12 Ocak 2026 Pazartesi
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell, şu anda bir federal soruşturma ile karşı karşıya kalmış durumda. ABD Adalet Bakanlığı, Powell hakkında, Senato’ya verdiği ifadeler ve FED binalarındaki tadilatlarla ilgili olarak bir inceleme başlattı. Powell, bu durumu bir videoyla duyurarak, Adalet Bakanlığı’nın kendisine Senato komitesine verdiği FED binalarının tadilatıyla ilgili bilgiler sebebiyle celp gönderdiğini ve bunun ardından da suçlamalarla tehdit edildiğini ifade etti. FED Başkanı, bu soruşturmanın, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine karşı duyduğu öfke nedeniyle başlatıldığını düşündüğünü dile getirdi.
Powell, söz konusu soruşturmanın; FED’in faiz oranlarını kanıtlar ve ekonomik koşullara göre belirleme yetisini etkileyip etkilemeyeceği ya da para politikasının siyasi baskı ve sindirme yoluyla yönlendirilip yönlendirilemeyeceği konularında önemli olduğunu vurguladı. “Hukukun üstünlüğüne ve demokrasimizdeki hesap verilebilirliğe derin bir saygım var. Hiç kimse, özellikle de FED başkanı hukukun üzerinde değildir,” diyen Powell, bu emsalsiz eylemin yönetimin tehditleri ve sürekli baskıları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Eski Başkan Trump, Powell’ı faiz oranlarını beklediği hızda düşürmediği nedeni ile sürekli eleştiriyordu. Trump, Powell’ı görevden alma tehdidini tekrar tekrar gündeme getiriyordu. Özellikle 30 Aralık’ta yaptığı bir açıklamada, gazetecilerin “FED Başkanı’nın istifa etmesi isteyecek misiniz?” sorusuna yanıt vererek, “Evet, istifa etmelidir, buna çok yaklaştık. Onu kovmak isterdim, ama çok yaklaştık,” demişti. Bu tür ifadeler, Trump’ın Powell’a karşı duyduğu memnuniyetsizliği açıkça ortaya koydu.
FED, şimdiye kadar başkent Washington D.C.’de bulunan Eccles ve 1951 Constitution Avenue binalarının 1930’lardan beri geçirdiği en büyük tadilatı gerçekleştirmek üzere çalışmalar yürütüyor. Bu binaların yenilenme ve modernizasyon çalışmaları, aynı zamanda sağlık ve güvenlik önlemlerini de kapsıyor. Dolayısıyla, bu tadilatlar FED için hayati öneme sahip. Ancak, bu tadilatlar ve Powell’ın durumu, Trump ve diğer siyasi liderlerin FED üzerinde yarattığı baskıyı da gözler önüne seriyor.
Özetle, Jerome Powell’ın karşılaştığı bu durum, sadece kendisinin değil, aynı zamanda FED’in bağımsızlığı açısından kritik bir mesele. Soruşturmanın sonucunun FED’in para politikaları üzerinde yaratacağı olası kararlara etki etmesi bekleniyor. Powell, bu bağlamda, FED’in bağımsızlığını koruma çabası içinde, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin önemini bir kez daha vurguladı. Donald Trump’ın yarattığı tehditler, zamanla FED’in faaliyetlerini yönlendirebilir; bu da ekonomide belirsizlik yaratabilir. Her ne kadar Powell, hukukun üstünlüğü çerçevesinde ve bağımsız bir şekilde politika belirleme çabalarında kararlı görünse de, siyasi tehditlerin varlığı, ekonominin geleceği üzerinde gölgeler bırakabilir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı, kentteki tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkan çalışmaları özendirmek amacıyla her yıl düzenlediği Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri’nin 21’incisini gerçekleştirdi. Bu yıl İzmir il sınırlarından gelen 72 başvuru arasından, Seçici Kurul’un yaptığı inceleme sonucunda ön elemeyi geçerek ödül töreninde onurlandırılan 50 başvuru belirlendi. Ödül töreni, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene, çeşitli belediyelerin başkanları, iş insanları, bürokratlar ve vatandaşlar katılım gösterdi. Açılışta Levni Band Grubu, Sami Hosseini’nin şefliğinde “Diriliş” adlı bir ritm kompozisyonu sundu.
Dr. Cemil Tugay: “Sizler iyi ki varsınız”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ödül töreninde yaptığı konuşmada, bu önemli yarışmanın geçmişten günümüze köprü kurmanın gerekliliğini vurguladı. Tugay, “Bir kenti kent yapan şey, yalnızca ayakta duran yapılar değil. O yapıların içinde sürdürülen hayatlar ve biriken hikayelerdir. Yani sizler varsınız, iyi ki varsınız” dedi. Kültürel mirasın korunmasının sadece tarih ile ilgili bir mesele olmadığını, kimlik ve yaşam kalitesi ile de bağlantılı olduğunu belirtti. Tugay, ödül alan projelerin her birinin, kültürel mirası yaşatma noktasında büyük bir katkıda bulunduğunu ifade etti.
“İyi örnekler cesaret verir”
Tugay, kültürel mirasın korunmasının tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ve bu sorumluluğun yalnızca uzmanlardan ibaret olmadığını dile getirdi. “İzmir, kültürel miras açısından yalnızca yüzeyde değil, derin bir geçmişe sahiptir. Geçmişimiz doğru biçimde anlaşılmadığında, bugünkü kent kimliğimiz doğru olamaz” diyen Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin arkeolojik kazı çalışmalarına verdiği desteği de vurguladı. Ödüller sayesinde geçmişin sadece anlatılan bir hikaye olmadığını, gündelik yaşam içinde yaşayan ve geleceğe aktarılan bir değer haline geldiğini belirtti.
Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy: “Uluslararası ödüller arasında özel bir yere sahip”
2025 Seçici Kurul Başkanı Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy, Tarihe Saygı Ödülleri’nin yerel yönetimler arasında kültürel mirası koruma yönünde tek program olarak öne çıktığını belirtti. Ödüllerin 21. kez verilmesinin ve sürekli yeniliklerle devam etmesinin, onu uluslararası ölçekte de önemli kıldığını söyledi.
Ödül Komitesi: “Ödülün odağı yurttaş”
Ödül Komitesinin temsilcisi Prof. Dr. Emel Göksu, ödülün temel odağının yurttaş olduğunu dilerek, bu ödülü vatandaşa verdiklerini vurguladı. Türkiye’de pek çok ödülden farkı olarak bu ödülün sivil bir nitelik taşıdığını ve koruma eyleminin öznesi olan insana teşekkür ettiklerini ifade etti.
Ödül Kategorileri ve Kazananlar
Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri, birçok kategoride ödüller sundu. Bu kategoriler arasında “Tarihi Yapıda Yaşam,” “Esaslı Onarım” ve “Tarihi Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma” gibi başlıklar yer aldı. Her kategori çeşitli projelerle katılım gösterdi. “Tarihi Yapıda Yaşam” ödülleri arasında Birgi’deki Necla Umur Evi ve Buca’daki Filippucci Evi yer alırken, “Esaslı Onarım” ödülü Arkas Sanat Göztepe – Ayşe ve Seniha Mayda Köşkü’ne
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait askeri yük ve yolcu taşıma ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine bir operasyon düzenlendi. Bu operasyon, 2019 ile 2024 yılları arasında gerçekleştirilen 18 ihale üzerinde yoğunlaşarak, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet suçlamalarıyla 20 şüphelinin gözaltına alınmasını sağladı. Gözaltına alınan kişilerin 6’sı asker, 14’ü ise sivil vatandaşlardan oluşmaktadır.
Soruşturmanın odak noktası, söz konusu 18 ihalede hakediş belgelerinde yer alan araç sayıları ve kilometre bilgilerinin kasten yanlış şekilde gösterilmesi iddialarıdır. İddialara göre, bu usulsüzlükler nedeniyle firmalara haksız yere fazla ödemeler yapılmıştır. Başsavcılığın açıklamasına göre, Askeri Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen araştırmalar neticesinde, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığına bağlı Ulaştırma Yönetim Şube Müdürlüğünde görevli bazı personelin, hizmet alımı gerçekleştiren firma sahipleri ile anlaşarak menfaat temin ettikleri belirlenmiştir.
Yürütülen soruşturma kapsamında, 2019 ile 2024 yılları arasında gerçekleşen 18 ihaleye dair hakediş belgelerinde, araç sayıları ve kilometre miktarlarının kasıtlı olarak fazla gösterildiği tespit edilmiştir. Bu durum ise kamu zararına yol açmış; Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri tarafından yapılan incelemede, oluşan zarar miktarının 23 milyon 578 bin 505 lira olarak kaydedildiği ifade edilmiştir. Başsavcılığın talimatıyla, kontrol teşkilatında görevli olan 6 askeri personel ile birlikte firmanın sahipleri ve yetkilileri hakkında “edimin ifasına fesat karıştırma” ve “rüşvet” suçlamalarından gözaltı kararı alınmıştır.
Operasyon neticesinde gözaltına alınan şüphelilerden 6’sı askeri personel, 14’ü ise sivil vatandaştır. Ayrıca, 1 sivil şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise hala devam ettiği rapor edilmiştir. Bu tür yolsuzlukların önlenmesi ve hesap verilebilirliğin sağlanması açısından sürdürülmekte olan soruşturmanın sonuçları ve elde edilen bulgular, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla paylaşılacaktır.
Bu operasyon, askeri ihalelerdeki yolsuzlukların önlenmesi için atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilmekte olup, gelecekte benzer durumlarla karşılaşmamak adına devlet kurumları arasındaki şeffaflığın artırılması gerektiği yönünde eleştiriler de gündeme gelmektedir. Kamu kaynaklarının verimli kullanımı ve yolsuzlukların bertaraf edilmesi, yalnızca bu tür operasyonlarla değil, aynı zamanda yasal düzenlemelerle de desteklenmelidir. Yürütülen çalışmaların sonuçları, Türkiye’deki askeri ihalelerde yolsuzluğun boyutları hakkında daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmasına olanak tanıyacaktır.
Kaza, İstanbul’un Beşiktaş ilçesinin Ulus semtinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, park etmek isteyen bir sürücü, aracının frenine basmak yerine gaz pedalına bastı. Bu hatalı hareket sonucunda araç kontrolünü kaybederek geri geri hızla gitmeye başladı. Geri giden otomobil, önce yolda seyir halinde olan bir taksiye, ardından bir ağaca ve park halindeki başka bir otomobile çarpıp, en son inşaat halindeki bir binaya çarparak durdu. Çarpmanın etkisiyle binanın camları ve demir korkulukları da ciddi şekilde zarar gördü. Olayda otomobilin sürücüsü hafif yaralandı ve derhal hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Kazayla ilgili olarak incelemenin başlatıldığı öğrenildi. Kaza anı, çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.
İNANILMAZ KAZA ANI KAMERAYA YANSIDI
Görüntülerde, fren yerine gaz pedalına basan sürücünün geri geri hızla gittiği ve trafik akışını tehlikeye soktuğu görüldü. Otomobil, önce yolda seyir halinde olan başka bir otomobilin arkasına, ardından bir ağaca ve park halindeki başka bir araca çarparak, nihayetinde inşaat halindeki bir binaya doğru yol aldı. Bu kayıtlarda, kazanın ne kadar hızlı ve ani geliştiği açık bir şekilde gözlemlenebiliyor.
Hasar gören inşaat alanındaki güvenlik görevlisi Selim Ünaldı, kazanın detaylarını aktardı. Ünaldı, “Araç geri geri gelirken hızlandı. Sürücü, otomatik vitesli bu aracın frenine değil, gazına basmış. Bu sebeple süratli bir şekilde gelip buradaki korkulukları ve duvarı vurdu. Çarpmanın etkisiyle arkadaki binanın camları patladı. Aynı zamanda diğer park halindeki araçlara da zarar verdi. Yolda seyir halinde olan taksiye de çarptı. Sürücüye hastanede müdahale yapıldı, ama başka kimse yaralanmadı” açıklamasında bulundu.
Kaza sonrası bölgedeki insanlar ne olduğunu anlamaya çalışırken, olay yerindeki panik havası da dikkat çekti. Güvenlik kameralarının yanına toplanan izleyiciler, kazanın nasıl olduğuna dair tahminlerde bulundular ve güvenlik görevlisine çeşitli sorular yönelttiler. Olay yerine gelen polis ekipleri, detaylı bir inceleme başlatarak kaza ile ilgili rapor tutmaya başladılar. Sürücünün yasal durumu ve kazanın sorumluluğu ise henüz netlik kazanmadı.
Bu tür kazalar, sürücülerin araç kullanırken dikkatli olmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle park etme gibi basit görünen işlemler, dikkatsizlik halinde büyük yaralanmalara ve maddi hasara neden olabilmektedir. Yetkililer, sürücülere daha fazla dikkat etmeleri ve her zaman araç kullanırken tedbirli olmaları gerektiği konusunda uyarıda bulunuyorlar.
Gelir-gider dengesinin sağlanması, finansal planlama sürecinin temel taşlarını oluşturur. Bireylerin ihtiyaçlarına uygun finansal araçlar belirleyip, bilinçli tercihler yaparak bu dengeyi korumaları oldukça önemlidir. Bu rehber, günümüzde sıkça sorulan kredi hesaplama, kredi başvurusu, ve kredili mevduat hesaplama gibi konuları ele alarak, finansal ihtiyaçlara yönelik daha bilinçli ve akılcı çözümler sağlamayı amaçlamaktadır.
Gelişen finansal ürün çeşitliliği, kullanıcıların önünde çok sayıda seçenek bulundurmaktadır. Ancak, eğer doğru bir planlama yapılmazsa, bu durum gereksiz maliyetler yaratabilir. İhtiyaç kredisi hesaplama, taşıt kredisi hesaplama veya konut kredisi hesaplama gibi işlemler, yalnızca sayısal bir biçimde değil, bütüncül bir finansal planlama süreci olarak değerlendirilmelidir.
KREDİ HESAPLAMA YÖNTEMLERİ VE FİNANSAL PLANLAMA ARAÇLARI
Kredi kullanımı, büyük harcamaların daha yönetilebilir hale gelmesini sağlarken, bunun avantajından yararlanabilmek için kredi hesaplama yöntemlerinin iyi anlaşılması gerekmektedir. Bireysel kredi hesaplama sürecinde, kredi tutarı, vade süresi, ve faiz oranı gibi temel unsurlar dikkate alınır. Özellikle faiz oranına göre yapılan kredi hesaplamaları, toplam geri ödeme tutarını net bir şekilde görmeyi sağlar.
İhtiyaç kredisi hesaplama, genellikle kısa ve orta vadeli finansman gereksinimleri için tercih edilirken, taşıt kredisi hesaplama araç alımına yönelik ve konut kredisi hesaplama ise uzun vadeli barınma gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir. Bu aşamada oran girerek yapılan kredi hesaplama yöntemleri, çeşitli senaryoların karşılaştırılması imkanını sunar. Kullanıcılar, aylık taksit tutarlarını ve toplam maliyeti önceden görebilir, böylece bütçelerine en uygun seçeneği belirleyebilirler.
Finansal planlama araçları yalnızca kredi hesaplama ile sınırlı kalmayıp; kredili mevduat hesaplama ve kredili mevduat faizi hesaplama gibi işlemler de kısa vadeli nakit ihtiyaçlarının yönetilmesinde kritik önem taşır. Bu hesaplamalar, faiz yükünü net bir biçimde anlamaya yardımcı olur ve kontrolsüz borçlanmanın önüne geçebilir.
KREDİ BAŞVURU SÜRECİ VE DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ
Kredi hesaplama aşamasından sonra en çok merak edilen konulardan biri, kredi başvuru sürecidir. Kredi başvurusu yapmadan önce, gelir durumu, mevcut borçlar ve ödeme alışkanlıkları dikkatlice değerlendirilmelidir. Bu detaylı değerlendirme, sadece başvurunun onaylanma ihtimalini artırmakla kalmaz, aynı zamanda sürdürülebilir bir borç yönetimini de sağlar.
Kredi başvuru sürecinde sıkça sorulan bir diğer soru ise, kredi başvurusu kaç günde sonuçlanır sorusudur. Bu süre, başvurunun niteliği ve değerlendirme sürecinin kapsamına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ancak dikkatli ve eksiksiz bilgi sunulan başvuruların genelde daha hızlı sonuçlandığı bilinmektedir.
Başvuru sırasında dikkat edilmesi gereken değerlendirme kriterleri arasında, gelir belgelendirmesi, kredi geçmişi ve mevcut finansal yükümlülükler önemli bir yer tutar. Bu bağlamda, kredi hesaplama aşamasında gerçekçi rakamlarla hareket etmek, başvurunun olumlu sonuçlanmasına katkı sağlar. Aynı zamanda çeşitli kredi türlerinin karşılaştırılması, gereksiz maliyetlerin önüne geçecektir.
KREDİLİ MEVDAT HESABI VE ETKİN KULLANIM STRATEJİLERİ
Kredili mevduat hesapları, kısa vadeli nakit ihtiyaçları için esnek bir çözüm sunar. Ancak bu ürünlerin etkin kullanabilmesi için doğru bir şekilde kredili mevduat hesaplama ve kredili mevduat faizi hesaplama işlemlerinin yapılması gereklidir. Aksi takdirde, yüksek faiz maliyetleri gözden kaçabilir.