, etkinliğe katılmak isteyenler için kolay bir ulaşım sağlamaktadır. Bunun yanı sıra, etkinliklerin düzenli olarak her hafta sürdürülmesi de katılımcıların sürekli bir şekilde bu kültürel aktiviteden yararlanmalarında önemli bir faktördür.
Özellikle kadınlar ve çocuklar için düzenlenen bu geziler, sosyal bir aktör olarak ailelerin birlikteliğini artırmaya ve paylaşma kültürünü güçlendirmeye de yardımcı olmaktadır. Geçmişle kurulan bu bağ, toplumsal bilinçlenmenin artması ve gelecek nesillere daha sağlam bir tarih bilinci bırakılması açısından önemli bir rol oynamaktadır. Böylece katılımcılar, sadece bir ziyaret gerçekleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda Cumhuriyet değerlerini ve tarihsel bilinçlerini de tazelemektedirler.
Çiğli Belediyesi tarafından düzenlenen bu etkinlik, bölge halkı için önemli bir fırsat sunmaktadır. Ata Anı Evi’nin tarihi yapısı ve zengin içeriği ile katılımcılar, geçmişten günümüze önemli olayları ve figürleri daha iyi anlama imkânına sahip olmaktadırlar. Bu bağlamda, hem çocuklar hem de yetişkinler, bu anlamlı buluşmada yer alarak, Cumhuriyetin kazanımlarını ve önemi hakkında daha fazla bilgi sahibi olabileceklerdir.
Sonuç olarak, Çiğli Belediyesi’nin bu etkinliği, sadece bir gezi olmanın ötesinde, toplumsal bilinçlenme ve tarih bilincinin oluşturulmasında etkin bir rol oynamaktadır. Her hafta düzenli olarak gerçekleştirilen gezilere katılım, hem bireysel hem de toplumsal anlamda büyük bir katkı sağlamaktadır. Katılımcıların bu tür etkinliklere ilgisinin artması ve daha fazla kişinin bu değerli deneyimi yaşaması, geleceğe dair umudu da artırmaktadır.
İzmir’de, 11 Ekim 2023 tarihinde etkili olan sağanak yağış sonrası, kent genelinde beklenmedik bir sel olayı meydana geldi. Bu durum, özellikle Bornova ilçesinde hayatı olumsuz şekilde etkiledi. Tarafından kaydedilen ilginç görüntüler, sosyal medyada hızlı bir şekilde yayıldı. İnsanlar, su birikintisine rağmen yoluna devam eden bir otomobilin, sanki yüzüyormuş gibi ilerlemesine şaşkınlıkla bakmak zorunda kaldı.
Olayın merkezi olan Bornova ilçesi, özellikle Kemalpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Sel felaketi nedeniyle bu cadde üzerinde büyük su birikintileri oluştu. Ancak buna rağmen, sürücüsü duraksamadan ilerlemeyi sürdürdü. Otomobil, derin suyun içinde sanki bir gemi gibi yol alarak sokakta ilerledi. Aynı zamanda çevrede bulunan birçok vatandaş, bu ilginç anları cep telefonları ile kaydetti. Otomobilin suya gömülü şekilde ve büyük bir cesaretle yol alması, izleyenler üzerinde etkileyici bir izlenim bıraktı.
Görüntülerde, otomobilin sel sularının arasında neredeyse yüzerek ilerlediği; çevredeki vatandaşların büyük bir merakla durumu izlediği dikkati çekiyor. Sosyal medyada paylaşılan bu görüntüler, birçok kişi tarafından beğenildi ve kısa sürede viral haline geldi. İzmir’in bu olağandışı durumu birçok insanın ilgisini çekmekte ve gündem olmaktadır.
Sel olayının etkileri sadece bu ilginç görüntülerle sınırlı kalmadı. İzmir genelinde altyapı sorunları ve su baskınları gibi çeşitli problemler ortaya çıktı. Özellikle Bornova ve çevresindeki bölgelere ciddi zararlar verdiği bildirildi. Yerel yetkililer, bu tür doğal afetlere karşı daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Olay sonrası yapılan açıklamalarda, vatandaşların selin tehlikelerinden korunması için dikkatli olmaları gerektiği belirtildi. Bu tür durumlarla baş edebilmek için yerel yönetimlerin ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulandı.
Aslında, bu olayı sadece bir sel olayı olarak görmek yanıltıcı olabilir. Aynı zamanda iklim değişikliğinin de bir yansıması olarak değerlendirilmesi gereken önemli bir durum. Son yıllarda artan yağış miktarları ve buna bağlı olarak meydana gelen sel olayları, şehirlerin altyapısının gözden geçirilmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Uzmanlar, bu tür doğal felaketlerin gelecekte daha sık yaşanabileceğini ve şehirlerin bu duruma hazırlıklı olması gerektiğini ifade ediyor.
Kısacası, İzmir’de meydana gelen bu sağanak yağış sonrası yaşanan sel olayları, sadece gündelik yaşamı olumsuz yönde etkilemekle kalmadı, aynı zamanda toplumsal bilinci artırmak için de bir fırsat sundu. Doğal afetlere karşı nasıl bir hazırlık yapılması gerektiği konusunda daha fazla bilinçlenmenin önemi bir kez daha anlaşılmış oldu. Tüm bu yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte benzer durumların önüne geçmek için adımlar atılmalı ve daha sağlam bir altyapı oluşturulmalıdır.
İstanbul Üniversitesi, 33 yıl önce İBB Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na verdiği lisans diplomasını iptal etti. Bu karar, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına adaylık niteliklerinden birini kaybetmesine yol açabileceği gibi, üniversitenin de ağır bir fatura ödemesine neden olabilir. Üniversitenin bu kararı hakkında çatışmalar sürerken, İmamoğlu’nun diploması için başvuruda bulunulan global akreditasyon kuruluşu olan AACSB’ye (Association to Advance Collegiate Schools of Business) şikayette bulunulmuş durumda.
Halk TV canlı yayınında aktarılan bilgilere göre, İstanbul Üniversitesi’nin bu kararı, özellikle uluslararası düzeyde işletme fakültelerinin akreditasyonunu sağlayan AACSB nezdinde önemli bir itibar kaybı yaratabilir. Gazeteci İsmail Saymaz, “İstanbul Üniversitesi Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını 33 yıl sonra iptal edince Amerika’da bulunan AACSB adlı kuruluşa başvurmuş. Bu kuruluş, işletme ve yönetim alanındaki en prestijli küresel akreditasyonlardan biri” şeklinde bir açıklama yaptı. İstanbul Üniversitesi’nin İşletme Fakültesi’nin bu kuruluştan akredite olduğunu dile getiren Saymaz, durumun ciddiyetine vurgu yaptı.
Saymaz, şikayetin incelenmeye alınmasıyla birlikte, karşı tarafın Türkiye’den yapılan başvurunun işleme alındığını bildirdiğini belirtti. AACSB, Türkiye’den gelen belgelerin gönderildiğini ve sürecin inceleme aşamasında olduğunu kaydetti. Bu süreç, akademik camiadaki birçok kişi tarafından yakından izleniyor ve sonuç olarak akreditasyonun iptal edilme ihtimalinin her zaman geçerli olduğu ifade ediliyor. Saymaz’ın aktardığına göre, bu olumsuz bir karar alınırsa, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin uluslararası saygınlığı ve güvenilirliği büyük ölçüde zarar görecektir.
Saymaz, ICC fakat iletişim ve değerlendirme sürecinin nasıl gideceğine dair farklı senaryolar olduğunu vurgulayarak, “Bu organizasyonun, uluslararası AACSB’nin Ekrem İmamoğlu ile ilgili başvuruyu kabul etmesi bile başlı başına büyük bir olay” dedi. Önümüzdeki günlerde AACSB’nin İstanbul Üniversitesi’nin akreditasyonu hakkında bir karar vermesi muhtemel görünüyor. Bu kararın, üniversitenin akreditasyonunu iptal etmesi durumunda iddialara göre geniş çaplı olumsuz etkileri olacaktır.
Saymaz, konu ile ilgili geçmişte benzer bir durumun yaşandığını belirtirken, “Yakın zamanda Kıbrıs’tan İşletme Fakültesi’ne geçiş yapıp daha sonra Sorbonne’da yüksek lisans yapan bir akademisyenin başvurusu Sorbonne tarafından reddedilmişti” dedi. Bu tür bir red, İstanbul Üniversitesi’nin itibarına geri dönüşü olmayan zararlar verebilir. Saymaz, eğer AACSB’den benzer bir karar gelirse, İstanbul Üniversitesi’nin köklü bir eğitim kurumu olarak saygınlığı ciddi şekilde zedelenebilir.
Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptali, sadece kendisini değil, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi’nin uluslararası alandaki statüsünü de tehdit eden bir olayı meydana getirmiştir. İlgili akreditasyon kuruluşlarının olası kararları ve bu süreçte yaşanacak gelişmeler, hem İmamoğlu’nun siyasi kariyeri için hem de İstanbul Üniversitesi’nin itibarı bakımından kritik öneme sahiptir. Bu durum, üniversitenin uzun vadeli varlığı ve sunduğu eğitim kalitesinin doğruluğu açısından belirleyici bir etken olacaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Toplantı, İl Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirildi ve Bakan Işıkhan, burada önemli açıklamalarda bulundu.
Toplantıda yaptığı konuşmada, Bakan Işıkhan, TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Aralık ayı işgücü istatistiklerine atıfta bulunarak, Türkiye’deki işsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirtti. İşsizlik oranı, 2025 Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak %7,7 seviyesine düşmüştü. Işıkhan, bu durumun hem 25 yılın en düşük oranı hem de son 32 aydır tek haneli işsizlik oranının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. Bakan, bu verilerin, dezenflasyon politikalarını kararlılıkla uygularken, çalışma hayatını asla ihmal etmediklerinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Işıkhan, özellikle gençlerin ve kadınların işgücüne katılımını artırma çabalarının sonucunda, kadın işsizliğinin bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak %10,5 ile 2013 yılının en düşük seviyesine gerilediğini açıkladı. Ayrıca, 15-24 yaş aralığındaki genç nüfusta işsizlik oranı da aynı dönemde 1,1 puan azalarak %14,1’e düştü.
Bakan Işıkhan, gençlerin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam sistemine dahil edilmelerini sağlamak amacıyla Ocak ayının başında ‘Genç İstihdam Hamlesi – GÜÇ Programı’nı hayata geçirdiklerini belirtti. Bu program ile üç yıl içerisinde 3 milyon gencin istihdama katılmasının hedeflendiğini aktardı. Işıkhan, “Bu alanda tarihimizin en önemli atılımlarından birini gerçekleştirmiş olacağız,” ifadesini kullandı.
Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, çalışma hayatını geliştirme ve sosyal güvenlik sistemini güvence altına almak için çalışmaya devam ettiklerini belirtti. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ‘Gençliğin Üretim Çağı- GÜÇ Programı’nın duyurusu yapıldığını hatırlatan Işıkhan, gençlerin eğitim süreçlerini tamamlamadan işgücü piyasasına güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak için bu programın oldukça önemli olduğunu vurguladı. Bu çerçevede, Ordu’ya toplam 2 bin 750 İşgücü Uyum Programı (İUP) kontenjanı tanımladıklarını, ancak vatandaşların talepleri doğrultusunda bu sayıyı 3 bin 552‘ye yükselttiklerini ifade etti.
Bakan Işıkhan, partisinin sürekli hizmet etmeye çalıştığını ancak bazı muhalefet partilerinin bu çabalara taş koymaya çalıştığını da dile getirdi. CHP’li belediyelerin işçi maaşlarının ödenmemesi, yanlış bütçe yönetimi gibi sorunlara dikkat çekerek, Türkiye’nin geleceğine yönelik duruş sergilediklerini belirtti. “2026 yılının Türkiye’sinde hâlâ 1970’lerin sorunlarını konuşuluyor olması yüz kızartıcı bir durum,” diyerek bu duruma eleştirilerini yöneltti.
Son olarak, İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen Akkuş Belediyesi Meclis Üyeleri Turhan Yıldız ve Hasan Taşçı’ya rozetlerini takan Bakan Işıkhan, programın önemli bir kapanışını yapmış oldu.
Kıbrıs Gazisi Muammer Özçıtır, Bayındır’da düzenlenen askeri bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. Tören, Furunlu Cami’sinde, öğle namazına müteakip gerçekleştirildi. Cenaze namazına ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katılarak Özçıtır’a son görevlerini yerine getirdi. Bayındır Kaymakamı Murat Mete de törende yer alarak, Özçıtır ailesine başsağlığı dileklerini iletti ve acılarını paylaştı. Gazi Özçıtır’ın naaşı, Türk bayrağına sarılı bir şekilde, dualar eşliğinde Furunlu Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Törene Yoğun Katılım Oldu
Cenaze töreni, Kıbrıs Gazisi Muammer Özçıtır’a duyulan saygının bir göstergesi olarak geniş bir katılım ile düzenlendi. Bayındır’daki Furunlu Mahalle Cami’sinde kılınan cenaze namazına, Özçıtır’ın ailesinin yanı sıra Ege Ordu Komutanlığından rütbeli subaylar, geçmişteki gaziler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Kaymakam Murat Mete, törende ailesine moral vererek taziyelerini iletti, bu da topluluğun birlik ve beraberlik içinde yaşadığı duygunun bir simgesi oldu.
Askeri Törenle Uğurlandı
Cenaze namazının tamamlanmasının ardından, Gazi Muammer Özçıtır için askeri bir tören düzenlendi. Bu özel törende, Türk bayrağına sarılı cenaze naaşı, saygı dolu bir biçimde askerlerin omzunda taşındı. Saygı duruşunun ardından yapılan dualarla birlikte, Gazi Özçıtır, vatanına hizmet eden bir kahraman olarak son yolculuğuna uğurlandı. Askeri tören, hem saygının hem de minnettarlığın ifadesi olarak büyük bir anlam taşıdı ve katılımcılar arasında derin bir duygusal an yaşandı.
Bayındır’da Toprağa Verildi
Kıbrıs Gazisi Muammer Özçıtır’ın cenazesi, Furunlu Mahalle Mezarlığı’nda dualar eşliğinde defnedildi. Mezar başında gerçekleştirilen kısa dua ve veda konuşmaları, Özçıtır ailesinin son görevlerini yerine getirdiği anlar oldu. Kıbrıs Gazisi’ne son veda, gözyaşları ve dualarla gerçekleşirken, katılımcılar sadakatlerini ve minnetlerini dile getirerek bu önemli anı paylaştılar. Bu veda, toplumun bir araya gelerek özveriyle hatırladığı ve saygı gösterdiği bir an olarak kaydedildi.
Kıbrıs Gazisi Muammer Özçıtır’ın geçirdiği askeri yaşamı, toplumda bıraktığı iz ve miras, bugüne kadar devam eden özgürlük mücadelesinin simgelerinden birini oluşturuyor. Kendisi ruhu ile birlikteliğine her zaman sahip çıkılan bir kahraman olarak anılacak.