Haber Merkezi

Haber Merkezi

14 Ocak 2026 Çarşamba

Fakir Baykurt Roman Ödülü İçin Başvurular Başladı!

Fakir Baykurt Roman Ödülü İçin Başvurular Başladı!
0

BEĞENDİM

MEDYA EGE – Çiğli Belediyesi, Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Fakir Baykurt’un anısını yaşatmaya yönelik bir adım atarak, “Fakir Baykurt Roman Ödülü” için başvuru sürecinin başladığını açıkladı. Bu ödül, hem ülkemizdeki edebi eserlerin artmasına katkıda bulunmayı hem de Fakir Baykurt’un mirasını yaşatmayı amaçlamaktadır. Belediyenin resmi sosyal medya hesaplarından yapılan duyuruda, yarışma başvurularının 15 Ocak ile 16 Mart tarihleri arasında kabul edileceği bilgisi verildi.

Başvuruların değerlendirilmesi için oluşturulan seçici kurulda, edebiyat alanında tanınmış isimlerin yer alacağı belirtilmektedir. Kurulda Adnan Binyazar, Bahri Karaduman, Hidayet Karakuş, Işık Baykurt ve Öner Yağcı gibi usta yazarlar görev alacak. Bu sayede başvuruların nesnel bir şekilde inceleneceği ve yaratıcı eserlerin ödüllendirileceği umulmaktadır. Ayrıca yarışmaya katılmak isteyenlerin, yarışmayla ilgili detaylı bilgi almak üzere 444 35 52 (2370-2371) numaralı telefondan ya da kultur@cigli.bel.tr e-posta adresi üzerinden iletişime geçebilecekleri belirtilmiştir.

Fakir Baykurt, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olup, eserleriyle birçok okuyucuya ulaşmayı başarmış bir yazardır. Onun anma etkinlikleri ve ödül süreçleri, sadece edebeiyat camiasında değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızda da önemli bir yer tutmaktadır. Edebiyatın gelişimini destekleyen bu tür ödüller, yazarların da azimle çalışmasını teşvik ederken, yeni nesil yazarların da önünü açmaktadır.

Çiğli Belediyesi, yaptığı bu organizasyonla hem Fakir Baykurt’un hatırasını yaşatmakta hem de eserleriyle edebiyat dünyasına katkıda bulunacak yeni yeteneklerin keşfedilmesine imkan sunmaktadır. Bu süreçte yer alacak olan isimlerin, edebi birikimleri ve deneyimleriyle birlikte, yarışmanın kalitesini artıracaklar. Dolayısıyla, başvuru sürecinin oldukça heyecan verici olduğu görülüyor.

Yarışmaya katılmak isteyen yazarların, başvurularını belirtilen tarihler arasında yapmaları gerekmektedir. Medya Ege, bu önemli etkinliği takip ederek, Çiğli Belediyesi’nin çalışmaları ve bu ödülün sonucuyla ilgili gelişmeleri okuyucularına aktaracaktır. Yazın dünyasına katkıda bulunan bu etkili projeler, söz konusu yazarların eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırarak, okuyucu ve yazar arasında bir köprü oluşturmaktadır. Sonuç olarak, “Fakir Baykurt Roman Ödülü”, sadece bir yarışma olmaktan öte, Türk edebiyatının geleceğine yapılan bir yatırımdır.

Devamını Oku

Eğitimde Güven: Öğrenci ve Öğretmenin Rolü

Eğitimde Güven: Öğrenci ve Öğretmenin Rolü
0

BEĞENDİM

Radikal Eğitim Kurumları’nın Eğitim Modeli ve Vizyonu

Öğretmen ve Öğrenci: Okulun Temel Taşları

Programın başlangıcında Ozan Çırak, Radikal Eğitim Kurumları’nın diğer okullardan farklılıklarını vurgulayarak, “Okulu okul yapan iki unsur var: öğretmen ve öğrenci” ifadesini tekrar etti. Çırak’a göre, kurumun en güçlü yanını insana yapılan yatırım ile oluşturulan eğitim kadrosu oluşturuyor. Arkasında güçlü ve disiplinli bir akademik altyapı ile birlikte, İzmir genelinde bulunan toplam 30 kurs ve kurumun akademik kadro derinliğini desteklediği ifade edildi.

Güven ve Huzur: Akademik Başarının Anahtarı

Programın sunucusu Deniz Kafalı Kaya, çocukların okulda kendilerini güvende hissetmelerinin, akademik başarıdan daha önemli olduğunu belirtti. Çocuk mutsuz olduğunda veya güvende hissetmediğinde, akademik eğitimin etkisinin kalmayacağının altını çizdi. Ozan Çırak ise, eğitim süreçlerinde en önemli konunun güven olduğunu dile getirerek, öğrenci ve velinin kuruma olan güveninin şeffaf yönetim ile güçlendirilmesi gerektiğini aktardı.

Yeni “İyi Öğrenci” Tanımı: Sadece Notlarla Değil

Çırak, “iyi öğrenci” tanımının yalnızca akademik notlarla sınırlı olamayacağına işaret etti. Saygılı, sorumluluk sahibi, okul kurallarına uyan ve doğruyu yanlışı ayırt edebilen öğrencilerin iyi öğrenci profiline girdiğini söyledi. Programda, öğrencilerin notlarla değil; güven temelli, vicdan ve sevgi odaklı bir eğitim modeliyle değerlendirildiği belirtilmiştir.

Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları

Akademik ya da sosyal uyum konusunda zorlanan öğrenciler için kurumun “bireyselleştirilmiş akademik program” uyguladığı ifade edildi. Çırak, öğrencilerin eksik yönlerini kapatan ve güçlü yönlerini geliştiren programlarla ilerlediklerini belirtti. Öğrencilere sunulan fırsatlar arasında dil yetkinliği geliştirme, robotik etkinlikler, sanat ve spor çalışmaları gibi çeşitli alanlar bulunuyor.

Birebir Dersler: Ücretsiz Olması Eğitimin Parçası

Ozan Çırak, birebir derslerin eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, bu dersler için ek bir ücret alınmadığını vurguladı. Öğrencilerin eksiklikleri, izleme sınavlarıyla belirlendiği ve önce grup ortamında giderilmeye çalışıldığı bilgisi paylaşıldı.

Sınav Stresi ve Psikolojik Destek

Sınav dönemlerindeki stres kaynaklarının akademik eksiklik, zamanı yönetememe ve otokontrol sorunları olduğunu belirten Ozan Çırak, akademik danışmanlık ile birlikte psikolog desteği sağlandığını ifade etti. Bu çerçevede, öğrencilere yönlendirmeler yapılarak stresle başa çıkma yöntemlerinin öğretildiği aktarıldı.

Özel Okulların Misyonu: Ticaret Değil Üretim

Radikal Eğitim Kurumları’nın vizyonu üzerine gelen bir soru üzerine, Ozan Çırak özel okulların ticarethane olmadığını ve eğitimi bir üretim süreci olarak gördüklerini ifade etti. Öğrencilerin müşteri olarak görülmediği, ailelerin okul yönetimi ile kolayca iletişim kurabildiği, sorunlarının hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulduğu belirtildi.

Disiplin Cezaları ve Akran Zorbalığına Karşı Yaklaşımlar

Programda disiplin cezaları konusuna da değinildi. Çırak, disiplin uygulamalarının mevcut Milli Eğitim mevzuatı çerçevesinde sürdüğünü fakat ceza niteliğinin daha işlevsel olması gerektiğine vurgu yaptı. Akran zorbalığı konusunda ise okul içinde saygı kültürünün güçlendirdiği ifade edilerek, öğrencilerin karşılaştıkları sorunlarla ilgili okul yönetimiyle daha fazla paylaşımda bulundukları belirtildi.

15 Günlük Tatil Dönemi: Seviye Atlama Fırsatı

15 tatil döneminin bir

Devamını Oku

Türkiye’nin Ulaşım Geleceği: Paylaşımlı Yolculuk!

Türkiye’nin Ulaşım Geleceği: Paylaşımlı Yolculuk!
0

BEĞENDİM

Türkiye genelinde paylaşımlı yolculuk uygulamalarına olan talep her geçen gün artmaktadır. İzmir’de bu uygulamaya yoğun ilgi olduğu görülmekte. TAG isimli platformun kullanıcı sayısı 1 milyonu aşarken, 36 bin TAG sürücüsü de paylaşımlı yolculuğu aktif olarak kullanıyor ve bu modele destek veriyor. Oğuz Alper Öktem, bu ulaşım modelinin yalnızca bir ihtiyaç olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir karşılığı ve ekonomik değeri olduğunu da vurguluyor.

Alper Öktem, yaptığı açıklamalarda, paylaşımlı yolculuğun dünya genelinde 196 ülkede yasal düzenlemelerle uygulandığını belirtmektedir. Bugün, paylaşımlı yolculuk uygulamalarının hiç olmadığı ülke sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olduğu kaydedilmektedir. Dolayısıyla, İzmir’de paylaşımlı yolculuğun düzenlenmesi yönünde başlatılan çalışmaların büyük bir önem taşıdığı ortaya çıkıyor.

Bu kapsamda, İzmirliler olarak 48 bin dilekçe toplayarak, “Paylaşımlı Yolculuk Yönetmeliği”nin hayata geçirilmesi için UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi)’ye teslim ettiklerini belirten Öktem, toplumsal taleplerinin değerlendirileceği gibi, paylaşımlı yolculuğun da Türkiye’de güvenli ve denetimli bir ulaşım alternatifi haline gelmesini beklediklerini ifade etti.

Öktem, bu yeni modelin, ulaşımda daha fazla sürdürülebilirlik sağlayacağını ve şehir içi trafiği azaltma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. Ayrıca, ekonomik açıdan da bu modelin, bireyler için tasarruf sağlama imkanı sunabileceği görülüyor. Kullanıcıların, paylaşımlı yolculuk sayesinde daha uygun fiyatlarla ulaşmasını hedefliyor. Özellikle büyük şehirlerde, trafik sorununu aşma noktasında çözüm önerileri arasında yer almakta.

Sonuç olarak, Türkiye’de paylaşımlı yolculuk modelinin hayata geçirilmesi, sadece ulaşım alanındaki bir yenilik değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm sürecini de beraberinde getirmektedir. Bu modelin, bireylerden kurumlara kadar geniş bir etki alanı bulunmakta ve ekonomik değer üretmeye katkı sağlamaktadır. Öktem’in açıklamaları, bu sistemin yalnızca İzmir’de değil, tüm Türkiye genelinde uygulanması gerektiğine dair güçlü bir çağrı niteliği taşımaktadır.

Devamını Oku

İş Kazasında Hayatını Kaybeden Genç, Yas Kaldırdı!

İş Kazasında Hayatını Kaybeden Genç, Yas Kaldırdı!
0

BEĞENDİM

Edinilen bilgilere göre, Türkiye’nin güney sahilinde yer alan Serik ilçesi Merkez Mahallesi’nde maliyetleri düşürmek veya iş gücünü azami seviyede kullanmak amacıyla plastik yapı işinde kalfa olarak çalışan genç işçi İsmail Günalı, talihsiz bir kaza sonucu ağır yaralandı. Olay, iş yerinde gerçekleşti; İsmail Günalı, çalışma esnasında 7 metre yükseklikten düştü. Düşüş sonucu ciddi yaralar alan Günalı’nın durumunun ciddiyeti, hemen iş arkadaşları tarafından fark edildi ve sağlık ekiplerine haber verildi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, genç işçiye ilk müdahaleyi yaptı. Aldığı yaralar sebebiyle hızla ambulansa taşınan İsmail Günalı, Serik Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ilk tedavilerin ardından, durumunun daha da kötüleşmesi üzerine Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Tedavi sürecinde doktorlar, Günalı’nın hayatta kalması için ellerinden geleni yaptı. Ancak, 10 gün boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç işçi, tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayata tutunamadı ve hayatını kaybetti.

İsmail Günalı’nın beklenmeyen ölümü, ailesini ve yakın çevresini derin bir üzüntüye boğdu. Genç yaşta kaybedilen bu hayat, hem ailesi hem de çalışma arkadaşları için büyük bir kayıp oldu. İsmail’in cenazesinin, merhumun son yolculuğuna uğurlanacağı yer olan Belkıs Mezarlığı’na Çarşamba günü öğleden önce defnedileceği bilgisi de alındı. Ailesi ve sevdikleri, bu zor günlerde taziyeleri kabul edecek; İsmail’in anısını yaşatmak için bir araya gelecekler.

Bu üzücü olay, iş güvenliği konusunda tekrar düşünmemizi gerektiriyor. İş yerlerinde kazaların önlenmesi için gerekli önlemler alınmadığında, sonuçların ne kadar yıkıcı olabileceği bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. Özellikle inşaat ve plastik yapı sektörleri gibi yüksek risk taşıyan alanlarda iş güvenliği önlemlerinin artırılması, çalışanların hayatını korumak adına büyük önem taşımaktadır. İsmail Günalı’nın hayatı, bu tür olayların ne denli acı ve yıkıcı olabileceğini gösteren bir örnek olarak hatırlanacak.

Sonuç olarak, Serik ilçesinde meydana gelen bu trajik kaza, iş güvenliğinin ve çalışanların sağlığının önemi hakkında yeniden düşünmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. İş yerlerindeki güvenlik uygulamaları ve acil durum müdahale planlarının gözden geçirilmesi, gelecekte benzer dramatik olayların önlenmesi açısından kritik bir adım olacaktır. İsmail Günalı’nın anısını yaşatmak için, tüm çalışanların güvenli bir ortamda, sağlık ve mutluluk içinde çalışabilmesi adına gerekli önlemlerin alınması zorunlu hale gelmektedir.

Devamını Oku

Türkiye Ekonomisi: Cari Açıkta Olumlu Gelişmeler

Türkiye Ekonomisi: Cari Açıkta Olumlu Gelişmeler
0

BEĞENDİM

Bakan Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Kasım 2025 dönemine ait ödemeler dengesi verileri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle 2025 yılının 11 ayında meydana gelen cari işlemler açığının ve ilgili diğer ekonomik göstergelerin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Kasım 2025 itibarıyla cari işlemler hesabındaki açığın 4 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade eden Bolat, altın ve enerjinin hariç tutulduğu hesaplamalarda ise 2,1 milyar dolar fazlanın kaydedildiğini belirtti. Bu veriler, Türkiye’nin dış ticaret açıkları ile ilgili önemli bir tablonun ortaya konmasına katkı sağladı. Yılın 11 ayında cari işlemler açığının toplamda 18,5 milyar dolara ulaşması, bu durumun bir yansıması olarak değerlendirilmekte.

Bolat, yıllıklandırılmış cari işlemler açığının Kasım 2025’te 23,2 milyar dolara düştüğünü ve yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının, söz konusu ayda yüzde 4 artışla 392,6 milyar dolara çıkarak rekor seviyeye ulaştığını kaydetti. Bu durum, Türkiye’nin ihracat performansında önemli bir pozitif eğilim gösterdiğini ortaya koymakta.

Bakan Bolat, ayrıca hizmet ihracatındaki artışın da dikkat çekici olduğunu, Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 artışla 122,1 milyar dolara ulaştığını aktardı. Seyahat gelirlerinin 59,4 milyar dolar, taşımacılık gelirlerinin ise 42,3 milyar dolar olduğunu belirterek, Türkiye ekonomisinin hem iç hem de dış faktörlere karşı dayanıklı bir profil sergilediğine işaret etti.

Küresel ekonominin zayıf talep koşullarına, ticaret gerilimlerine ve bölgesel risklere rağmen Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını azaltma çabalarının önemine değinen Bolat, bunun yanı sıra Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeye, yani 203,98 baz puana gerilediğini bildirdi. CDS’deki bu olumlu gelişmenin, finansal istikrarı güçlendirdiğini ve dezenflasyon sürecine de katkı sağladığını ifade etti.

Bolat, ayrıca cari işlemler açığının tarihi ortalamaların altında kalmaya devam ettiğini ve 2025 yılındaki cari işlemler açığının milli gelire oranını OVP kapsamında yüzde 1,4 olarak öngördüklerini aktardı. Bu durum, Türkiye’nin makroekonomik istikrarını pekiştiren önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.

DENGELENME, YAPISAL REFORMLARA ELVERİŞLİ ZEMİN OLUŞTURUYOR

Bakan Bolat, cari işlemler hesabındaki dengelenmenin, uygulanan bütüncül ve kararlı ekonomi politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade etti. Bu durumun, fiyat istikrarıyla ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu bir şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesine olanak sağladığını belirtti. Küresel ekonomideki dönüşümlere de dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin hem üreticilerini koruma hem de küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek için gerekli politikaları uygulamaya devam edeceklerini vurguladı.

Sonuç olarak, Bolat’ın değerlendirmeleri, Türkiye ekonomisinin dış ticaret dinamiklerine, cari işlemler dengesine ve uluslararası piyasalardaki gelişmelere dikkat çeken önemli bir analiz sunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin ekonomik yol haritasının ve stratejilerinin geleceğe yönelik potansiyeline dair önemli ipuçları vermektedir.

Devamını Oku