Gazeteci Can Ataklı, 25 Aralık 2023 tarihinde sosyal medya üzerinden şehit aileleri ve şehit babalarına yönelik yaptığı açıklamalar nedeniyle yargılandığı dava sonuçlandı. Dava, İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada ele alındı. Tutuksuz yargılanan Can Ataklı duruşmaya katılmadı; ancak avukatı mahkemede hazır bulundu. Duruşmaya, müşteki olarak katılan Ali Yalçın ile birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Hukuki Hizmetler Birimi’nden bir avukat, Türk Devletleri Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfı’ndan bir avukat, ayrıca Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMURSEN) avukatı da yer aldı.
Duruşmanın ilerleyen aşamalarında, MEMURSEN avukatı, sanık Ataklı’nın duruşmada bulunmamasının davayı geciktirdiğini ifade ederek, Ataklı’nın cezalandırılmasını veya hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep etti. Bunun üzerine sanık avukatı, müvekkilinin suç unsuru oluşturacak bir davranışta bulunmadığını ve bu açıklamaların düşünce özgürlüğü çerçevesinde olduğunu savunarak, Ataklı’nın beraatini istedi. Duruşmada tartışmalara sebep olan bu talepler, mahkeme heyeti tarafından değerlendirilmeye alındı.
Mahkeme, konuyla ilgili olarak verdiği ara kararında, Can Ataklı’yı ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçunu işlediği gerekçesiyle 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, sanığın ileride suç işlemeyeceğine dair olumlu bir kanaate sahip olduğunu belirterek hapis cezasının ertelenmesine karar verdi. Bu karar, Ataklı’nın duruşmalara katılmaması nedeniyle oluşan gereksiz gecikmeleri de göz önünde bulundurarak verilmiş oldu.
Bu süreçte, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, Ataklı’nın ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilen maddeler yer aldı. Davanın ve verilen kararın ardından, tarafların gelecekte yapacağı başvurular ve uygulamalar, Türkiye’deki basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konularında önemli tartışmalara yol açacağı öngörülmektedir.
Sonuç olarak, Can Ataklı’nın yargılandığı dava, sadece bireysel bir yargı süreci olmanın ötesinde, medya çalışanlarının toplumsal konulara dair tutumunu ve ifade özgürlüğünün sınırlarını tartışma konusu haline getirmiştir. Mahkemenin verdiği karar, ilerleyen günlerde Türkiye’deki medya ve ifade özgürlüğü bağlamındaki savaşımda bir kilometre taşı olabilecektir. Bu bağlamda, birçok hukuk uzmanı ve toplumsal duyarlılığı olan kesimler, davanın sonuçlarını dikkatle takip edecek ve sürecin nasıl ilerleyeceğine dair görüşlerini aktarmaya devam edecektir.
1
Aliağa’da Gaz Zehirlenmesi: 1 Ölü, 3 Ağır Yaralı!
8022 kez okundu
2
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 9. Paket Çalışmalarını Başlattı!!
6098 kez okundu
3
Trabzonspor – Fenerbahçe Derbisinde Olaylar: 13 Taraftar Gözaltına Alındı
5641 kez okundu
4
Adıyaman’da 70 Yaşındaki Adamın Cenazesi Bulundu
4513 kez okundu
5
İZSU’da büyük değişim: Yeni atamalar yapıldı!
4376 kez okundu