Siyaset, bazen yüksek sesle konuşmayı, sert cümleler kurmayı ve kalın çizgiler çekmeyi gerektirse de, asıl mesele o gürültünün içinde nasıl durduğunuzdur. Son yıllarda İzmir’de sıkça anılan bir isim var: AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı. Onu farklı kılan faktör yalnızca taşıdığı unvan değil; aynı zamanda, İzmir gibi siyasi dengelerin hassas olduğu, her açıklamanın büyüteç altına alındığı bir şehirde il başkanlığı yapıyor olmasıdır. Bu, sadece teşkilatı yönetmek değil, aynı zamanda sabırla dinlemek, kriz anlarında soğukkanlı kalmak ve her cümlenin arkasında durabilmektir.
Bilal Saygılı’nın siyasetteki tarzı, çoğu zaman yüksek perdeden tahakküm etmek yerine, daha çok sahaya inen, teşkilatla temas eden ve yüz yüze iletişimi önemseyen bir çizgide ilerlemektedir. İlçe ilçe dolaşmakta, esnafın elini sıkan, gençlerle oturan ve kadın kollarının programlarına katılan bir profil çizmektedir. Bu durum, geleneksel bir “masa başı siyaset” anlayışından ziyade, saha refleksi güçlü bir yönetim biçimini işaret ediyor. İzmir gibi dinamik ve karmaşık bir şehirde, bu tarz bir yönetim, etkili bir siyasi iletişim için kritik öneme sahip.
Elbette eleştiriler var ve olması da gerekir. Siyaset, alkış kadar itirazı da kaldırabilmelidir. Bir il başkanının gerçek sınavı ise, kriz anlarında verdiği tepki, teşkilat içindeki birlik duygusunu koruyabilme kapasitesi ve genel merkezin politikalarıyla yerel dinamikler arasında kurduğu denge ile ölçülür. Bilal Saygılı’nın en büyük sınavı, belki de İzmir gerçeğiyle yüzleşme biçimi olmuştur. Muhalefetin güçlü olduğu bir kentte iktidar partisinin il başkanı olmak, sürekli savunma yapmak anlamına gelmez; aynı zamanda alternatif üretmek, umut dili kurmak ve iddia ortaya koymak demektir.
Bu noktada Saygılı’nın söyleminde sıkça vurgulanan “teşkilat disiplini” ve “sahada var olma” yaklaşımı dikkat çekmektedir. Siyaset, uzun soluklu bir maraton gibidir; bir gün alkış, bir gün eleştiri sizi beklemektedir. Fakat asıl mesele, o maratonda istikrarla yürüyebilmek ve hedefe ulaşma kararlılığını gösterebilmektir. Bilal Saygılı’nın İzmir siyasetindeki yeri, bu bağlamda tam olarak burada şekilleniyor: Gürültünün içinde sakin kalabilen, eleştirinin ortasında geri adım atmayan ve teşkilatını diri tutmaya çalışan bir yönetici profili.
Belki de onu anlatan en doğru cümle, siyaset sahnesinde sesini yükseltmeden de var olabileceğini gösteren bir isim olduğudur. Zaman, her siyasetçinin gerçek hikâyesini yazmakta, ve İzmir sayfalarında Bilal Saygılı’nın adı şimdilik mücadele, disiplin ve sabır başlıklarının altında durmaktadır. Gelecek, onun bu ilkeleri nasıl daha da ileri taşıyacağını gösterecektir.
1
Aliağa’da Gaz Zehirlenmesi: 1 Ölü, 3 Ağır Yaralı!
7953 kez okundu
2
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 9. Paket Çalışmalarını Başlattı!!
6030 kez okundu
3
Trabzonspor – Fenerbahçe Derbisinde Olaylar: 13 Taraftar Gözaltına Alındı
5570 kez okundu
4
Adıyaman’da 70 Yaşındaki Adamın Cenazesi Bulundu
4441 kez okundu
5
İZSU’da büyük değişim: Yeni atamalar yapıldı!
4304 kez okundu