11 Ocak 2026 Pazar
Son alınan bilgilere göre, bir trafik kazası Lapseki ilçesine bağlı Umurbey beldesinde gerçekleşti. Olay, 17 FZ 662 plakalı traktörün sürücüsü Mehmet D.’nin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana geldi. Direksiyon kontrolünü kaybeden Mehmet D., traktörünün kontrolünü sağlayamadığı için ağır bir kaza geçirdi ve traktör devrildi.
Kaza sonrası çevrede bulunan vatandaşlar hemen durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Hızla olay yerine gelen sağlık ekipleri, Mehmet D.’ye ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Ancak acı bir gerçek ortaya çıktı; yapılan müdahalelere rağmen Mehmet D.’nin hayatını kaybettiği tespit edildi. Kazanın olduğu yer, Umurbey beldesinin sakin bir köy yolu fakat kazanın büyüklüğü bu sakinliği bir anda yerle bir etti.
Olayın ardından, Lapseki Jandarma Komutanlığı kazayla ilgili detaylı bir inceleme başlattı. Jandarma ekipleri, kazanın nedenini araştırmak ve benzer olayların yaşanmaması için önlem almak amacıyla sürücüler ve çevrede bulunan tanıklarla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu tür kazaların önüne geçmek için sürücülerin dikkatli olmaları, araçlarının bakımını düzenli yaptırmaları ve trafik kurallarına uymaları gerektiği bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Bu trajik olay, yerel halkta büyük bir üzüntü yarattı. Mehmet D. tanınan bir isimdi ve beldede birçok insan tarafından seviliyordu. Ailesinin ve yakınlarının kaybı, sağlanan destekle bir nebze olsun hafifletilmeye çalışılsa da acıları çok derin. Kazanın zamanlaması ve türü, traktör kullanımının ve tarım faaliyetlerinin yaygın olduğu bölgelerde dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
Umurbey beldesi, genelde tarım ve hayvancılık yapan köylülerle dolu bir yer. Bu tür kazalar, özellikle bu tür yerlerde oldukça sık yaşanabiliyor. Tarla ve bahçelerde sıkça kullanılan traktörler, bazen sürücülerin dikkatini dağıtacak şekilde yüklü veya yol koşullarına uygun olmayan bir şekilde kullanılabiliyor. Bu nedenle, jandarma ve yerel yönetimler tarafından yapılacak olan bu tür incelemeler, daha fazla kazanın önüne geçmek için oldukça önemli.
Yerel halk, Mehmet D.’yi her zaman hatırlayacak ve kaybının acısını derinden yaşayacak. Aile ve komşularının destek beklediği bu dönemde, kazanın nedenleri ve olasılıkları üzerinde durulması, önümüzdeki günlerde yapılacak olan toplantılarda değerlendirilecektir. Kaza sonrası yapılan incelemeler ve alınacak önlemler, gelecekteki kazaların önüne geçmek için büyük bir önem arz ediyor.
MEDYA EGE – Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menemen ilçesinde istihdama ve üretime katkı sağlaması hedeflenen Kavas TMGDK ve Lojistik Şirketi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılış programında işletme sahipleriyle ve vatandaşlarla bir araya gelen Pehlivan, hemşehrilerinin heyecanına ortak oldu. Bu tür etkinlikler, sadece yerel ekonomiyi canlandırmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendirmek açısından da büyük bir önem taşıyor.
Başkan Pehlivan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Menemen’de üretim ve istihdamı artıracak her adımı önemsediklerinin altını çizdi. Açılış sırasında yaptığı konuşmada, yeni işletmenin ilçeye değer katacağını ifade ederek, Kavas Ailesi’ne şirketlerinin hayırlı olmasını diledi. Başkan Pehlivan, ayrıca bu tür yatırım projelerinin, Menemen’in ekonomik büyümesine önemli katkılar sağlayacağını da belirtti. Bu bağlamda, bölgesel istihdamın artırılmasının yanı sıra, yerel işletmelerin de destekleneceği bir çevre oluşturulması gerekliliğine vurgu yaptı.
Menemen’de açılan Kavas TMGDK ve Lojistik Şirketi, bölgedeki işsizlik oranlarını düşürmek ve ekonomi üzerinde olumlu bir etki yaratmak amacıyla faaliyete geçmiştir. Pehlivan, işletmenin sadece ekonomik değil, sosyal yönleriyle de ailelere iş imkanı sunacağına inandığını belirtti. Bu tür projelerin, özellikle gençler için iş bulma olanaklarını artıracağına dikkat çekti.
Başkan Aydın Pehlivan, ayrıca yerel yönetim olarak, bölgedeki tarımsal üretimi de desteklediklerini ve iş fırsatları yaratmayı öncelikli hedefleri arasında bulunduklarını ifade etti. Menemen, tarımsal üretim açısından zengin bir bölge olup, burada gerçekleştirilecek yatırımların hem tarım hem de lojistik sektöründe büyük fark yaratacağı düşünülmektedir.
Kavas TMGDK ve Lojistik Şirketi’nin açılışı, Menemen halkı için önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Açılışta halkın katılımı ve coşkusu, bölgedeki ekonomik kalkınmaya olan inancı pekiştirmiştir. Bu tür projelerin, Menemen’in geleceği için umut verici bir adım olduğunu belirten Pehlivan, sözlerini “Her yeni yatırım, Menemen için bir kazanım demektir” diyerek tamamladı.
Söz konusu işletmenin açılışı, Menemen’in genel olarak ekonomik yapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda sosyal dinamiklerini de canlandıracaktır. Yerel halkın desteklediği bu yatırımların, Menemen’in yükselmesine yardımcı olacağına dair inanç oldukça yüksektir. Aydın Pehlivan, gelecekte aynı şekilde başka yatırımlara da imza atacaklarının sinyalini vermiştir. Böylece, Menemen’in halleri için daha iyi bir gelecek oluşturulması yönünde kararlılığın sürdüğü açığa çıkmaktadır.
İzmir’in Aliağa ilçesinde yer alan Gemi Söküm Bölgesi’nde, 2023 yılı Ekim ayında üzücü bir iş kazası gerçekleşti. Bu kazada, 49 yaşındaki işçi Salih Ataman hayatını kaybetti. Olay, öğle saatlerinde, gemi söküm tesislerinde faaliyet gösteren bir firmanın şantiyesinde meydana geldi. Kazanın ayrıntılarına bakıldığında, vincin kancasında bulunan sapanın yerinden çıkarak Salih Ataman’ın üzerine düştüğü öğrenildi.
Sağlık ekipleri, ihbar üzerine olay yerine hızlı bir şekilde intikal etti. Ancak, yapılan ayrıntılı incelemelerde, maalesef Salih Ataman’ın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Bu durum, iş güvenliği önlemlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İş kazalarının önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin artırılması gerekliliği, bu tür trajik olaylarla bir kez daha gündeme gelmiş oldu.
Olayla ilgili olarak, yetkililer tarafından bir soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın amacı, kazanın nedenlerini belirlemek ve gelecekte benzer olayların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak. İş kazalarının azaltılması için iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitimlerin artırılması gerektiği vurgulanıyor. Özellikle inşaat ve sanayi sektörlerinde çalışan işçilerin güvenlik standartlarının sağlanması, bu tür kazaların önüne geçmesi açısından kritik bir öneme sahip.
Bu tür üzücü olayların ardından genellikle iş sağlığı ve güvenliği üzerinde daha fazla tartışma yapılmakta ve gerekli reformların yapılması için çağrılar yapılmaktadır. Örneğin, iş yerlerinde düzenli olarak denetimlerin yapılması, güvenli ekipmanların kullanılması ve işçilere gerekli eğitimlerin verilmesi gibi önlemler, iş kazalarının önlenmesinde etkili olacaktır.
Salih Ataman’ın vefatı, çalışma hayatının zorluklarıyla birlikte işçi sağlığına yönelik dikkat edilmesi gereken konuları yeniden gündeme taşımıştır. Her yıl dünya genelinde iş kazaları sonucu birçok işçi hayatını kaybetmekte veya ciddi yaralanmalara maruz kalmaktadır. Türkiye’de de benzer tablolarla karşılaşmamak için, iş güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır.
Aliağa’daki bu kazanın ardından, kamuoyunda iş sağlığı ve güvenliği konusundaki eksikliklere dair tepkiler artması muhtemeldir. İşçilerin güvenli bir çalışma ortamında faaliyet göstermeleri, sadece işverenlerin değil, aynı zamanda devletin ve toplumun da sorumluluğundadır. Bu tür kazaların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması, tüm paydaşların ortak görevidir.
Sonuç olarak, İzmir’in Aliağa ilçesindeki iş kazası, hem sektördeki iş güvenliği standartlarının sorgulanmasına hem de işçilerin korunmasına yönelik daha fazla önlem alınması gerekliliğinin altını çizmektedir. Salih Ataman’ın kaybı, yalnızca onun ailesi için değil, aynı zamanda tüm çalışma hayatı için derin bir kayıptır ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için çabaların artırılması gerektiğini bizlere hatırlatmaktadır.
Ege Yerel Medya Buluşması’nda konuşan Başkan Tugay, gazeteciliğin tarih boyunca çeşitli zorluklarla var olduğunu vurguladı. Tugay, “Gazeteciler bugün sadece mesleklerini icra etme fırsatı değil, aynı zamanda haklarını da kaybetme tehdidi ile karşı karşıyalar. Gazetecilik her daim zor ve riskli bir meslek olmuştur; fakat bu mesleğin değeri ve önemi asla hafife alınamaz,” şeklinde ifadeler kullandı.
Başkan Tugay, basın özgürlüğünün yalnızca gazeteciler için değil, aynı zamanda tüm toplumun bir meselesi olduğunu belirterek, güçlü demokrasilerde gazetecilerin susturulmasının mümkün olmadığını söyledi. Türkiye’nin uluslararası alanda basın özgürlüğü endekslerinde gerilerde kalmasının, gazetecilere yönelik baskıların somut bir göstergesi olduğunun altını çizdi.
Tugay, yerel basının kentlerin kültürü, tarihi ve yaşam biçimini yansıtan önemli bir kurum olduğunu ifade etti. “Yerel medya, halk ile yerel yönetimler arasında bir köprü misyonu üstlenir. Kimsenin göremediği sorunları gündeme getirir; halkın taleplerini yönetime taşır ve yönetimin faaliyetlerini halka aktarır. Bu süreç ne kadar şeffaf ve adil olursa, o kentte refah ve adalet de o kadar artar,” dedi.
Başkan Tugay, yerel basının denetleyici rolüne dikkat çekerek, belediyelerin denetlenmekten korkmadıklarını, hatta bunu olumlu bir durum olarak gördüklerini ifade etti. Yerel medyanın karşılaştığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını dile getiren Tugay, yerel basını desteklemenin öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti.
Konuşmacılar, 10 Ocak tarihinin bir “kutlama”dan ziyade anma ve geleceğe yönelik temenni günü olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettiler. “Ya basın özgür olacak ya da demokrasi eksik kalacak” mesajını yineleyerek, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladılar.
Ege Yerel Medya Buluşması, basın özgürlüğünü güçlendirme yolunda atılacak adımların ve yerel medyayı rahatlatacak somut sonuçların elde edilmesi temennisiyle sona erdi.
29 Aralık 2025 tarihinde, Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesindeki kırsal Buğdaytepe Mahallesi yakınlarında trajik bir olay meydana geldi. Yoğun kar yağışı nedeniyle içerisinde beş kişinin bulunduğu bir otomobil, sulama kanalına devrildi. Olayın sonucunda, 5 kişiden 1’i kendi çabalarıyla kurtulmayı başarırken, 3 kişinin cenazesine ulaşıldı. Ancak otomobilin sürücüsü Halil Gündüz (42) kayboldu ve ondan haber alınamadı.
Olayın ardından Halil Gündüz’ü bulmak amacıyla başlatılan arama çalışmaları, 13. gününde de devam ediyor. Arama operasyonları, kaybolan sürücünün izini sürebilmek için kapsamlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ekipler, yaklaşık 60 kilometrelik bir alana yayılmış durumda ve çalışmalar özellikle Küplüce Mahallesi’nde yoğunlaştırılmış durumda.
Arama çalışmalarına destek veren ekipler arasında dalgıç polisler, itfaiye ekipleri ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri bulunuyor. Bu ekipler, sulama kanalının hem içinde hem de etrafında arama yaparak Halil Gündüz’ü bulmaya çalışıyor. Arama çalışmalarında toplamda yaklaşık 150 kişi görev alıyor ve bu sayı, olayın ciddiyetini ortaya koyuyor.
Olay sonrası, kaybolan sürücünün ailesi büyük bir endişe içinde, Halil Gündüz’ün bulunması için dualar ediyor. Yerel halk da arama çalışmalarına katkıda bulunarak, kaybolan sürücünün bulunması için ellerinden geleni yapıyor. Bu tür aramalar, vatandaşlar arasında da dayanışma ve birlik duygusunu artırıyor. Herkes, Halil Gündüz’ün sağ salim bulunmasını umut ediyor ve arama çalışmalarına katılarak destek veriyor.
Bu trajik olay, tabi ki çevredeki insanları da derinden etkiledi. Yoğun kar yağışı ve kötü hava koşulları, ulaşımı ve arama çalışmalarını zorlaştırmasına rağmen, ekipler kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor. Halil Gündüz’ün bulunması, sadece ailesi için değil, tüm toplum için büyük bir önem taşıyor. Ekiplerin özverili çalışmaları, kar yağışının durmaması ve zorlu hava şartlarına rağmen umut ışığı olmaya devam ediyor.
Kazanın nedenine ve detaylarına dair henüz net bir bilgi verilmedi. Ancak, olayla ilgili soruşturma sürüyor ve yerel yetkililer, olayın sebeplerini araştırmak için çaba harcıyor. Halil Gündüz’ün bulunması için umutlar tazeleniyor ve toplum, bu kötülüğün üstesinden gelmeye çalışıyor. Herkesin gözü, kaybolan sürücünün sağ salim bulunmasında ve bu acı olayın ardındaki gerçeklerin aydınlatılmasında.