Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, geçtiğimiz günlerde Konak Kemeraltı ve Çeşme’de yaşanan sel felaketine dair görüntüleri paylaşarak, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) eleştirilerde bulundu. Saygılı, bu tür felaketlerin her yağmurda tekrarladığını belirterek, İzmir’in altyapı sorunlarına dikkat çekti ve CHP’li belediyelerin bu durumu çözmedeki yetersizliğine vurgu yaptı.
Başkan Saygılı, yaptığı açıklamada, “Her yağmurda aynı manzara, aynı çile, aynı ihmal!” ifadesini kullandı. Bu sözcüklerle, sürekli olarak yaşanan doğal afetler sırasında meydana gelen can ve mal kayıplarının gözardı edildiğini belirtmekteydi. Saygılı, CHP’li belediyelerin ideolojik körlük nedeniyle yerli markalara karşı boykot eylemleri yapmakla yetinip, altyapı sorunlarını çözmemekteki başarısızlıklarını eleştirdi. Bu durumun, çeyrek asırdır süregelen bir gelenek haline geldiğini ve her yeni CHP’li başkanın devraldığı altyapı sorunlarını daha da büyüterek gittiğini ifade etti.
İzmir’in altyapısının çökmüş olması ve bu durumun vatandaşların yaşamlarını olumsuz etkilediğinin altını çizen Saygılı, “Bu şehir, beceriksizliğe mahkûm değil!” şeklindeki ifadeleriyle, yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini vurguladı. Saygılı, belediyelerin, sorunları çözmek yerine devleti ve AK Parti’yi hedef göstererek çözüm üretemediğini ifade ederek, “Üzerlerindeki sorumluluğu atmak için ‘Hükümet ve AK Parti’ ile başlayan vasat cümlelerle, belediyeciliği manipülasyon üzerinden yapanlar için artık deniz tükendi,” diyerek eleştirilerini sürdürdü.
Bilal Saygılı’nın bu açıklamaları, yerel yönetimlerin kendileri üzerindeki sorumluluklarını bir kenara bıraktığını ve sorunları çözmede yetersiz kaldığını gösteriyor. Bu çerçevede, İzmir’in mevcut durumu, kamuoyunda büyük bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. Altyapı eksikliklerinin neden olduğu sorunlar, özellikle doğal afetler sırasında daha da belirgin hale geliyor ve bunun sonucunda vatandaşlar ciddi sıkıntılar yaşıyor.
Saygılı’nın eleştirileri, İzmir’deki yerel yönetimlerin nasıl bir irade göstermediğine ve sorunların çözümüne dair gerekli adımları atmadığına dair bir çağrı niteliği taşımakta. İzmir halkının bu sorunlarla mücadele edebilmesi için yerel yönetimlerin daha etkili ve çözüm odaklı bir politikalar izlemeleri gerektiği sıklıkla dile getiriliyor. Bu durum, hem yerel hem de ulusal düzeyde önemli bir kazanım sağlamak adına, siyasi partilerin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.