07 Şubat 2026 Cumartesi
Galatasaray, 2024 yılının ikinci transfer ve tescil dönemini oldukça hareketli bir şekilde geçirdi. Sarı-kırmızılı ekip, mevcut kadrosundaki eksik bölgeleri güçlendirmek amacıyla 5 futbolcu transfer etti. Bu futbolcular arasında 2 tanesi bonservisi ile, 3 tanesi ise kiralık olarak kadroya dahil edildi. Yeni oyuncular arasında yer alan isimler Noa Lang, Yaser Asprilla, Renato Nhaga, Sacha Boey ve Can Armando Güner oldu. Lang, Asprilla ve Boey kiralama anlaşması ile, Nhaga ve Can Armando ise bonservis bedeli ile takıma katıldı.
Galatasaray, bu transfer döneminde 5 futbolcu için toplamda 9 milyon 350 bin Euro harcadı. Önceki yaz transfer dönemine kıyasla, bu dönemde daha az bir maliyetle yeni yüzler kazandı. Sarı-kırmızılıların bu transfer dönemindeki en pahalı transferi, Portekiz ekibi Casa Pia’dan alınan 18 yaşındaki Renato Nhaga oldu. Nhaga için Galatasaray, kulübüne 6 milyon 500 bin Euro ödedi.
Öte yandan Galatasaray, 2024 yılının ikinci transfer döneminde eski futbolcusu Sacha Boey’u da tekrar kadrosuna kattı. Boey, daha önce Galatasaray’dan 30 milyon Euro bonservis ve 5 milyon Euro bonus karşılığında Almanya’nın Bayern Münih takımına transfer olmuştu. 25 yaşındaki futbolcu, 2021-2024 yılları arasında Galatasaray formasıyla 83 maça çıkmış ve 4 gol atma başarısını göstermişti.
Yeni transfer edilen futbolcuların yaş ortalaması ise 21.8 olarak hesaplandı. Bu oyuncular arasında en genç olanlar Renato Nhaga ve Can Armando Güner iken, en yaşlı futbolcu olarak Noa Lang dikkat çekti. Yeni transferlerden Lang 26, Boey 25, Asprilla 22, Nhaga 18 ve Can Armando da 18 yaşında olarak kaydedildi.
Galatasaray ayrıca, bu transfer döneminde iki oyuncu ile yollarını ayırdı. 22 yaşındaki Yusuf Demir, 2022 yılında katıldığı Galatasaray’dan ayrılarak Rapid Wien takımına transfer oldu. Demir, burada 26 maçta 2 gol ve 2 asist performansı sergilemişti. Diğer bir ayrılan oyuncu ise Berkan Kutlu oldu. 28 yaşındaki Berkan, 2021 yılında Alanyaspor’dan Galatasaray’a katılmış ve 157 müsabakada 3 gol kaydetmişti.
Son dakikada gerçekleşen bir transfer haberi ise Kazımcan Karataş ile ilgili oldu. 23 yaşındaki futbolcu, transfer döneminin son gününde İstanbul ekibi RAMS Başakşehir’e kiralık olarak gönderildi. Kazımcan, bu sezon Galatasaray ile 13 resmi maçta görev almış ve 2 asist yapmıştı. Ayrıca, sezon başında Samsunspor’a kiralık giden Eyüp Aydın, o takımdan ayrılarak bu kez Kasımpaşa’ya kiralandı.
Galatasaray’da ikinci transfer ve tescil döneminde gelen ve giden futbolcular şu şekilde sıralandı:
Gelenler:
Gidenler:
İzmir genelinde son günlerde aralıklarla etkili olan sağanak yağışlar, kentin en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı Havzası’ndaki su seviyelerini artırdı. Ocak 2025’ten beri kentin merkezine metrekareye toplamda 330 kilogram yağış düştü. Önemli bir gelişme olarak, 30 Aralık 2025 tarihine gelindiğinde Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı, önceki yüzde 0,13 seviyesinden yüzde 14,88’e yükselmiş durumda. Diğer barajlar da benzer bir yükseliş yaşarken, bu durum İzmir’deki su arzının daha sağlıklı bir şekilde yönetilmesini sağladı. İZSU Genel Müdürlüğü, özellikle kuraklıkla mücadele kapsamında 6 Ağustos 2025’ten bu yana 13 ilçede (Karabağlar, Konak, Bornova, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Buca, Gaziemir, Karşıyaka, Çiğli, Bayraklı, Menemen ve Menderes) uygulanmakta olan planlı ve dönüşümlü su kesintilerinin, yağışlarla birlikte sona ereceğini açıkladı. Yetkililer, barajlardaki su seviyeleri kritik seviyelere ulaşmadığı sürece bu kesintilerin tekrar planlanmayacağını bildirdi.
Yağışların etkisiyle Tahtalı Barajı havzasındaki dereler, yeniden canlanma göstermeye başladı. Özellikle Küner Çayı, Sarıçay, Tahtalı Çayı, Küner Deresi, Yeni Köy Deresi ve Dereköy Deresi gibi akarsulardaki akış artışı, barajın su seviyesine olan katkısı açısından umut verici bir durum ortaya koyuyor. Tahtalı Havzası’na düşen yağışların, yalnızca baraj doluluk oranları için değil, aynı zamanda yer altı su kaynaklarının beslenmesi ve uzun vadede İzmir’in su güvenliğini sağlamak için de büyük önem taşıdığı belirtildi.
Yağışların şehir genelindeki diğer barajların doluluk oranları üzerinde de olumlu etkileri oldu. Örneğin, 30 Aralık 2025 itibarıyla doluluk oranı yüzde 2,38 olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı, yüzde 45,94’e, Balçova Barajı ise yüzde 0,00 seviyesinden yüzde 44,91’e ulaştı. Ayrıca, Ürkmez Barajı’nın doluluk oranı yüzde 6,68’den yüzde 45,05’e yükselirken, Gördes Barajı’nın doluluk oranı da sıfırdan yüzde 6,42’ye çıktı. Güzelhisar Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 46,45’ten yüzde 54,22’ye yükselerek dikkat çekici bir artış gösterdi.
2021 yılında Tahtalı Barajı’na yıllık 150 milyon metreküp su gelirken, bu miktar 2022’de 83 milyon metreküpe, 2023’te 47 milyon metreküpe, 2024’te 42 milyon metreküpe ve 2025’te ise yalnızca 28 milyon metreküpe düşmüştür. Bu durum, kentin su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koymuştur. İZSU Genel Müdürlüğü, mevcut kaynakların verimli bir şekilde kullanılması ve korunmasına yönelik çeşitli projeler geliştirmiştir. Bu projeler arasında, Gördes Barajı’nın ölü hacminden su alınması, 20 yıldır kullanılmayan bir hattın onarılarak Güzelhisar Barajı’ndan şehre su getirilmesi ve yer altı kuyularının yenilenmesi gibi çalışmalar yer almaktadır. Bu uygulamalar, İzmir’in su ihtiyacının yüzde 28’ini karşılamak için kritik bir rol oynamıştır.
Altyapı yenileme çalışmaları, aktif kaçak tespiti ve basınç yönetimi gibi uygulamalar neticesinde, İzmir kent merkezi içerisinde kayıp-kaçak su oranı yüzde 27,17’den yüzde 24,80’e düşürülmüştür. Sadece bir yıl içerisinde sağlanan bu yüzde 2,37’lik azalma, yaklaşık 5,6 milyon metrek
Kanada’nın önde gelen yetkililerinden oluşan bir heyet, Kanada Genel Valisi Mary Simon ve Dışişleri Bakanı Anita Anand liderliğinde, Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ın başkenti Nuuk’ta resmi bir konsolosluk açılışında bulundu. Bu tarihi olay, Kanada’nın Grönland ve Danimarka halklarına olan uzun vadeli taahhüdünü ve ilişkilerini güçlendirme isteğini simgeliyor. Heyet, bu açılışı bir bayrak çekme töreni ile taçlandırdı. Dışişleri Bakanı Anand, törende yaptığı konuşmada, ‘Bu konsolosluk, Kanada’nın Grönland ve Danimarka ile olan ilişkisini ve dayanışmasını temsil ediyor.’ dedi. Sosyal medyada paylaşılan duyuruda ise, ‘Kanada ve Grönland, dünyanın en uzun deniz sınırını paylaşıyor ve Arktik boyunca tarihsel bağlantılara sahiptir. Nuuk’taki konsolosluğumuz, bu bağları daha da kuvvetlendirecek.’ sözleriyle, ilişkilerin derinliğine ve önemine vurgu yapıldı.
Kanada’nın ardından, Fransa da Grönland’da bir konsolosluk açan ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu. Bu açılış, NATO müttefiki Danimarka’ya destek amacı güderek gerçekleşti. Fransa’nın Nuuk Başkonsolosu Noel Poirier, yeni açılan konsolosluğu ABD yönetimine yönelik bir uyarı olarak değil, Grönland ve Danimarka’ya bir dostluk mesajı göndermek için gerçekleştirdiklerini belirtti. Poirier, ‘Bu, bizim için bir dayanışma meselesi. Tıpkı bir arkadaşınıza ihtiyaç duyduğunuzda arkanıza dönüp kimin orada olduğuna bakmanız gibi. Biz Fransızlar olarak buradayız. Bu bir karşıtlık değil, bir birlikteliktir.’ diyerek Fransa’nın niyetini net bir şekilde ifade etti.
Fransa’nın Danimarka Büyükelçisi Christophe Parisot ise, bu konsolosluğun sadece bir sembol olmakla kalmayıp, aynı zamanda üç Avrupa ülkesi arasındaki iş birliği ve ittifakı somut bir şekilde gösterdiğini vurguladı. Daha önce, Nuuk’ta resmi konsolosluk hizmeti sunan tek ülkeler İzlanda ve ABD iken, şimdi bu sayı artmış oldu. Bu durum, Grönland’ın uluslararası arenada daha fazla temsil edilmesine ve ilişkilerin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Kanada’nın bu açılışı, Arktik bölgesinde güç dengelerinin değiştiğini gösteriyor. İklim değişikliği ve doğal kaynakların keşfi, bu bölgede daha fazla öneme sahip hale geldi. Grönland, sahip olduğu zengin yer altı kaynakları ile dikkat çekerken, Kanada ve Fransa gibi ülkelerin bu alana daha fazla ilgi göstermeye başlaması, bölgedeki jeopolitik dinamiklerin yeniden şekillenmekte olduğunun bir işareti olarak değerlendiriliyor. Kanada’nın konsolosluğunun açılması, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Danimarka ile olan bağları da güçlendirecek bir adım olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak, Grönland’da açılan bu iki yeni konsolosluk, sadece bölgesel iş birliklerini değil, aynı zamanda Kanada ve Fransa’nın Arktik bölgesindeki stratejik yönelimlerini ve tutumlarını da gözler önüne seriyor. Gelecekte, bu yeni diplomatik varlıklar sayesinde daha yakın iş birlikleri ve ortak projeler geliştirilmesi bekleniyor.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda, Samandağ İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyon, Cemal Gürsel Mahallesi’nde şüphelilerin ikametgahlarında ve buna ek olan alanlarda yapıldı. Bu kapsamda yapılan aramalarda geniş bir uyuşturucu ve yasa dışı malzeme bulgularına ulaşıldı. Elde edilen deliller arasında gazetelerle kaplanmış turşu bidonları içerisinde toplamda 4 kilo 800 gram kubar esrar dikkat çekti. Bununla birlikte, 103 adet captagon hap, 150 gram kenevir tohumu, 51 kök kenevir bitkisi, 650 litre kaçak alkol, 1 adet hassas terazi ve 2 adet ruhsatsız av tüfeği de bulundu.
Operasyon sonunda gözaltına alınan şüphelilerden M.A.S., A.H., H.H. ve D.H., çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar. Ancak, M.A.H. isimli şüpheli mahkeme tarafından tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Bu durum, operasyonda ele geçirilen maddelerin mahkeme tarafından değerlendirileceği anlamına geliyor.
Yapılan arama ve operasyonlar, uyuşturucu ticaretinin önlenmesine ve bu tür suçlarla mücadeleye yönelik önemli adımların atıldığını gösteriyor. Jandarma Komutanlığı, bu tür çalışmalarla bölgede güvenliği sağlama ve madde bağımlılığının yayılmasını önleme hedefindedir.
Operasyonda ele geçirilen maddelerin miktarı ve çeşitliliği, bölgedeki yasadışı faaliyetlerin boyutunu da gözler önüne seriyor. Özellikle kenevir bitkisi ve kubar esrar bulguları, bunların üretim ve ticaret aşamalarının yanı sıra, bu yapıların büyüklüğüne dair işaretler taşıyor. Ayrıca, ele geçirilen kaçak alkol, toplum sağlığı açısından büyük riskler barındıran bir diğer yasa dışı faaliyettir.
Bu tür operasyonların yalnızca uyuşturucuyla değil, aynı zamanda silah kaçakçılığı gibi diğer suçlarla da mücadele etme noktasında kritik bir öneme sahip olduğu söylenebilir. İki adet ruhsatsız av tüfeğinin bulunması, bölgede silah bulundurmanın ne denli yaygın olabileceğini göstermektedir. Jandarma, bu bağlamda güvenlik önlemlerini artırarak, halkın huzurunu sağlamak için daha fazla operasyon yapma ihtiyacı hissedebilir.
Sonuç olarak, Samandağ İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin gerçekleştirdiği bu operasyon, yerel halkın selameti için hayati öneme sahip bir girişim olarak değerlendirilmiştir. Uyuşturucuyla mücadele ve silah kaçakçılığının önlenmesi amacıyla atılan adımlar, toplumdaki suç oranlarının düşürülmesi ve güvenliğin artırılması için büyük bir katkı sağlamakta. Bu operasyonun ardından, benzer uygulamaların sürmesi ve yasadışı faaliyetlerin kökünün kazınması hedeflenmektedir.
MEDYA EGE – Buca Belediyesi, Kahramanmaraş merkezli olarak 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden vatandaşların anısını yaşatmak amacıyla Fırat Mahallesi’nde bulunan 6 Şubat Dayanışma Parkı’nda anlamlı bir fidan dikim etkinliği gerçekleştirdi. Bu özel etkinlikte, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin yanı sıra birçok vatandaş bir araya geldi ve duygusal anlar yaşandı.
Etkinlikte, depremde hayatını kaybedenlerin hatıralarını yaşatmak için fidanlar toprakla buluşturuldu. Buca Belediyesi, sosyal medya hesapları üzerinden bu anlamlı etkinliği duyurdu ve paylaşımda dayanışma ile birlik mesajlarına önemli bir vurgu yaptı. “Kaybedilen canlar asla unutulmayacak” ifadesiyle, toplumun bu kayıplara olan bağlılığı ve duyarlılığı bir kez daha ön plana çıkarıldı.
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, fidan dikim etkinliğine katılmış ve duygularını şöyle ifade etmiştir: “6 Şubat Depremi’nde yitirdiğimiz canlarımızın anısını Buca’da yeşertiyoruz. Fırat Mahallesi’ndeki 6 Şubat Dayanışma Parkı’nda, depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın aileleriyle bir araya gelerek aziz hatıralarını sonsuza dek yaşatacak fidanları toprakla buluşturduk.” Bu sözler, hem kaybedilenlerin anısına yapılan saygıyı hem de toplumun birlik ve dayanışma içinde olduğunu ortaya koymaktadır.
Etkinliğin gerçekleştirildiği 6 Şubat Dayanışma Parkı, deprem sonrası yaşanan acıların unutulmaması ve toplumsal hafızanın güçlenmesi açısından önemli bir mekan haline gelmiştir. Burada yapılan bu tür anma etkinlikleri, sadece kaybettiğimiz canların hatırasını yaşatmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal bir bağ oluşturmaktadır. Fidanların toprakla buluşturulması, doğanın yenilenmesi ve yaşama dair umutların yeşermesi açısından da simgesel bir anlam taşımaktadır.
Bu etkinlik, deprem felaketinin getirdiği olumsuz duyguların hafifletilmesi adına bir nebze olsun umut ışığı olmayı başarmıştır. Aileler ve katılımcılar, fidanlarını dikerken bulundukları bu atmosferin duygusallığını hissetmiş ve geçmişte yaşanan acıların bir nebze olsun hafifletilmesine katkıda bulunmuşlardır. Böylece, etkinlik sadece bir fidan dikimi olmaktan öte, yaşamın devam ettiğinin, hatıraların yaşatıldığının ve yeniden bir araya gelmenin öneminin fark edildiği bir buluşma noktası olmuştur.
Sonuç olarak, bu tür etkinlikler, sadece bireysel acılarla başa çıkmak değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma ruhunu da yeniden canlandırmak amacı taşımaktadır. Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerin ardından bu tür etkinliklerin arttığını görmek, hem acıların paylaşımında hem de unutulmaz hatıraların yaşatılması konusunda önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Buca Belediyesi’nin bu anlamdaki çalışmaları, toplumun hafızasını güçlendirmeye ve dayanışma duygusunu beslemeye devam edeceği belirtilmektedir.