20 Ocak 2026 Salı
MEDYA EGE – Buca Belediyesi, kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini paylaşmak amacıyla önemli bir etkinlik düzenliyor. “Kadın İş Birliği ve Girişimcilik” başlıklı panel, 22 Ocak Perşembe günü saat 14.00’te Buca Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilecek. Bu etkinlik, kadınların iş dünyasındaki yerini pekiştirmek ve onların girişimcilik yolculuklarında destek sunmayı amaçlıyor.
Belediye, bu panelin kadınların girişimcilik yolculuklarına katkı sunma, iş birliği kültürünü yaygınlaştırma ve kadın emeğinin görünürlüğünü artırma hedeflerini taşıdığını sosyal medya hesapları aracılığıyla aktardı. Buca Belediyesi, çeşitli alanlarda tecrübeli isimlerin yer alacağı bu panelde, katılımcılar için bilgi ve deneyim paylaşımının önemli olacağını vurguladı.
Panelde, kadın girişimciliği ve kooperatifçilik konularında önemli bilgiler sunacak olan konuşmacılar arasında; EKBP İzmir Sekreteri Şengül Baysak, Oya Dizayn Sahibi Oya Demiralmaz ve S.S. Kızılçullu Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Nihal Köprübaşı yer alacak. Bu isimler, girişimcilik deneyimlerinden kooperatifçilik modellerine, kadın dayanışmasından sürdürülebilir iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede değerli değerlendirmeler yapacaklar.
Panele katılımın ilgi çekici ve öğretici olacağına inanan Buca Belediyesi, kadın girişimcilerin birbirleriyle bağlantı kurarak, deneyimlerini paylaşmalarına olanak tanımayı da amaçlıyor. Aynı zamanda, kadınlar arasında bir dayanışma ağı oluşturmayı ve iş birliğinin önemini vurgulamak istiyor.
Bu etkinlik, kadınların girişimcilik alanındaki potansiyellerini keşfetmeleri, öz güven kazanmaları ve başarılı iş hikâyelerini deneyimleyerek ilham almaları için büyük bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Her katılımcı, bu panelden kendi alanında bir adım öne geçmeyi ve yeni iş birlikleri oluşturmayı hedefliyor. Buca Belediyesi, kadınların güçlü bir toplum inşa etme yolunda attıkları adımların önemini her zaman gündeme getiriyor.
Buca Belediyesi’nin bu girişimi, sadece kadın girişimcileri değil, aynı zamanda tüm toplumu kapsayan geniş bir perspektifle hayata geçirilmiştir. Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması ve iş hayatında daha görünür olmaları adına atılan bu adımlar, toplumsal cinsiyet eşitliğine de katkıda bulunuyor. Etkinlik sonrası, katılımcıların edindiği bilgiler ve deneyimler, onların gelecekte yapacakları projelere de ışık tutacak.
Sonuç olarak, “Kadın İş Birliği ve Girişimcilik” paneli, sadece bir etkinlik olmaktan öte, kadınların ortak bir hedef etrafında birleşip, yeni girişimcilik yolları keşfetmesi için bir başlangıç teşkil ediyor. Buca Belediyesi’nin bu tür organizasyonları, kadınların toplumda daha aktif bir rol oynamalarını ve ekonomik hayatta güçlü bir yer edinmelerini sağlama yolunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Katılmak isteyen tüm kadın girişimcilerin bu fırsatı değerlendirmesi öneriliyor.
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı narkotik operasyonu olarak nitelendirilen “Narkokapan-İzmir” hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yeldan, bu tür suç odaklarına asla geçit verilmeyeceğini belirterek, Türkiye’nin gençlerini uyuşturucu bataklığına teslim etmeyecek kadar güçlü bir iradeye sahip olduğunu ifade etti. Bu kapsamda, devletin uyuşturucuyla mücadelede kararlı bir duruş sergilediğini vurguladı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Yeldan’ın Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen işlemler hakkında bilgiler aldığı aktarıldı. Uyuşturucu Suçları Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Gültekin Topsakal ve görevli cumhuriyet savcılarıyla bir araya gelerek, işlerin gidişatı hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Yeldan, devletin bu konudaki kararlılığının altını çizerken, emniyet mensuplarının da milletin huzur ve güvenliği için özveriyle çalıştığını dile getirdi.
Yeldan, açıklamalarında sokakları zehir tacirlerinden arındırma ve gençlerin geleceğini koruma konusunu, devlet olmanın en temel sorumlulukları arasında saydı. Uyuşturucunun neden olduğu sorunların önüne geçme konusunda devlet otoritesinin tamamen yanlarında olduğunu belirten Yeldan, bu tür faaliyetlere karşı herkesin duyarlı ve dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Özellikle gençlerin korunmasının altını çizen Yeldan, “Gençlerimizi karanlığa sürüklemek isteyen hiçbir suç odağına asla geçit verilmeyecektir.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Türkiye Cumhuriyeti’nin gençlerini uyuşturucu bataklığına teslim etmeyecek kadar güçlü bir geçmişe ve iradeye sahip olduğuna dair konuşmasını sürdürdü. Bu noktada devletin, suç unsurlarına karşı gösterdiği mücadele kararlılığı ve hukukun üstünlüğü ilkesinin önemine vurgu yapmayı ihmal etmedi.
“Narkokapan-İzmir” operasyonunun ardından yapılan bu açıklamalar, sadece İzmir’deki değil, Türkiye genelindeki uyuşturucu ticaretiyle mücadele konusunda da bir dönüm noktası oluşturmayı hedefliyor. Özellikle uyuşturucuya karşı yürütülen mücadelenin her alanda sürmesi gerektiğini belirten Yeldan, toplumun her kesimini harekete geçirmeye yönelik bir çaba içinde olunduğunu ifade etti. Devlet, tüm organlarıyla birlikte bu mücadelede kararlı bir tutum sergilemeyi sürdürecek.
Sonuç olarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın bu konudaki açıklamaları, Türkiye’nin uyuşturucuyla mücadeledeki kararlılığını pekiştirmekte ve özellikle gençleri koruma çabalarını ön plana çıkarmaktadır. Gençlerin sağlıklı bir gelecek için korumasının yanı sıra, halkın güvenliğini sağlamak adına yürütülen bu tür operasyonların artarak devam etmesi büyük bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, 14 Ocak 2023 tarihinde İstanbul’un Güngören ilçesinde trajik bir şekilde hayatını kaybeden 2009 doğumlu Atlas Çağlayan ile ilgili önemli bir soruşturma başlatmış bulunmaktadır. Söz konusu soruşturma, sosyal medya platformlarında provokatif içerikler paylaşan ve Atlas’ın ailesini tehdit eden kişilere yönelik yapılmaktadır. Adaletin sağlanabilmesi için gereken tüm adımlar, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından titizlikle yürütülmektedir.
Yürütülen bu soruşturma kapsamında, önceki gün ve sonrasında gerçekleştirilen operasyonlarla 6 kişi gözaltına alınmış, ardından bu sabah Adana ilinde yakalanan 2 şüpheli ile birlikte toplam gözaltı sayısı 8’e yükselmiştir. Bu operasyonlar, sosyal medya üzerinden yapılan tehditlerin ciddiyetine dikkat çekmekte ve toplumda güvenliğin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Buna ek olarak, provokatif paylaşımlar ve aileye yönelik tehditler nedeniyle bugün Antalya’da 1 kişinin daha gözaltına alındığı bilgisi edinilmiştir. Gözaltına alınan şüphelinin, İstanbul’da geçtiğimiz gün mahkemeye çıkarılıp tutuklanan zanlılardan birinin yakınından biri olduğu öğrenilmiştir. Bu durum, soruşturmanın ne denli geniş bir çerçevede yürütüldüğünün ve ilişkilere dair tespitlerin titizlikle yapıldığının bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Atlas Çağlayan’ın ailesi, bu süreçte büyük bir üzüntü ve endişe içinde, yaptıkları sosyal medya paylaşımlarında kendilerine yönelik tehditlerin son bulmasını ve adaletin bir an önce tecelli etmesini talep etmektedir. Bu tür tehditler yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olarak da algılanmakta ve toplumun tüm kesimlerinden tepkiler gelmektedir. Emniyet güçleri, belirtilen tehditlerin önüne geçmek ve adaletin sağlanması amacıyla yoğun bir çaba göstermektedir.
Sonuç olarak, Atlas Çağlayan ile ilgili olayın ardından başlatılan soruşturma, polis ve savcılığın verdiği sıkı mücadele ile devam etmektedir. Bu süreçte yaşanan gelişmeler, sosyal medya platformlarının sorumluluğu ve toplumsal güvenliğin korunması açısından büyük bir önem taşımaktadır. Emniyet birimlerinin çalışmaları, benzer olayların önlenmesine yönelik toplumda farkındalık yaratma amacı gütmektedir. Devam eden soruşturmalarda alınan önlemler ve gerçekleşen tutuklamalar, vatandaşların güvenliğini sağlamaya yönelik kararlılıkla sürdürülmektedir.
ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ait Truth Social sosyal medya platformundan yaptığı bir açıklamada, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Trump, “Rutte ile Grönland konusunda çok verimli bir telefon görüşmesi yaptım” diyerek sözlerine başladı. President, İsviçre’nin Davos kentinde birkaç tarafın katılacağı bir toplantı düzenleneceğini de açıkladı. Trump, “Herkese açıkça ifade ettiğim gibi, Grönland ulusal ve küresel güvenlik açısından hayati önem taşıyor. Geri dönüş yok. Bu konuda herkes hemfikir” ifadelerini kullandı.
Trump, ABD’nin dünyanın en güçlü ülkesi olduğunun altını çizerken, bu durumun büyük ölçüde ilk döneminde ordunun yeniden yapılandırılmasından kaynaklandığını belirtti. “Dünya çapında barışı sağlayabilecek tek güç biziz. Ve bu, çok basit bir şekilde, güç ile sağlanır,”
Trump, Rutte ile olan görüşmesine dair detayların yanı sıra, yaptıkları işbirliği ve uluslararası konulardaki çözümlere olan yaklaşımını da belirtti. Bu kapsamda, Rutte’nin kendisine gönderdiği mesajı dakikalar sonra bir paylaşımda açıkladı. Rutte, mesajında “Sayın Başkan, sevgili Donald. Bugün Suriye’de başardığınız şey inanılmaz. Davos’taki medya etkinliklerimde Gazze’de ve Ukrayna’da yaptığınız çalışmaları vurgulayacağım” ifadeleriyle Trump’a olan desteğini belirtti. Rutte’nin açıklamaları, uluslararası işbirliği ve küresel meselelerde güçlü liderlik vurgusu taşımakta. Ayrıca, Grönland konusunda bir çözüm yolu bulma kararlılığını ifade ederek, Trump ile yüz yüze görüşmek için sabırsızlandığını da dile getirdi.
Bu telefon görüşmesi ve takip eden mesajlaşmalar, Trump ve Rutte’nin uluslararası politika üzerindeki etkilerini ve ülkelerarası ilişkilerin güçlenmesindeki niyetlerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Grönland gibi stratejik bir bölge hakkında yapılan görüşmeler, özellikle ABD’nin küresel güvenliği sağlama noktasındaki kararlılığını yansıtmaktadır. Bu bağlamda, Trump’ın açıklamaları, uluslararası toplulukta yankı bulurken, Rutte’nin de mesajı, liderler arası dayanışmanın ve işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.
Sonuç olarak, Trump ve Rutte’nin görüşmesi ve ardından yapılan açıklamalar, yalnızca Grönland değil, aynı zamanda uluslararası güvenlik ve işbirliği konularında yeni bir sayfa açma potansiyeline sahip. İki liderin bu konudaki kararlılığı, önümüzdeki dönemlerde yapılacak anlaşmalar ve toplantılar için önemli bir zemin oluşturuyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini duyurdu. Bu verilere göre, YD-ÜFE Aralık ayında bir önceki aya göre %1,88 oranında bir artış göstermiştir. Ayrıca, bir önceki yılın Aralık ayına kıyasla %32,46’lık anlamlı bir artış, bir önceki yılın aynı ayına göre de %32,46 oranında artış kaydedilmiştir. On iki aylık ortalamalara göre ise fiyatlar %26,42 oranında bir artış yaşamıştır.
YD-ÜFE’nin bileşenlerine baktığımızda, imalat ürünlerinde yıllık bazda %32,24 oranında bir artış meydana gelmiştir. Bu artış, sanayi sektörlerinin yıllık değişimleri göz önünde bulundurulduğunda, madencilik ve taş ocakçılığı alanında %44,75 artış gösterirken, imalat alanında ise %32,24 artış olduğu belirtilmiştir. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimlerine göre ise ara mallarında %29,91; dayanıklı tüketim mallarında %40,24; dayanıksız tüketim mallarında %40,63; enerjide %13,93 ve sermaye mallarında ise %31,02 oranında artış gözlemlenmiştir.
Aylık değişimlere baktığımızda, YD-ÜFE imalat ürünlerinde %1,84 artış gerçekleşmiştir. Sanayinin iki sektörü arasındaki aylık değişimler incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı alanında %3,86’lık bir artış, imalat alanında ise %1,84 artış kaydedilmiştir. Ana sanayi grupları bazında aylık değişimler ise şu şekildedir: ara mallarında %2,08; dayanıklı tüketim mallarında %2,60; dayanıksız tüketim mallarında %2,84 artış; enerjide ise %6,33 azalma gözlemlenmiştir. Sermaye mallarında ise %2,17’lik bir artış meydana gelmiştir.
Bu veriler, ekonomik aktivitelerin ve üretim süreçlerinin genel gidişatını anlamada önemli bir rol oynamaktadır. YD-ÜFE oranlarındaki artış, hem iç hem de dış piyasalardaki üretim maliyetlerinin yükseldiğine işaret ederken, aynı zamanda sanayi sektörlerinde de belli bir canlılık olduğunu göstermektedir. Yüksek artış oranları, cari açığın da artmasına neden olabileceğinden, ekonominin genel dengeleri açısından dikkatle izlenmelidir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin sanayi sektörü, 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla ciddi bir fiyat artışı ile karşı karşıyadır. Bu durum, hem üreticiler hem de tüketiciler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Ekonomik politikaların, bu artışları dengelemek ve üretim maliyetlerini kontrol altına almak amacıyla geliştirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, artan fiyatlar ve düşen alım gücü, ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkileyebilir.