06 Mart 2026 Cuma
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İstatistiklerle Kadın verilerini kamuoyuyla paylaştı. 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla yapılan araştırmalara göre, Türkiye’deki kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak kaydedilmiştir. Toplam nüfusun cinsiyet dağılımı, kadınların toplamın yüzde 49,98’ini, erkeklerin yüzde 50,02’sini oluşturduğunu gösterdi. Ancak, yaş gruplarına bakıldığında, 60 yaş ve üzeri grupta kadınların nüfus oranı yükselmekte; 60-74 yaş grubunda yüzde 51,9, 90 ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 69,7 seviyesine çıkmaktadır.
KADINLARIN ERKEKLERDEN UZUN HAYAT SÜRESİ
Hayat tablosuna göre, Türkiye genelinde 2022-2024 döneminde doğumda beklenen yaşam süresi 78,1 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde ise 75,5 yıl olarak tespit edilmiştir. Böylece kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı, aradaki farkın 5,2 yıl olduğu ortaya çıkmıştır.
SAĞLIKLI YAŞAM SÜRESİ BASAMAKLARI
Doğuşta sağlıklı yaşam süresi, Türkiye genelinde 2022-2024 döneminde sıfır yaşındaki bireyler için 57,6 yıl iken, bu süre kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde ise 58,9 yıl olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, erkeklerin sağlıklı yaşam süresi kadınlardan 2,6 yıl daha uzun bir durumda bulunmaktadır.
EĞİTİMDE GELİŞMELER
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre, 25 yaş ve üzeri bireylerin ortalama eğitim süresi yıllar içerisinde artmıştır. 2011 yılında Türkiye genelinde 25 ve üzeri yaş grubunun ortalama eğitim süresi 7,3 yıl iken, bu süre 2024 yılı itibarıyla 9,5 yıla ulaşmıştır. Kadınlarda bu süre 8,8 yıl, erkeklerde ise 10,2 yıl olarak kaydedilmiştir. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı 2008’de yüzde 67,5 iken, 2024’te bu oran yüzde 88,3’e yükselmiştir.
YÜKSEK EĞİTİM MEZNÜ KADINLARIN ORANI
2008 yılında yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve üzeri yaş grubundaki kadınların oranı yüzde 7,1 iken, 2024 yılı itibarıyla bu oran yüzde 23,6’ya çıkmıştır. Ayrıca, annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin 2024 yılında yüzde 84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu gözlemlenmiştir.
İŞGÜCÜNE KATILIM ORANLARI
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında işgücüne katılma oranı Türkiye’de yüzde 54,2 olarak belirlenmiştir. Bu oran kadınlarda yüzde 36,8, erkeklerde ise yüzde 72,0’dır. Eğitim durumuna göre baktığımızda, kadınların eğitim seviyeleri yükseldikçe iş gücüne katılma oranlarının arttığı gözlemlenmiştir. Örneğin, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 68,7’dir.
İSTİHDAM VE YARI ZAMANLI ÇALIŞMA
2024 yılında 15 yaş ve üzeri nüfusun istihdam oranı yüzde 49,5 olarak belirlenmiştir. Bu oran kadınlarda yüzde 32,5 iken erkeklerde yüzde 66,9 olarak tespit edilmiştir. Yarı zamanlı çalışan kadınların oranı ise yüzde 18,3 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, 25-49 yaş grubunda, hanelerinde 3 yaşın altında çocuğu olan kadın
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran kolluk kuvvetlerine silah bırakma çağrısı yapmasının ardından, dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naeini, ülkesinin uzun süreli bir savaşa hazır olduğunu duyurdu. İran kamu yayıncısı Press TV’nin haberine göre, Naeini, savaş alanında henüz aktif olarak kullanılmayan yeni nesil silahları devreye sokacaklarını belirtti. “İran’ın yeni girişimleri ve silahları yolda. Bu teknolojiler henüz büyük ölçekte cepheye konuşlandırılmadı. Düşman, gelecek her operasyonel dalgada acı verici darbeler almaya hazır olmalı” diye uyarıda bulundu. Naeini, ayrıca İran’ın “Gerçek Vaat 4 Operasyonu” kapsamında gerçekleştirdiği saldırılarda gerçek kapasitesinin yalnızca küçük bir bölümünü kullandığını da sözlerine ekledi.
Trump, günün erken saatlerinde yaptığı bir konuşmada İran rejimine bağlı silahlı güçlere seslenerek, “İran Devrim Muhafızları’nın tüm üyelerine, orduya ve polise, silahlarını bırakmaları çağrısında bulunuyorum. Şimdi İran halkı için ayağa kalkma ve ülkenizi geri almaya yardım etme zamanı” ifadelerini kullandı. Silah bırakan İran kolluk kuvvetlerine dokunulmazlık sağlayacağını kaydeden Trump, “Size dokunulmazlık vereceğiz ve tarihin doğru tarafında olma imkanı tanıyacağız. Olması gereken tam olarak bu. Tam dokunulmazlık ile güvende olacaksınız ya da kaçınılmaz bir ölümle yüzleşeceksiniz” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Bu açıklamalar, ABD ve İran arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceğine dair endişeleri artırdı. Trump’ın çağrısı, İran yönetimi tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu olurken, Naeini’nin yanıtı, İran’ın kendisini savunma kapasitesini artırma niyetinde olduğu mesajını veriyor. DMO’nun genel olarak büyük bir savaş için hazırlık yaptığı ve savaş alanına yeni nesil silahların entegre edilerek düşmana karşı güçlü bir cevap verileceği belirtiliyor. Bu bağlamda, Naeini’nin ifadeleri, İran’ın direniş kapasitesini artırma hedefini gözler önüne seriyor.
Pek çok analist, bu tür açıklamaların, Ortadoğu’daki jeopolitik istikrarsızlık ve olası bir silahlı çatışmanın habercisi olabileceğini belirtiyor. Zira İran’ın askeri stratejisi, en son teknolojik silah sistemlerini devreye sokarak düşmanlarına karşı caydırıcı bir güç oluşturma amacını güdüyor. Trump’ın çağrısının arka planında, İran’ın bölgedeki etkinliğini azaltma ve halk arasında bir isyan yaratma çabası olduğu düşünülüyor. Ancak Naeini’nin “gerçek kapasitenin küçük bir bölümünün kullanıldığını” söylemesi, İran’ın hala daha büyük bir askeri güce sahip olduğunu ve bu gücün gerektiğinde harekete geçirilebileceğini vurguluyor.
Şu an için her iki tarafın da birbirlerine karşı nasıl bir tavır alacağı, uluslararası arenada büyük bir merak konusu oldu. Eş zamanlı olarak bölgedeki diğer ülke ve güçlerin de ne yönde hareket edeceği, durumun ne kadar karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor. Dolayısıyla, önümüzdeki günlerin gelişmeleri, İran ve ABD’nin ilişkisinin seyri açısından belirleyici bir rol oynayabilir.
Hayvanların hayatta kalma hakkının önemli bir kavram olduğunu vurgulayan Hızır Haşim Kaya, sokak hayvanlarının korunmasının ve onlara daha sağlıklı yaşam koşulları sunulmasının toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu yaklaşım, toplumun bir bütün olarak hayvanlara karşı olan duyarlılığını artırma amacını taşımaktadır.
Yapılan destekler kapsamında hayvan barınaklarının ihtiyaç duyduğu mama, bakım malzemeleri, tedavi giderleri ve çeşitli altyapı ihtiyaçları için bütçe ayrıldığı bildirildi. Bu bütçe ile hayvan barınaklarında bulunan canlıların daha iyi koşullarda barınabilmesi ve sağlık hizmetlerine daha kolay erişim sağlanması hedefleniyor.
Hızır Haşim Kaya, bu süreçte toplumun genel duyarlılığının artırılması gerektiğini vurgulayarak, sokak hayvanlarının da bu toplumun bir parçası olduğunu belirtti. Kaya, “Onların yaşam koşullarını iyileştirmek hepimizin sorumluluğudur. Barınaklara sağlayacağımız destekle hem hayvanların daha iyi koşullarda yaşamasına katkı sunmayı hem de bu konuda toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Ayrıca Kaya, hayvan barınaklarına yönelik destek çalışmalarının yalnızca belirli dönemlerle sınırlı kalmayacağını, ihtiyaç duyulan alanlarda yardım ve katkıların devam edeceğini ifade ederek, bu konunun sürekliliğine dikkat çekti. Bu tür yardımların toplumun bilinçlenmesine de katkı sağladığına inanıyor ve hayvanların yaşam standartlarının yükseltilmesine yönelik çabaların sürekli hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Özet olarak, Hızır Haşim Kaya’nın açıkladıkları, toplumun hayvanlara karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği noktasında bir çağrı niteliği taşımaktadır. Bu yaklaşım, hem hayvanların yaşam kalitesinin artırılmasını hem de insanlarda hayvanlara karşı duyarlılığı artırmayı hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesi olarak değerlendirilebilir. Böylece, hayvanların daha sağlıklı koşullarda yaşamaları için oluşturulacak destek mekanizmaları, sokak hayvanlarının toplumda daha görünür hale gelmesine olanak tanıyacaktır.
MEDYA EGE – Urla Belediyesi sosyal medya kanallarından önemli bir duyuruda bulundu. Zeytin ağaçlarında bahar dönemine ait bakım süreçlerinin ele alınacağı bir eğitim programının düzenleneceği bilgisi verildi. Bu program, Urla Belediyesi ile Özbek Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin iş birliği ile gerçekleştirilecek.
Eğitimde, zeytin ağaçlarının bahar döneminde yapılması gereken vital işlemler olan budama ve gübreleme uygulamaları detaylı bir şekilde ele alınacak. Eğitimin amacı, zeytin üreticilerine verimli ve sağlıklı tarım için doğru bakım yöntemlerini öğretmek ve zeytin üretimine dair bilgi hazinelerini genişletmek olarak belirtiliyor.
Eğitim programı, uzman Ziraat Mühendisi Emel Rona Çetin tarafından yürütülecek. Katılımcılar, zeytin ağaçlarında etkili budama teknikleri ve gübreleme yöntemleri hakkında derinlemesine bilgi alacaklar. Bahar döneminde uygulanması gereken bakım süreçleri de adım adım anlatılacak, böylece üreticilerin zeytin ağaçlarına daha iyi bakım yapmaları sağlanacak.
Urla Belediyesi’nin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, etkinliğin 6 Mart 2026 Cuma günü saat 11.00’de Özbek Semt Merkezi‘nde yapılacağı da vurgulandı. Tüm zeytin üreticileri bu önemli programa davet edildi.
Yetkililer, düzenlemiş oldukları eğitimlerin, zeytin üreticilerinin bilgi ve deneyimlerini artırarak, zeytin üretiminde hem verimliliği hem de kaliteyi yükseltmeyi hedeflediğini söylediler. Bu tür eğitimlerle, üreticilerin modern tarım teknikleri konusunda daha bilinçli olmaları sağlanacak, böylece zeytin yetiştiriciliğiyle ilgili en iyi uygulamaların hayata geçirilmesine öncülük edileceği belirtildi.
Urla’da gerçekleştirilecek bu eğitim, sadece zeytin üreticilerine değil, aynı zamanda bölgedeki tarımı geliştirme çabalarına da katkı sunmayı amaçlıyor. Zeytin ağaçlarının doğru şekilde bakımının yapılması, hem kalitenin artırılmasına hem de ekonomik kazançların yükselmesine yardımcı olacaktır. Urla’nın tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesi adına yapılan bu tür girişimler, yerel yönetimlerin tarıma verdiği önemi de göstermektedir.
Sonuç olarak, bu tür eğitimlerin düzenlenmesi, Urla’daki zeytin üreticileri arasında iş birliği kültürünü oluşturacak ve zeytin üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyecektir. Zeytin ağaçlarındaki bahar bakımının önemi dikkate alındığında, bu tür eğitim programlarının sektördeki farkındalığı artıracağı aşikardır. Eğitim, sadece bilgi aktarmakla kalmayacak, aynı zamanda Urla’da zeytin üreticiliğine dair en güncel uygulamaların yüzeye çıkmasını sağlayacaktır.
İzmir’in Karabağlar ilçesinde, 22.00 sıralarında meydana gelen bir trafik kazası büyük bir üzüntüye neden oldu. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkan bir otomobil, karşı yönden gelen bir motosiklete çarptı ve ardından park halindeki 5 araca daha hasar verdi. Kaza sonucunda motosiklet sürücüsü S.G. (28) ağır yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.
Kazanın detaylarına bakıldığında, olayın İnönü Caddesi’nde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. İddiaya göre, otomobilin sürücüsü kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi, 35 CBN 029 plakalı aracı ile giderken aniden direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil, karşı yönde ilerleyen S.G. idaresindeki 35 CVZ 010 plakalı motosiklete çarparak kazaya sebep oldu. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü, büyük bir şiddetle park halindeki bir araca savruldu; otomobil ise durabilmek için 5 park halindeki araca çarpmak zorunda kaldı.
Kaza sonrası durumu daha da kötüleştiren bir olay yaşandı; otomobil sürücüsü, aracını olay yerinde bırakarak yaya olarak kaçtı. Kazanın yaşandığı anlarda toplanan çevredeki vatandaşlar, durumu hemen yetkililere bildirdi. İhbarda bulunulmasının ardından, olay yerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, kazada yaralanan motosiklet sürücüsü S.G.’ye ilk müdahaleyi gerçekleştirerek, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Motosiklet sürücüsünün hayati tehlikesinin bulunduğu ve tedavi altına alındığı öğrenildi.
Olay yerine gelen polis ekipleri, kazanın detaylarını incelemek amacıyla çalışmalara başladı. Aynı zamanda, kaçan otomobil sürücüsünü yakalamak için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Bu kazanın, sürücülerin trafik kurallarına olan duyarlılığı konusunda bir kez daha düşünülmesi gereken bir durum olduğunu göstermesi açısından önemli olduğu belirtildi.
Kaza sonrası, çevredeki halk, hem motosiklet sürücüsüne geçmiş olsun dileklerinde bulunurken, hem de kaçan sürücünün bir an önce yakalanmasının önemini vurguladılar. Olay, güvenli sürüş ve dikkatli olmanın ne denli önemli olduğunu tekrar hatırlatmış oldu. Soruşturma devam ederken, yetkililerin gerekli bilgileri elde etmeye çalıştıkları ve sürücünün tespiti için verilen çabaların hız kesmeden sürdüğü bildiriliyor.