Haber Merkezi

Haber Merkezi

23 Ocak 2026 Cuma

Gümrük Birliği: 30 Yıldır Değişmeyen Tehdit!

Gümrük Birliği: 30 Yıldır Değişmeyen Tehdit!
0

BEĞENDİM

Avrupa Birliği ile 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği Antlaşması, otuz yılı geride bırakırken, Türkiye, Birliğe tam üye olmadan sisteme dahil olan ilk ve tek ülke olma özelliğini korumaktadır. Türkiye, 2025 yılında gerçekleştirdiği 273 milyar dolarlık ihracatının yaklaşık yarısını Avrupa Birliği ülkelerine yaparken, Avrupa’nın son dönemde Asya ülkelerine karşı aldığı tedbirler arasında yer alan “Made in Europe” projesi, Birliğe üye ülkelerde üretilen ürünlerin teşvik edilmesiyle birlikte, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne yaptığı ihracatın önünde ciddi bir risk unsuru oluşturuyor.

Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı olan Şener Gençer; Türk sanayisinin daha rekabetçi ve kaliteli ürünler sunabilmesi için Gümrük Birliği’nin acil bir revizyona ihtiyacı olduğunu ifade etti. 30 yıldır değişmeden devam eden Gümrük Birliği’nin, çağın küresel ticari gereksinimleri doğrultusunda güncellenmesi gerektiğine dikkat çekti.

30 YILDIR AYNI SİSTEM

Gençer, 30 yıldır aynı sistemle sürdürülen Gümrük Birliği’nin, günümüz ticaret koşullarında yetersiz kaldığını vurguladı. Avrupa Birliği’nin, çeşitli ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Antlaşmaları’nın Türkiye’yi bağlamasının, yerli üretim gücünü olumsuz etkilediğini belirtti. Ayrıca, Avrupa’nın Asya ülkelerine karşı ortaya koyduğu “Made in Europe” yaklaşımının Türk ihracatçılarının önündeki bir diğer sorun başlığı olduğunu kaydetti.

Gençer, “Gümrük Birliği mekanizmamız mevcut olmasına rağmen, yeni uygulama yalnızca AB üye ülkelerini kapsıyorsa, Türkiye’nin dışarıda bırakılması durumunda gümrük mekanizmamız fiilen işlevsiz hale gelecektir,” dedi. Türkiye, plastik sektöründe dünyanın altıncı, Avrupa’nın ise ikinci en büyük üreticisi olma konumunu korurken, yeşil ve dijital dönüşümü dikkate alarak Gümrük Birliği’nde acil bir revizyon gerektiğinin altını çizdi. Geçtiğimiz 30 yıl, Gümrük Birliği’nin ülkemizin ihracatına katkı sunduğu bir dönem olsa da, bu yapı artık anlaşılmayan asimetrik bir hal almıştır. Bu konuda yapılan revizyon talepleri, son 15 yıldır Hükümet, iş dünyası temsilcileri ve akademisyenler tarafından gündeme taşınmasına rağmen, henüz somut bir adım atılmamıştır.

PLASTİK MAMUL İHRACATINDA 10 MİLYAR $ AŞILACAK

Türk plastik sektörü, 2025 yılı itibarıyla 9,6 milyar dolarlık bir ihracata ulaşacağını ve “Kimyevi Maddeler ve Mamulleri” sektörü içerisinde en yüksek payı alacağını hatırlatan EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, 2026 yılı için Kimya sektörünün ihracat hacminin 35 milyar dolar, Plastik sektörü ihracatının ise 10 milyar dolar seviyesini aşacağına inandığını söyledi. Ancak, plastik sektörünün termoplastik hammadde ihtiyacını yerli üretimle karşılama oranının her yıl azaldığına dikkat çekti.

Bu durum, plastik sektöründe yapılacak yatırımların gerekliliğini artırmaktadır. Gençer, petrokimyaya yapılacak olan yatırımların, çağın gereksinimlerine uygun büyüklükte planlanması gerektiğini ve bu yatırımların mutlaka kamu otoritesinin paydaşlığında gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.

Devamını Oku

İzmir’de Yağışlar İle İZSU Ekipleri Görevde!

İzmir’de Yağışlar İle İZSU Ekipleri Görevde!
0

BEĞENDİM

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü, 23 Ocak 2023 tarihli raporunda İzmir genelinde yaşanan yağışların yerel ve orta kuvvette seyrettiğini bildirmiştir. Bu yağışların takibi ve olası sorunlara müdahale amacıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri kent genelinde sahada aktif olarak görev almıştır. Yapılan ölçümlere göre, saat 09.00 itibarıyla son 24 saatte metrekareye düşen en yüksek yağış miktarı Çeşme ilçesinde 45,7 kilogram olarak kaydedilmiştir. Çeşme’yi, metrekareye 30,5 kilogram yağış ile Urla, 28,3 kilogram ile Bozdağ, 24,5 kilogram ile Dikili ve 21,9 kilogram ile Tire-Somak takip etmiştir. Kent merkezinde ise yağışların daha sınırlı olduğu gözlemlenmiştir. Örneğin, Karabağlar bölgesinde metrekareye düşen yağış miktarı 21,7 kilogram, Konak ilçesinde 12 kilogram, Karşıyaka’da 14,7 kilogram, Bayraklı’da 10,9 kilogram ve Bornova çevresinde ise 10 ila 11 kilogram arasında ölçülmüştür. Yağışların, kısa süreli sağanaklar şeklinde gerçekleştiği ve günlük yaşamı olumsuz etkilemediği bildirilmektedir.

İZSU ekipleri gelen ihbarlar doğrultusunda hızlı bir şekilde müdahalelerde bulunmuştur. Mazgal temizliği, su birikintilerine müdahale ve yağmur suyu hatlarının kontrolü gibi çalışmalara yoğun şekilde başvurulmuştur. Yetkililer, yağış sebebiyle toplam 18 ihbar alındığını ve bu ihbarların tümüne kısa zamanda müdahale edildiğini ifade etmiştir. Özellikle geçmiş yıllarda su birikintisi problemi yaşanan noktalarda önleyici kontroller yapılmıştır. Dere yatakları ve altyapı hatlarında herhangi bir ciddi olumsuzluk tespit edilmemiştir. Kent genelinde ulaşım ve belediye hizmetlerinin normal bir şekilde devam etmekte olduğu belirtilmiştir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, gelişmeleri Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü koordinasyonunda anlık olarak takip etmekte olduklarını duyurmuşlardır. Tüm birimlerin sahada iş birliği içinde çalışmalarını sürdürdüğünü açıklayan yetkililer, yağışlarla ilgili yaşanabilecek olumsuz durumlarda vatandaşların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 153 ve 185 hatlarından ulaşarak ihbarda bulunabileceklerini bildirmişlerdir. Bu hatlar, olası olumsuzluklar için bir iletişim kanalı sunarak hızlı müdahale imkanı sağlayacaktır.

Bu süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekiplerinin koordineli çalışması, yaşanan yağışların olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla önemli bir rol oynamıştır. Meteorolojik verilerin ve vatandaş ihbarlarının hızlı bir şekilde değerlendirilmesi, kamu hizmetlerinin aksamadan devam etmesi açısından son derece kritik bir öneme sahiptir. İlgili kurumların iş birliği ve etkili müdahaleleri sayesinde, İzmir halkı bu yağış dönemini sorunsuz bir şekilde atlatmıştır.

Devamını Oku

Buzlanma Faciası: Otobüs Devrildi, 12 Yaralı!

Buzlanma Faciası: Otobüs Devrildi, 12 Yaralı!
0

BEĞENDİM

Öncelikle, kaza olayının yaşandığı yer Çavdır ilçesi olup, bulunduğu güzergah ise Denizli-Antalya kara yoludur. Buradaki kaza, 57 yaşındaki T.A. tarafından yönetilen ve Sarıkız Firmasına ait 45 YK 653 plakalı yolcu otobüsünün buzlanma nedeniyle devrilmesi sonucunda gerçekleşmiştir. Bu durum, kış aylarında özellikle yollarda oluşan buzlanmanın tehlikelerine dikkat çekmektedir. Kaza, 12 kişinin yaralanmasına neden olurken, kaza sonrası hızlı bir şekilde yardım ekiplerine haber verilmiştir.

Kaza sonrası bölgeye, çok sayıda sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edilmiştir. Bu ekiplerin hızlıca olay yerine ulaşması, yaralıların durumunun kötüleşmemesi açısından önemli bir faktördür. Yaralıların durumu ile ilgili yapılan ilk müdahaleler sağlık ekipleri tarafından titizlikle gerçekleştirilmiş ve sonrasında yaralılar, kentteki çeşitli hastanelere ambulanslarla kaldırılmıştır. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğunun öğrenilmesi, kaza sonrası oluşan kaygıları biraz olsun hafifletmiştir.

Ayrıca, kazanın ardından yetkililer tarafından olayla ilgili tahkikat başlatılmıştır. Bu tahkikat, kazanın sebeplerini belirlemek ve benzer olayların gelecekte yaşanmaması için önlemler almak amacıyla yapılmaktadır. Buzlanma gibi doğal koşulların yol güvenliğini nasıl etkilediği, bu tür olayların önlenmesine dair önem arz eden bir konudur.

Bu tür trafik kazaları, her yıl birçok insanın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, sürücülerin özellikle kış mevsiminde daha dikkatli olmaları ve araçlarının durumunu kontrol etmeleri son derece önemlidir. Yolculuk yapmadan önce araçların lastiklerine, fren sistemlerine ve genel güvenlik donanımlarına dikkat edilmesi, bu tür acı olayların önlenmesine yardımcı olabilir.

Kazanın ardından bölgede meydana gelen yola bakan ekiplerin, yol şartlarıyla ilgili değerlendirmeler yapması da gündeme gelmiş olup, bu tür rutin kontrollerin daha sık yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Buzlanma, Türkiye’nin birçok bölgesinde kış aylarında sıkça karşılaşılan bir durumdur ve bu nedenle sürücülerin ve yol yapım ekiplerinin bu durumun getirdiği riskleri dikkate alması gerekmektedir.

Sonuç olarak, Çavdır ilçesinde yaşanan bu kaza, hem yaralıların sağlık durumunun iyi olması açısından olumlu seyretse de, yol güvenliği ve sürücü duyarlılığı açısından önemli bir hatırlatmadır. Sürücülerin daha dikkatli olmaları, yol şartlarının ve hava koşullarının dikkate alınması, kaza sayısının azaltılması için hayati öneme sahiptir. Kazanın sonuçları ve yapılan tahkikat, gelecekte benzer kazaların yaşanmaması için alınacak dersler açısından değerlendirilecektir.

Devamını Oku

İzmir’de STK’lardan Türk Bayrağına Destek Mesajı!

İzmir’de STK’lardan Türk Bayrağına Destek Mesajı!
0

BEĞENDİM

İzmir’de gerçekleştirilen basın toplantısında, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanlığı öncülüğünde çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri bir araya geldi. Toplantının amacı, terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik saldırısına karşı duyulan tepkiyi dile getirmekti. Toplantıya, çoğunluğu doğu ve güneydoğu hemşehri derneklerinden gelen katılımcılar, olayın ciddiyetine dikkat çekmek amacıyla katıldılar.

MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, toplantıda yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye hedefinin, toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelmesi ile hayata geçirilmekte olduğunu belirtti. Şahin, Mardin’in Nusaybin ilçesinde gerçekleştirilen saldırının “haince” bir eylem olduğunu ifade ederek, bunun aziz Türk milletini derinden üzdüğünü dile getirdi. “Bu alçak ve çirkin eylem, vicdanlarda derin yara açmıştır,” diyen Şahin, birlik ve kardeşlik vurgusu yaparak, hiçbir provokasyona geçit vermeyeceklerini söyledi. Şahin ayrıca, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti milletiyle birdir, bayrağıyla bütündür,” dedi.

Toplantıda söz alan Anadolu Birliği Derneği Onursal Başkanı Koçali Al, İzmir’deki sivil toplum kuruluşlarının Terörsüz Türkiye için toplumun her kesimini ziyaret ettiğini ve halkın büyük bir kısmının bu sürece destek verdiğini söyledi. Al, Türk bayrağının hem Türkler hem de Kürtler için bir onur ve namus simgesi olduğunu, “Ona uzanan eller kahrolsun” diyerek ifade etti. Yine, kendileri olarak Türkiye’de yaşayan tüm halklar adına Terörsüz Türkiye’nin yanındayız, şeklinde konuştu.

Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Zakir Salmanoğlu da Türk bayrağına yapılan saldırıyı kınadı ve provokasyonlara karşı duyarlılık gösterme sözü verdi. Salmanoğlu, “Bu bayrak hepimize yeter. Bu ülkede bu bayrak altında yaşayan herkes kardeştir,” diyerek bayrağın dokunulmazlığına vurgu yaptı. İzmir Diyarbakırlılar Federasyonu Başkanı Kadir Akgün ise yaşanan olayın herkesi üzdüğünü, bayrağın hepsinin onuru ve şerefi olduğuna dikkat çekti. Akgün, olayın failini eleştirerek, “O bayrağı indiren şahsın kimliğinde Türk bayrağı yok muydu?” diye sordu.

İzmir Mardinliler Vakfı Başkanı Rasim Kahraman ise olayı kınadığını belirterek, bir Mardinli olarak utanç duyduğunu ifade etti. Kahraman, Mardin’in 8 ilçesinde halkın evlerine bayrak astığını ve yaşanan kanlı geçmişinden sonra artık daha fazla acı istemediklerini vurguladı. “Bölmek isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz,” diyerek Mardinlilerin bayrağa sahip çıkacağına dair kararlılık sergiledi.

Toplantıya ayrıca, Şanlıurfa, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır, Konya, Erzincan ve Sivas gibi farklı illerin hemşehri derneklerinin temsilcileri katıldı. Bu birliktelik, Türk milletinin birleşik duruşunun ve teröre karşı dayanışmasının bir göstergesi olarak önemli bir mesaj vermekteydi.

Devamını Oku

Define avcıları Alpu’da suçüstü yakalandı!

Define avcıları Alpu’da suçüstü yakalandı!
0

BEĞENDİM

Son dönemde yapılan kapsamlı çalışmalarda, Alpu İlçesi’nde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüpheli şahısların izinsiz kazı yapma girişimi hakkında önemli bilgilere ulaşmıştır. Bu bilgiye dayanarak, Anadolu Mirası Operasyonları çerçevesinde jandarma ekipleri, hızlı bir müdahalede bulunmuş ve olayla ilgili detaylı bir inceleme başlatmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, 8 şüpheli kişi kaçak kazı yaparken suçüstü yakalanmıştır. Bu durum, bölgedeki tarihi ve kültürel mirası koruma çabalarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Yaklaşık olarak 8 şüpheli şahsa ait olduğu belirlenen kazı alanında yapılan detaylı incelemelerde, önemli bulgular elde edilmiştir. Jandarma ekipleri, kazı yapan şahısların bulundukları yerden kazı yapmak için kullandıkları bir eksvatör, taşımak için kullanılan bir lobet, 3 metre uzunluğunda bir çekme halatı ve 30 metre uzunluğunda bir halat ile birlikte 5 adet çeşitli kazı malzemesi ele geçirmiştir. Bu bulgular, şüphelilerin organize bir şekilde hareket ettiklerini ve oldukça profesyonel bir ekipman kullanarak yasadışı kazı faaliyetinde bulunduklarını göstermektedir.

Kaçak kazı, ülkemizde hem tarihi eserlerimizin korunması açısından hem de insanlık tarihine dair önemli bilgilerin kaybı riskini barındıran kritik bir sorundur. Bu bağlamda, Alpu İlçesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyon, bu tür yasadışı faaliyetlere karşı alınan önlemlerin ve yapılan çalışmaların gerekliliğini vurgulamaktadır. Elde edilen bulgular ve yakalanan şahıslar hakkında, ilgili makamlara dosya iletilerek derhal soruşturma süreci başlatılmıştır. Bu süreç, hukukun üstünlüğü ve toplumsal adalet açısından son derece önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Alpu İlçesi’nde gerçekleşen bu olay, sadece yerel değil, aynı zamanda ulusal ölçekte de tarihi mirasın korunmasına yönelik önemli bir ders niteliği taşımaktadır. Kazı faaliyetleri sırasında ele geçen malzemeler, bölgenin tarihî dokusunu tehdit eden bir yaklaşımın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu tür durumlarla karşılaşmamak için, hem halkın hem de yerel yöneticilerin tarihi değerlere sahip çıkmaları gerektiği bir kez daha anlaşılmaktadır. Jandarma ve diğer güvenlik güçlerinin yapmış olduğu bu amansız mücadele, gelecekte benzer olayların önüne geçme konusunda önemli bir adım olarak kabul edilmektedir.

Sonuç olarak, Alpu İlçesi’nde gerçekleştirilen bu operasyon, diğer illerde de benzer yasadışı kazılara karşı etkili bir farkındalık oluşturma amacı taşıyarak, toplumun her kesimini konuya dahil etmeyi hedeflemektedir. Tarihi eserlerin korunması, sadece ilgili kurumların değil, aynı zamanda toplumun bütün bireylerinin ortak sorumluluğu olduğunun bilincinde olunması gerekmektedir. Bu tür olaylarla mücadele, sadece yasa uygulayıcılarının değil, her vatandaşın katkısıyla mümkün olacaktır.

Devamını Oku