26 Ocak 2026 Pazartesi
Tunceli ilinde etkili olan olumsuz hava koşulları, sürücüler için zorlu bir süreç oluşturmuştu. Bu nedenle, özellikle motokuryeler için geçici olarak uygulanan trafik yasağı yapılan son değerlendirmeler sonucunda bugün itibarıyla kaldırılmıştır. Tunceli Valiliği, hava koşulları hakkında yapılan risk değerlendirmeleri sonrası motokuryelere yönelik yasakları sona erdirdi.
Valilik tarafından yapılan açıklamada, motokuryelerin trafik kurallarına, hız limitlerine ve gerekli güvenlik tedbirlerine titizlikle uymalarının önemi vurgulandı. Motokuryeler, hızla gelişen hava koşullarında yolda karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı dikkatli olmalıdır. Her ne kadar yasak kaldırılmış olsa da, sürücülerin güvenliğini sağlamak adına dikkatli bir sürüş sergilemeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Ayrıca, Tunceli genelinde yer yer buzlanma ve olumsuz hava şartlarının etkisinin sürmeye devam edeceği belirtildi. Gerekli tedbirlerin alınması, hem motokuryelerin hem de diğer sürücülerin can ve mal güvenliği açısından büyük bir öneme sahip. Bu bağlamda yetkililer, tüm sürücülerin azami dikkatle hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.
Yerel yönetim, hava koşullarının araç virajlarını kaygan hale getirebileceğini ve bu durumun kazalara yol açma potansiyeli taşıdığını hatırlatıyor. Sürücüler, özellikle yağmur, kar ve buzlu zeminlerde yavaşlamaları gerektiğini ve sürüş deneyimlerini buna göre ayarlamaları gerektiğini unut olmamalıdır. Ayrıca, hava durumu nasıl olursa olsun, sürücülerin yedek lastik, buz çözücü ve kar zinciri gibi ekipmanları bulundurmaları önerilmektedir.
Tunceli’deki olumsuz hava koşulları, motokuryelerin yanı sıra tüm araç sürücülerini etkilemekte. Özellikle Tunceli’nin dağlık ve engebeli arazileri, kötü hava koşullarında tehlikeyi artırıyor. Bu nedenle, sürücüler, kaygan zeminlerde dikkat etmeli ve kazaların önlenmesi için seyir halinde iken aşırı hızdan kaçınmalıdır. Gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde, geçmişte yaşanan kaza haberleri akıllara geliyor.
Ayrıca, motokurye ve diğer sürücülerin bu durum hakkında bilgilendirilmeleri için çeşitli medya mecraları ve sosyal medya üzerinden bilgilendirici paylaşımlar yapılmaya devam ediliyor. Tunceli il genelinde hava durumu kontrol altında tutulmaya çalışılırken, sürücülerin yol koşullarını da iyi değerlendirmeleri hayati önem taşımakta. Yerel yönetim, kar ve buz temizliği ile ilgili çalışmaları da yoğun bir şekilde yürütmektedir.
Sonuç olarak, Tunceli’de hava koşullarının etkisiyle birlikte kaldırılan trafik yasağının ardından sürücülerin dikkatli olması, trafik kurallarına uyması ve gerekli güvenlik önlemlerini alması beklenmektedir. Olumsuz hava şartlarının sürüş güvenliği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak, tüm sürücülerin bu konuda hassas davranmaları gerektiği hatırlatılmaktadır. Motokuryelerin yanı sıra, tüm araç sürücülerinin dikkatli ve tedbirli olması, kazaların önlenmesi için elzemdir.
İzmir’deki bazı meseleler, bir belediye başkanından diğerine miras kalırken, çözüm noktasına bir türlü ulaşılamayan sorunlar arasında yer alıyor. Bu tür sorunlardan biri de Basmane Çukuru’dur. Yıllardır İzmir’in ortasında varlığını sürdüren bu alan için nihayet bir çözüm yolu görünür hale gelmiş durumda. Ancak çözüm çabaları gündeme geldiği andan itibaren tartışmalar da peşinden gelmiştir. Bu durum, İzmir’in yerel yönetiminde geçmişten günümüze süregelen tartışmaların ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Özellikle önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, mevcut belediye yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile yürüttüğü uzlaşma sürecine yönelik sert eleştirileri, önemli bir sorunu gündeme getiriyor: Madem çözümü biliyordunuz, neden geçmişte çözmediniz de şimdi çözmeye çalışanı eleştiriyorsunuz? Bu tür sorular, çoğu zaman tartışmaların merkezinde yer almakta ve halkın aklında soru işareti yaratmaktadır.
Bugün eleştirilerin odağı haline gelen Basmane Çukuru sorunu, geçmişte çözüme kavuşturulmuş olsaydı, belki de TMSF ile müzakere masası kurulmayacak ve İzmir hala bu alanı tartışıyor olmayacaktı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaklaşımı ise bu tür sorunların çözüm yolunda önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir. Cemil Tugay, mevcut süreçte çözüm noktasına ulaşabilen tek başkan olarak dikkat çekmektedir. TMSF gibi bir kurumla müzakere etmek oldukça zorlu bir süreç olarak görülmekle birlikte, burada ‘hiç masaya oturmamak mı yoksa elinden gelenin fazlasını yapmak mı?’ sorusu gündeme gelmektedir.
Basmane Çukuru sorununun kronikleşmesi, çözülmesi fikrinin bile bazılarında rahatsızlık yaratmasına neden oldu. Bu yüzden Basmane Çukuru meselesi, kişisel polemiklerin ve eski-yeni hesaplaşmaların ötesinde ele alınmalıdır. Şu an yapılan çalışmalar, aslında bu anlayışa uygun bir şekilde sürdürülmektedir. Eski yöneticilerin, kendi döneminde çözülememesi nedeni ile tepkili oldukları açıkça görülüyor; ancak bu tepkinin hangi nedenlerden kaynaklandığını tam olarak bilemeyiz. Bildiğimiz tek gerçek ise İzmir’in, kronikleşmiş bir sorununun üstesinden gelme yolunda önemli bir adım atma aşamasına geldiğidir.
Sonuç itibarıyla, bugün çözmeye çalışanları eleştirirken, geçmişte neden çözülemediğine de hatırlamak ve sorgulamak gerekiyor. Tüm bu tartışmaların ve eleştirilerin arkasında, İzmir halkının daha iyi bir yaşam alanına kavuşma umudu yatıyor. Basmane Çukuru’nun çözüm süreci, sadece yerel yönetim açısından değil, aynı zamanda İzmir’in geleceği açısından da büyük önem taşımaktadır. İzmir, bu kronik sorunla olan vedasını gerçekleştirirken, yeni bir başlangıç yapmak için önemli bir adım atmış olacaktır.
İzmir’de Gök Gürültülü Sağanak Yağışın Etkileri
2023 yılı Ekim ayının ortalarında, İzmir’de beklenmeyen bir hava durumu yaşandı. Şehrin birçok bölgesinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış, yollarda su birikintileri oluşmasına sebep oldu ve bazı bölgelerde trafik yoğunluğu arttı. Bu yoğun yağış, akşamüstünden itibaren hız kazandı ve hikmetini zorlaştıran koşullara yol açtı. Sürücüler, trafikte ilerlemekte güçlük çekti; bu durum, şehir genelinde ulaşımda sıkıntılara sebep oldu.
Yağışların etkili olduğu anlarda, özellikle Konak ilçesinde, Anadolu Caddesi’nin bazı bölümleri suyla doldu. Bu durum, sürücülerin dikkatli hareket etmesini gerektirdi. Gök gürültülü sağanak yağış, şehir hayatını olumsuz etkileyerek insanlar için günlük rutinlerini zorlaştırdı. Füzyonlu bir hava durumu, kısa süre içerisinde İzmirli vatandaşların yaşamlarını etkiledi ve pekçok birey, işlerini zamanında halletmekte zorluk çekti.
Ağaç Devrilmesi Olayları
Fırtına ve sağanak yağışın etkisi, sadece su birikintileriyle sınırlı kalmadı. Aynı zamanda birçok bölgede çatı uçmaları ve ağaç devrilmeleri gibi olaylar da yaşandı. Bu tür olaylar, hem maddi hasarlara hem de potansiyel tehlikelere yol açarak, şehirde panik yarattı. Gıda Çarşısı’nda, 1203/9 Sokak’ta meydana gelen bir olayda, bir ağaç, fırtına sebebiyle içinde iki kişinin bulunduğu 34 CJG 545 plakalı otomobilin üzerine devrildi.
Bu talihsiz olayda, otomobilin sürücüsü ve yolcusu, şans eseri yara almadan kurtulmayı başardı. Ancak, araçta ciddi hasar meydana geldi. Bu tür devrilme olayları, özellikle fırtına anında sokaklarda yürüyen insanlar için de risk oluşturarak tedirginliğe sebep oldu. İzmir’de böyle olayların yaşanması, hava koşullarının ne denli tehlikeli olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sonuç ve Önlemler
İzmir’deki gök gürültülü sağanak yağış ve fırtına, hem bölge sakinlerini hem de yerel yönetimleri dikkatli olmaya yönlendirdi. Halk sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemler alınmaksızın, bu tür doğal olayların sonuçları ağır olabiliyor. Yağmurun etkisiyle yaşanan aksaklıkların ardından, güzergahların durumu ve güvenliği konusunda yapılan değerlendirmelerin önemi bir kez daha anlaşıldı.
Kente ilişkin meteorolojik uyarıların yapılan analizlerle güncelleniyor olması, ilgili kurumlar tarafından sürekli takip ediliyor. Fırtına ve sağanak yağış gibi durumlarda, vatandaşların dikkatli olmaları, can ve mal güvenliğini sağlamak için şart. İzmir’de yaşanan bu son olay, halkın doğal afetler karşısında daha tedbirli ve hazırlıklı olması gerektiğini bir kez daha gösterdi.
MEDYA EGE – Çiğli Belediyesi, ilçe genelinde çocukların güvenli ve konforlu alanlarda vakit geçirebilmeleri için park yenileme çalışmalarını sürdürmekte. Bu bağlamda, İzkent Mahallesi’nde bulunan 8841/2. Sokak’taki parkta zemin yenileme çalışmaları başlatılmıştır. Çalışmalar, çocukların oyun alanlarının daha güvenli hale gelmesi ve sağlıklı bir ortamda oyun oynamalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilmektedir.
Çiğli Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu parkta yürütülen çalışmalar sonucunda çocuk oyun alanlarının zeminine kauçuk zemin döşemesi yapıldığı ifade edilmiştir. Bu uygulama sayesinde, çocukların oyun oynarken karşılaşabileceği potansiyel risklerin azaltılması hedeflenmektedir. Ayrıca, bu tür bir zemin uygulaması ile parkın daha sağlıklı bir kullanım alanı haline gelmesi amaçlanmaktadır. Açıklamada, çocukların güvenliği ve konforunun öncelikli olduğu vurgulanmakta, kauçuk zemin uygulamasının darbe emici özelliği sayesinde parkın güvenli hale getirileceği belirtilmektedir. Belediye ekiplerinin bu alandaki çalışmaları, hız kesmeden devam etmektedir.
Çiğli Belediyesi yetkilileri, sadece İzkent Mahallesi’nde değil, ilçe genelindeki diğer park ve yeşil alanlara yönelik bakım, onarım ve yenileme çalışmalarının da program dahilinde devam ettiğini belirtmiştir. “Daha güzel bir Çiğli” hedefiyle, kamusal alanların iyileştirilmesine yönelik çabaların aralıksız sürdürüleceği kaydedilmektedir. Bu kapsamda, ilçenin çeşitli bölgelerinde benzer çalışmalar gerçekleştirilerek, çocukların ve ailelerin güvenli, konforlu ve sağlıklı bir ortamda vakit geçirebilmeleri sağlanacaktır.
Çiğli Belediyesi’nin bu tür projeleri, yerel halkın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak gerçekleştirilmekte, toplumsal yaşam kalitesinin artırılması amaçlanmaktadır. Belediye yetkilileri, parkların ve yeşil alanların korunması ve daha iyi hale getirilmesi konusundaki taahhütlerini sürdürmekte, toplum sağlığını öncelikli hedefleri arasında tutmaktadır.
Bu bağlamda, park yenileme çalışmalarının çocuklar için olduğu kadar tüm aile üyeleri için de fayda sağlayacağı belirtildi. Çünkü güvenli ve konforlu oyun alanları, çocukların fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunarak, ailelerin de parkları gönül rahatlığı içinde kullanabilmelerini sağlamaktadır. Çiğli Belediyesi’nin bu tür çalışmalar, çocukların mutlu ve sağlıklı bir çevrede büyüyebilmeleri için önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, Çiğli Belediyesi’nin başlattığı park yenileme çalışmaları, yalnızca mevcut alanların iyileştirilmesi değil, aynı zamanda toplum bilincinin artırılması ve çocukların güvenli bir ortamda büyüyebilmesi adına büyük bir öneme sahiptir. Bu tür projeler, geleceğin teminatı olan çocukların sağlıklı bir ortamda yetişmeleri için gereklidir ve Çiğli’nin genel yaşam kalitesini artırmada büyük katkı sağlamaktadır.
Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı, tarihi eser kaçakçılığının önlenmesine yönelik yürüttüğü etkin çalışmalara devam ediyor. Bu bağlamda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda önemli bir operasyon gerçekleştirildi. Operasyon, Nizip ve Şahinbey ilçelerinde yapılan önleyici kolluk devriyesi sırasında hayata geçirildi.
Devriye sırasında, define bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı belirlenen beş şüpheli şahıs, Ş.T., M.Ç., K.B., H.B. ve M.E. isimli kişiler gözaltına alındı. Jandarma ekipleri, bu kişileri, suçta kullandıkları malzemelerle birlikte suçüstü yakalayarak icraatlarına son verdi. Elde edilen bilgiler ve yapılan arama sonucunda, oldukça değerli tarihi eser niteliğinde birçok malzeme ele geçirildi.
Yapılan aramalarda, toplamda beş adet tarihi eser olarak sınıflandırılan sikke, bir adet tarihi eser niteliğinde kazan, bir adet tarihi eser niteliğinde ibrik, iki adet alan tarama anteni, bir adet karot makinası, üç adet karot makina ucu ve 2,5 litre benzin bulundu. Kazı sırasında kullanılan malzemeler, hukuki süreçler gereği el konularak ilgili makamlarla paylaşıldı. Şüpheliler hakkında gerekli yasal işlemler başlatıldı.
Bu süreç, tarihi eser kaçakçılığının yalnızca bir suç değil, aynı zamanda kültürel mirasa karşı işlenmiş bir saldırı olduğunu da gözler önüne seriyor. Gaziantep Jandarma Komutanlığı, bu tür faaliyetlerin önlenmesine yönelik sürekli bir mücadele içerisinde olduklarını vurgulamaktadır. Tarihi eserler, sadece ülkemiz için değil, dünya kültürü ve geçmişi için de son derece önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle bu tür suçlarla mücadele etmek, her bireyin sorumluğudur.
Söz konusu derinlemesine yapılan operasyon, yalnızca bu beş şüpheliyle sınırlı kalmayacak gibi gözüküyor. Jandarma ekipleri, tarihi eser kaçakçılığına yönelik daha geniş çaplı bir обследование gerçekleştirmeyi planlıyor. Yeniden izinsiz kazı yapan veya tarihi eserleri kaçırmaya çalışan kişi veya gruplar üzerine yoğunlaşarak, halkın kültürel mirasını koruma çabasını artırmak istiyorlar.
Sonuç olarak, Gaziantep’te gerçekleştirilen bu operasyon, tarihi eser kaçakçılığına karşı yapılan mücadelede önemli bir adım olarak değerlendirilirken, aynı zamanda bu tür suçların önlenmesi için toplumsal bir bilinç oluşturulması gerektiğini de hatırlatıyor. Tarihimiz ve kültürel değerlerimize sahip çıkmak, herkesin görevi olup, bu noktada devlet kurumları ve halkın birlikte hareket etmesi son derece önemlidir.