28 Şubat 2026 Cumartesi
Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Yeşilöz Mahallesi’nde, 2023 yılı içerisinde yaşanan bir kaybolma vakası, bölge halkını ve güvenlik güçlerini alarma geçirdi. Ahmet Erdem isimli şahıs, öğle saatlerinden itibaren kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi, durumu derhal güvenlik güçlerine bildirdi. İhbarın alındığı andan itibaren, Alanya Emniyet Müdürlüğü, kaybolan bireyin bulunması için geniş çaplı arama çalışmaları başlattı. Bu süreçte, mahalle sakinleri ve çok sayıda gönüllü vatandaş, arama-kurtarma ekiplerine destek olmak amacıyla seferber oldular.
Aramaların odak noktası, Ahmet Erdem’in en son görüldüğü yer olarak belirlendi. Çalışmalar, yoğun bir şekilde mahalle çevresinde devam ederken, bölgeyi oluşturan seralar ve ağaçlık alanlar da detaylı bir şekilde gözden geçirildi. Arama ekipleri, gece saatlerine kadar ormanlık alan ve çevresini titizlikle taramaya devam etti. Bu nedenle, tüm yerel halk ve gönüllüler, ellerinden gelenin en iyisini yapmak için özveride bulundu.
ORMANLIK ALANDA BULUNDU
Yapılan kapsamlı çalışmalar neticesinde, Ahmet Erdem’in evinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan ormanlık alanda bitkin halde yattığı tespit edildi. Sağlık durumunun ciddiyeti endişe uyandırmış olsa da, Erdem’in hayatta olduğu öğrenildi. Olay yerinde sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale gerçekleştirildi ve sonrasında ambulans ile Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan Ahmet Erdem’in sağlık durumunun kontrol altında olduğu bilgisi, ailesine ve arama-kurtarma ekiplerine rahat bir nefes aldırdı.
Bu olay, kaybolma vakalarının sonrasında toplumun nasıl bir dayanışma içinde olabileceğini gösterdi. Yeşilöz Mahallesi’ndeki bu kaybolma durumu, sadece aile için değil, bölge halkı için de büyük bir kaygı yaratmıştı. Ancak, hem yerel halkın hem de güvenlik güçlerinin birlikte yürüttüğü arama çalışmaları sonucunda, Ahmet Erdem’in sağ olarak bulunması, durumu bir nebze olsun pozitife çevirdi.
Bu tür olayların yaşanması, toplumda güvenlik bilincinin artmasını sağlarken, ayrıca kaybolan bireylerin bulunması için el birliğiyle çalışmanın önemini de bizlere hatırlatıyor. Her ne kadar ilk başta olumsuz gelişmelerle karşılaşılmış olsa da, elde edilen bu mutlu son, tüm Alanya halkının sevincine neden oldu. Ahmet Erdem’in sağlığına bir an önce kavuşması, hem ailesi hem de arkadaşları için en büyük dilek oldu.
Sonuç olarak, Alanya’daki bu olağanüstü dayanışma hikayesi, insanların birbirleri için ne kadar önemli olduklarını ve toplumun bir araya gelmesi gerektiği durumların ne denli kritik olduğunu gözler önüne serdi. Umut ediyoruz ki, benzeri durumlarla karşılaşmamak temennisiyle, herkesin güvenliği her zaman ön planda olmalıdır.
MEDYA EGE – Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Bornova ilçesinde “Aile Yılı” etkinlikleri çerçevesinde devlet tarafından sağlanan desteklerden yararlanan genç bir çifti ziyaret etti. Bu kapsamda, geçtiğimiz Temmuz ayında nikah masasına oturarak evlenen Hazal Name ve Tarık Candan çiftine konuk olan Çankırı, devlet desteklerinin ailelere sağladığı faydaları vurguladı. Bu ziyarette, aile yönelimli destek programlarının genç evlilere olan katkısının önemi üzerine de duruldu.
Çankırı, ziyaret sonrası sosyal medya hesaplarından gerçekleştirdiği paylaşımda, yalnızca projelerin tanıtımına değil, aynı zamanda uygulamaya geçirilen desteklerin somut sonuçlarına da dikkat çektiklerini ifade etti. Genç aileleri desteklemenin önemini vurgulayan Çankırı, eyleme geçilen projelerin sadece duyurulmayıp, faydalı sonuçlar doğurduğu için bu konudaki kararlılıklarından bahsetti. Bu tür desteklerin, gençlerin evlilik hayatına başladıkları süreçte yaşam kalitelerini artırması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Çankırı’nın ziyaretinde yaptığı açıklamalarda, devletin sunmuş olduğu imkanların yeni kurulan ailelerin temellerine katkı sağladığını belirtti. “Devletimizin imkanlarının, genç bir yuvanın temeline harç olduğunu görmek, en büyük motivasyonumuz. Mutluluğunuz daim olsun…” diyerek, genç çiftin yeni hayatlarında mutluluklar dileğinde bulundu. Bu mesaj, devletin aile politikasına verdiği önemi ve gençlere destek olma anlayışını gözler önüne serdi.
Bu tür olaylar, günümüzde aile yapısının güçlenmesine yönelik atılan adımların ve uygulanan politikaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Genç ailelerin devlet destekleri sayesinde daha sağlıklı bir başlangıç yapabilmeleri için atılan adımlar, toplumsal yapının da olumlu yönde etkilenmesine katkı sağlamakta. Dolayısıyla, AK Parti’nin bu alandaki çabaları, ailelerin yalnızca maddi değil, moral destek alarak da daha güçlü bir temele oturabileceklerinin göstergesi olmaktadır.
Çankırı’nın ve benzeri ziyaretlerin, toplumda aile bağlarını güçlendirmek ve gençlerin aile hayatındaki zorluklarına çözüm bulmak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılıyor. Özellikle genç neslin karşılaştığı ekonomik ve sosyal zorluklar göz önüne alındığında, devletin müdahaleleri destekleyici bir role sahip olmaktadır. Bu noktada, çiftlerin yaşam standartlarının yükseltilmesi ve daha sağlıklı bir aile ortamının oluşturulması adına atılan adımlar, sadece evlilik aşkını değil, aynı zamanda aile bütünlüğünü de destekleyecek şekilde düşünülmelidir.
Sonuç olarak, Ceyda Bölünmez Çankırı’nın bu tür ziyaretleri, devletin aileyle ilgili politikalarını topluma daha iyi bir şekilde duyurmanın yanı sıra, genç evliliklerin desteklenmesi açısından da büyük bir önem arz ediyor. Aile Yılı girişimi çerçevesinde verilen desteklerin sürekliği, bu tür ziyaretler aracılığıyla daha görünür hale gelmektedir.
Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk futbol takımının teknik direktörü Arda Turan, UEFA Konferans Ligi son 16 turundaki Lech Poznan maçını Türkiye’de oynama talebinde bulundu. Bu basın açıklaması, Shakhtar Donetsk’in ligde 1-0 galibiyetle tamamladığı Veres Rivne maçının ardından yapıldı. Bu eşleşmenin, Polonya temsilcisi Lech Poznan ile yapılacak olan maçı değerlendirme fırsatı sundu.
Arda Turan, Lech Poznan ile oynanacak olan maçın Polonya’nın Krakow şehrinde değil, İzmir’de gerçekleşmesi yönündeki arzularını dile getirdi. Deneyimli teknik direktör, “Türk halkının da bize destek vereceğini düşünüyorum. Polonya takımıyla Polonya’da oynamak istemiyorum. Bunu denemeye çalışacağız.” şeklinde bir ifade kullandı. Bu sözler, Türk futbolseverlerin ve ulusun büyük bir destek vereceği umudunu taşıdığını gösteriyor.
Turun Lech Poznan takımının ligde ve Avrupa’daki performansını da eleştirerek, “Başarılı bir teknik direktörleri var. Biz de Konferans Ligi’nde sonuna kadar gitmek istiyoruz. Bir hayalimiz var.” diyerek, takımın yüksek hedeflerini ve başarı arzusunu vurguladı. Bu, Shakhtar Donetsk’in hem ulusal hem de uluslararası arenada önemli başarılar elde etme çabasının bir göstergesi.
Eşleşmelerin takvimi de belirlenmiş durumda; ilk maç 12 Mart 2024’te Polonya’da oynanacak, rövanş maçı ise 19 Mart 2024 tarihinde Ukrayna ekibinin sahasında gerçekleşecek. Shakhtar Donetsk, Ukrayna’daki savaş ortamı nedeniyle maçlarını Polonya’nın Krakow kentinde gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Bu durum, hem futbolcular hem de teknik ekip için zorlu bir süreç oluştursa da, Arda Turan liderliğindeki takım, tüm bu olumsuzluklara rağmen mücadele ruhunu kaybetmemeye çalışıyor.
Arda Turan’ın bu açıklamaları, Türkiye’nin spor dünyasındaki uluslararası başarı artırma arzusunu temsil ediyor. Türkiye’deki futbolseverler, Shakhtar Donetsk’in bu dönüm noktasını yakından takip ederken, aynı zamanda Arda Turan’ın kariyerinde önemli bir adım attığını da görmekte. Turan, sadece bir teknik direktör olarak değil, aynı zamanda Türk futbolunun uluslararası alandaki yüzü olarak da önemli bir role sahip.
Sonuç olarak, Shakhtar Donetsk’in Lech Poznan ile karşılaşması, Türk futbolu için tarihi bir fırsat yaratırken, Arda Turan’ın çabaları ve talepleri, bu süreçte Türkiye’nin futbol kültürünü ve dayanışmasını daha fazla ön plana çıkarmakta. Şimdi kalan süre içerisinde, tüm dikkatler bu eşleşmeye ve Türk futbolunun uluslararası sahnedeki yerini güçlendirme çabalarına çevrilmiş durumda.
Siyaset, bazen yüksek sesle konuşmayı, sert cümleler kurmayı ve kalın çizgiler çekmeyi gerektirse de, asıl mesele o gürültünün içinde nasıl durduğunuzdur. Son yıllarda İzmir’de sıkça anılan bir isim var: AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı. Onu farklı kılan faktör yalnızca taşıdığı unvan değil; aynı zamanda, İzmir gibi siyasi dengelerin hassas olduğu, her açıklamanın büyüteç altına alındığı bir şehirde il başkanlığı yapıyor olmasıdır. Bu, sadece teşkilatı yönetmek değil, aynı zamanda sabırla dinlemek, kriz anlarında soğukkanlı kalmak ve her cümlenin arkasında durabilmektir.
Bilal Saygılı’nın siyasetteki tarzı, çoğu zaman yüksek perdeden tahakküm etmek yerine, daha çok sahaya inen, teşkilatla temas eden ve yüz yüze iletişimi önemseyen bir çizgide ilerlemektedir. İlçe ilçe dolaşmakta, esnafın elini sıkan, gençlerle oturan ve kadın kollarının programlarına katılan bir profil çizmektedir. Bu durum, geleneksel bir “masa başı siyaset” anlayışından ziyade, saha refleksi güçlü bir yönetim biçimini işaret ediyor. İzmir gibi dinamik ve karmaşık bir şehirde, bu tarz bir yönetim, etkili bir siyasi iletişim için kritik öneme sahip.
Elbette eleştiriler var ve olması da gerekir. Siyaset, alkış kadar itirazı da kaldırabilmelidir. Bir il başkanının gerçek sınavı ise, kriz anlarında verdiği tepki, teşkilat içindeki birlik duygusunu koruyabilme kapasitesi ve genel merkezin politikalarıyla yerel dinamikler arasında kurduğu denge ile ölçülür. Bilal Saygılı’nın en büyük sınavı, belki de İzmir gerçeğiyle yüzleşme biçimi olmuştur. Muhalefetin güçlü olduğu bir kentte iktidar partisinin il başkanı olmak, sürekli savunma yapmak anlamına gelmez; aynı zamanda alternatif üretmek, umut dili kurmak ve iddia ortaya koymak demektir.
Bu noktada Saygılı’nın söyleminde sıkça vurgulanan “teşkilat disiplini” ve “sahada var olma” yaklaşımı dikkat çekmektedir. Siyaset, uzun soluklu bir maraton gibidir; bir gün alkış, bir gün eleştiri sizi beklemektedir. Fakat asıl mesele, o maratonda istikrarla yürüyebilmek ve hedefe ulaşma kararlılığını gösterebilmektir. Bilal Saygılı’nın İzmir siyasetindeki yeri, bu bağlamda tam olarak burada şekilleniyor: Gürültünün içinde sakin kalabilen, eleştirinin ortasında geri adım atmayan ve teşkilatını diri tutmaya çalışan bir yönetici profili.
Belki de onu anlatan en doğru cümle, siyaset sahnesinde sesini yükseltmeden de var olabileceğini gösteren bir isim olduğudur. Zaman, her siyasetçinin gerçek hikâyesini yazmakta, ve İzmir sayfalarında Bilal Saygılı’nın adı şimdilik mücadele, disiplin ve sabır başlıklarının altında durmaktadır. Gelecek, onun bu ilkeleri nasıl daha da ileri taşıyacağını gösterecektir.
MEDYA EGE – Menderes Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde yabancı otlarla mücadele etmek amacıyla ilaçlama çalışmalarına hız verdi. Belediyenin sosyal medya hesaplarından yapılan duyuruda, ekiplerin Menderes’in her noktasında aktif bir şekilde görevde olduğu bildirildi.
Yapılan bu çalışmalar kapsamında; parklar, bahçeler, yol kenarları, kaldırım araları ve boş alanlar gibi çeşitli mekanlarda yabancı ot temizliği ve ilaçlama uygulamaları gerçekleştirilmekte. Özellikle yaklaşan yaz ayları öncesinde artış gösteren yabancı ot oluşumlarının kontrol altına alınması, çevre düzeninin sağlanması açısından büyük önem taşıyor.
Belediye yetkilileri, ilaçlama faaliyetlerinin programlı bir şekilde mahalleler bazında sürdürüleceğini ifade etti. Bu kapsamda, görüntü kirliliğinin önüne geçilmesi ve vatandaşların yaşadığı çevrenin daha temiz ve düzenli olmasının sağlanması amaçlanıyor. Yetkililer, belirlenen takvim doğrultusunda ilaçlama çalışmalarının ilçe genelinde kesintisiz bir şekilde devam edeceğini kaydetti.
Menderes Belediyesi’nin bu projesi, hem görsel estetiği artırmak hem de halk sağlığını korumak adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. İlaçlama uygulamaları, sadece çevre düzeni açısından değil, aynı zamanda çeşitli alerjenlerin ve zararlı böceklerin de azaltılmasına katkıda bulunuyor. Bu tür önlemler, mahalle sakinlerinin yaşam kalitesini yükseltmek adına kritik bir rol oynamakta.
Çalışmaların sürdüğü alanlarda, belediye ekipleri düzenli olarak denetim yaparak uygulamaların etkinliğini gözlemliyor. Yerel halktan da bu süreçte destek bekleniyor. Menderes Belediyesi, vatandaşların bu tür faaliyetlere karşı daha duyarlı olmalarını, çevre temizliğine katkıda bulunmalarını, kendi bulundukları çevreye sahip çıkmalarını istiyor.
Uygulama alanlarında gerçekleştirilen ilaçlama çalışmaları, çevre dostu malzemelerle gerçekleştirilerek doğaya zarar vermemeye özen gösteriliyor. Belediyenin bu yaklaşımı, ekolojik dengeyi koruma konusunda da önemli bir hassasiyet gösteriyor. Menderes’in doğal güzelliklerinin korunmasının yanı sıra, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için de bu tür projelerin sürdürülmesi gerektiği düşünülüyor.
Sonuç olarak, Menderes Belediyesi’nin düzenli olarak gerçekleştirdiği yabancı ot ilaçlama çalışmalarıyla, hem çevre koruma hem de halk sağlığının gözetilmesi açısından önemli bir adım atılıyor. Yerel yönetimlerin vatandaşların yaşam alanlarını temiz ve sağlıklı tutma konusundaki kararlılığı, toplumda yaygın bir memnuniyet yaratıyor ve bu tür uygulamaların sürekliliği, ilçe sakinleri için büyük bir kazanım sağlıyor.